Sialendoskopi Kitabı

Sialendoskopi Kitabı

Tükürük Bezi Taşı Tedavisi

Tükürük bezi taşı tedavisi yani tıbbi adıyla sialolitiazis tedavisini günümüzde tükürük bezi kanalları içerisinden çok ince endoskoplarla çalışarak yapıyoruz. Dünyada 1990 yılından, ülkemizde ise 2004 yılından beri uyguladığımız ve öncülüğünü yaptığımız sialendoskopi yöntemi, ilerleyen tıbbi ve optik teknoloji ile beraber, gün geçtikçe çıkartılması imkansız sanılan, genellikle ameliyatla bezinin alınması önerilen hastaların taşlarını çıkartabilmemize olanak sağlamıştır. Tükürük bezi taşlarını sialendoskopi ve yardımcı tekniklerle çıkarma başarımız 85% dolaylarındadır.

Tükürük kanallarının çapları 2-3 mm kadardır. Ağız içerisine açıldıkları noktalar ise iğne ucu kadardır (0,1 mm). Bu nedenle çok küçük taşlar dahi tükürük kanalını tıkayabilir; yanak veya çene altında şişmeye yol açabilir. Diğer bir deyişle 2 milimetreden küçük taşlar da, 3-4 santimetre çapına ulaşmış büyük bir taş da hastanın tükürük bezini şişiren neden olabilir. Çene altı veya yanak tükürük bezleri tekrar tekrar şişen hastalarda genellikle ilk başta tükürük kanalını engelleyen bir taş olduğunu düşünürüz. Taşların yaklaşık 40%’ı filmlerle görülemeyebilir. Günümüzde bu tip durumların en doğru teşhis yöntemi de sialendoskopidir. Tükürük bezi taşını doğrudan gözle görmemizi sağlayan sialendoskopinin yerini başka hiç bir tetkik tutamaz.

Tanısal amaçlı tükürük bezi endoskopisi ile tükürük kanalını tıkayan hastalığın ne olduğunu görüyoruz. Eğer bu bir taş vakası ise taşın konumu, boyutları, adedi ve çıkartılıp çıkartılamayacağını belirliyoruz. Diğer bir deyişle, herhangi bir tükürük bezi taşının çıkartılıp çıkartılamayacağı ancak sialendoskopi sırasında görülerek anlaşılabilir. Taşların büyük olması da çıkartılamayacağı anlamına gelmez. Zira tükürük bezi kanalı içinden taşa tümüyle ulaşılabiliyorsa, taşı kırıp parçalar halinde çıkartabiliyoruz. Bu şekilde 2,5-3 santimetre çaplı çok büyük taşları bile çıkartabiliyoruz. Taş kırma yöntemi vakaların yaklaşık 80%’inde gerekli olmaktadır. Taş kırma olmadan yalnız 3-4 milimetre kadar küçük taşlar tutularak çıkartılabilir. Buna rağmen bazen 2,5-3 milimetre çapındaki küçük tükürük bezi taşları bile, taş eğer dar bir kanalda sıkışmışsa, kırma işlemi yapılmadan çıkmayabilir. Küçük taşlar 5-10 dakikada alınabilirken, büyük taşlarda 4-5 saatlik çalışma yapmak gerekli olabilir. Tükürük bezi endoskopisi (sialendoskopi), sialolitiazis (tükürük bezi taşı) başta olmak üzere, tükürük kanallarındaki darlıkların ve diğer kanal hastalıklarının teşhis ve tedavisinin günümüzdeki en gelişmiş yoludur.

Girişimsel sialendoskopi ile boyutları uygun olan, kanal içerisinde serbest dolaşan taşları forseps ve sepet (basket) adı verilen çeşitli araçlarla tutup çıkartabiliyoruz. Bu araçlarla tutulamayacak büyüklükteki taşları da kanal içerisinde kırdıktan sonra parçalar halinde çıkartabiliyoruz. Bu yöntemlerin tek koşulu, kanal içinden taşa ulaşabilmektir. Tükürük bezi taşı kırma konusunda başarı oranı 80% dolaylarındadır. 20% başarısızlık olasılığı ise bazı kırılmayacak sertlikteki taşlara, kanala gömülü tükürük bezi taşlarına, ya da tükürük bezinin uç dallarında olan taşlara (yani bezin içindeki ulaşılamayan taşlar) bağlıdır. Yine de bu gibi durumlarda bile sialendoskopik yaklaşım sırasında tükürük kanalını genişletmek ve kısaltmak gibi uygulamalar yapabildiğimiz için, bu tip taşların zaman içerisinde kendiliğinden düşme olasılığını arttırabiliyoruz.

Sialendoskopi, ileri endoskopi becerisi ve sialendoskopi üzerine yoğun eğitim almış uzmanlarca yapılabilen ileri teknolojik bir tanı yöntemidir. Sialendoskopi sırasında müdahale yapabilmek için, örneğin tükürük bezi taşı kırma gibi bir tedavi yapabilmek için, hekimin lazer ya da havalı taş kırma (pnömatik litotripsi) yöntemlerini kullanabiliyor olması, bu cihazların ekipmanları arasında bulunması ve sialendoskopik kullanım için uyarlanmış olması gerekiyor. Sialendoskopi yönteminin ülkemizdeki öncülerinden olan Dr. Atilla Şengör’ün tükürük bezi taşı kırma yöntemi üzerine hazırlanmış olan videosunu aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.

Tükürük bezi taşı kırılması

Tükürük Bezi Taşı Nedir?

Tükürük bezi taşları, tükürük kanallarını tıkayabilen kalsiyum içerikli yapılardır. Tıptaki adı sialolithiasis, sialolitiazis veya kalküldür. Tükürük salgısının yoğun olması, tükürük akışındaki bazı sorunlar veya çeşitli hastalıklar nedeniyle oluşan kalsiyum birikintileri zamanla bir taşa dönüşebilir ve bu da büyüyebilir. Tükürük bezi taşları tek ya da birden fazla sayıda olabilir ve bunlar tükürük bezi kanalını tıkayabilir. Tükürük kanalı tıkanmasının en tipik belirtisi yanakta veya çene altında şişme olmasıdır. Bu şişmeler özellikle yemek yerken tekrarlamaktadır.

Tükürük bezi taşları 1 milimetre kadar küçük de olabilir, 7 santimetre çapına da ulaşabilir. Tükürük bezi taşlarının her sene ortalama 1mm kadar büyüdüğünü biliyoruz. Taşlar büyüdüğünde tükürük kanalının duvarına yapışabilir hatta kanal içine de gömülebilir. Dolayısıyla erken evrede sialendoskopi ile çıkartılabilecek bir taşın tedavisi eğer geciktirilirse, ameliyatsız çıkartılma olasılığı düşebilir. Geçmişte tükürük bezi taşı tedavisinde, bunlardan ağız içinde ele gelenler bir kesi yardımıyla çıkartılmaya çalışılırdı (tükürük bezi taşı ameliyatı, sialodokotomi). Bu işlemin olanaklı olmadığı hastalarda tükürük bezi taşının kendiliğinden düşmesi beklenirdi. Fakat iltihaplanmalar sıklaştığında ve hastanın tahammülü kalmadığında, ameliyatla bezin alınması gündeme gelirdi. Günümüzde artık tükürük bezi taşlarının teşhisi ve tedavisinin her aşamasında önce mutlaka sialendoskopi yöntemini kullanıyoruz.

Tükürük Bezi Taşlarının Yapısı Nedir?
 Büyük tükürük bezi taşı

Büyük tükürük bezi taşı

Çoğu tükürük bezi taşının bileşiminde kalsiyum fosfat ve daha az hidroksiapatit yapılı karbonatlar vardır. Bunlar magnezyum, çinko, amonyak, potasyum tuzları ve organik maddelerle birleşerek tükürük bezi taşlarını oluştururlar. Yanak (parotis) tükürük bezinde 50%, çene altı (submandibuler) tükürük bezinde 20% oranında bulunan organik maddelerin kaynağı ise glikoproteinler, mukopolisakkaritler ve hücre artıklarıdır. Organik bileşen ne kadar yüksekse tükürük bezi taşlarının filmlerde görülmesi olasılığı o kadar düşüktür. Buradan çıkartılabilecek bir sonuç olarak: Tomografi ve röntgen gibi X ışını kullanan görüntüleme yöntemleri veya ses dalgaları kullanan Ultrasonografi gibi yöntemlerde, taşların boyutları gerçekte olduğundan daha farklı görülebilir. Örneğin tetkiklerde 5mm olduğu belirtilen bir taş, sialendoskopide 1,5cm olarak karşımıza çıkabiliyor. Hatta görüntüleme yöntemleri ile sialolitiazisi (taşı) olmadığı söylenen vakalarda, sialendoskopi sırasında tükürük bezi taşı ile karşılaşabiliyoruz; bazen tam tersi de olabiliyor. Sialendoskopi taşları ve boyutlarını doğrudan görebilmemizi sağlıyor.

Tükürük Bezi Taşı Belirtileri Nelerdir?

Tükürük bezi taşı olan hastaların tipik belirtisi yemek yerken, ya da yemekten sonra, yanakta veya çene altında şişme olmasıdır. Tükürük salgısı üretildiğinde, tükürük akışını engelleyen bir durum varsa yanak veya çene altı tükürük bezi şişer. Eğer kanal tam tıkalı değilse, tükürük örneğin bir darlıktan ya da taşın kenarından sızabiliyorsa, şişen tükürük bezi bir süre sonra normal boyutlarına iner. Bazı hastalar bu durumu yıllardır yaşadıklarından, ancak tükürük bezleri inmediğinde, şiş kaldığında telaşlanırlar. Tükürük bezi şişmesini ilk defa yaşayan hastalarsa hemen o an telaşa kapılırlar. Hastalar, on binde bir (1/10000) oranında görülen tükürük bezi taşı hastalığını çevrelerindeki kimsede o ana kadar görmemiş oldukları için kime danışacaklarını da bilemezler.

Tükürük bezinde şişme bazen iltihaplı bir atak ile ortaya çıkar. Ancak her iltihaplanma tükürük taşına ya da kanal tıkanıklığına bağlı olmayabilir. Ancak tekrarlayan iltihaplanmaların temelinde tükürük bezi taşını mutlaka düşünmek gerekir. Ağız içi bir müdahale, bir üst solunum yolu infeksiyonu ya da herhangi bir neden olmaksızın tükürük bezinde şişme, ağrı ve kızarıklık meydana gelir. Tıpta akut sialadenit dediğimiz bu iltihaplı tabloda hasta genellikle bir KBB Uzmanı tarafından tedavi edilir. Yapılan tetkikler sonucunda hastaların bazılarında tükürük bezi taşı saptanabilir. Tükürük bezi taşının diğer belirtileri arasında yanakta ya da çene altında gerginlik hissi, tükürük kanalı ağızlarında şişme, yoğun jel gibi ya da iltihaplı salgı, dil altında ya da yanakta taşın hissedilmesi, batma sayılabilir.

Kırılmış tükürük bezi taşları

Kırılmış tükürük bezi taşları

Tükürük Bezi Taşı Neden Olur?

Tükürük bezi taşı oluşumunu açıklayabilecek fikirlerin birincisi, tükürük salgısını üreten bezin hücrelerinde mikro boyutlu bir taşın oluşarak kanala düşmesi, bunun bir çekirdek gibi davranarak çevresinde kalsiyum tabakaları oluşturması ve zamanla büyümesidir. İkinci fikir, yoğunlaşmış bir mukus salgısının (mukus tıkacı) çekirdek gibi davranması ve sialolitiazise yol açması üzerinedir. Bu iki olasılıkta da kanal veya bezin kendisinden kaynaklanan bir çekirdek varlığı söz konusudur. Üçüncü yani sonuncu olasılıkta ise ağızda bulunan organik maddeler, bakteriler, besin maddeleri veya yabancı maddeler tükürük bezi kanalından içeriye girerek taşlaşmaktadır. Elbette bu üç durumda da tükürük salgısı akışının yavaşlamış ve yoğunlaşmış olması tükürük bezi taşı oluşumunu hızlandırabilir. Tükürük bezi taşı tedavisinin bir parçası olarak bu hastalara bol su içmelerini önermemiz bu yüzdendir. Tükürük bezi taşlarının her yıl ortalama 1milimetre kadar büyüdüklerini biliyoruz. Tükürük bezi taşı olan hastalarda sıkça gördüğümüz ortak özellikler arasında az sıvı alınması, sigara içilmesi ve sebzeden fakir beslenme sayılabilir. Sigara tükürük salgısını azaltıp yoğunlaştırmaktadır. Tahıl ve hububatlarda bulunan fitatlar kristalleşmeyi önlerler. Bu gıdalardan fakir beslenen, yani et ağırlıklı beslenenlerde tükürük salgılarında fitatların az bulunduğu bilinmektedir. Bu durum tükürük bezi taşı oluşumunu kolaylaştırır. Tükürük bezi taşları, böbrek taşlarından farklı olarak, serumdaki kalsiyum ve fosfat düzeyleri ile ilişkili değildir. Yani böbrek taşı ya da safra kesesi taşı ile tükürük bezi taşının herhangi bir ilişkisi yoktur. Sialolitiazise yol açtığı bilinen tek sistemik hastalık “Gut hastalığı” dır.

Tükürük Bezi Taşı Tehlikeli mi?

Tükürük bezi taşı kanser gibi korkulacak bir durum değildir. Bunun gelecekte bir kansere dönüşme olasılığı da yok denecek kadar azdır. Tükürük bezi taşı, yanak veya çene altı tükürük bezlerinde mekanik tıkanıklığa bağlı şişme ve iltihaba yol açabilir.Tükürük bezindeki iltihap şiddetli olduğunda tehlikelidir, zira tükürük bezlerinin komşu oldukları boyun bölgesinde çeşitli sinir, damar veya hayati yapılara iltihap yayılabilir. Bunun dışında bezin ameliyatla çıkartılmasının da aynı riskleri vardır. Geçmişte tükürük bezi taşı tedavisinde sadece tükürük bezi taşı ameliyatı önerilirken, günümüzde sialendoskopi yöntemi ile bu hastaları çoğu kez tedavi edebiliyoruz.

Tükürük Bezi Taşı Nasıl Önlenir?

Tükürük bezi taşı olan hastalarda görülen ortak özellikler az sıvı almaları, sigara içmeleri ve sebzeden fakir beslenmeleridir. Böbrek taşlarına özellikle kalsiyum metabolizması ile ilgili hastalıkların yol açtığı bilinir. Ancak tükürük bezi taşları ile ilgili olarak bilinen “gut hastalığı” dışında başka sistemik bir hastalık bulunmamaktadır. Tekrarlayan tükürük bezi iltihaplanmaları ya da inflamatuvar hastalıkları,  tükürük bezinin işleyişini bozabilir ve salgı akışındaki aksamalar tükürük bezi taşı oluşumuna eğilim yaratabilir. Jüvenil rekürran parotit (çocukluk çağının tekrarlayan parotis bezi iltihabı), Sjögren gibi romatizmal hastalıklar ve Radyasyon sialadeniti (Tiroid kanseri nedeniyle radyoiyot tedavisi almış hastalar) aslında farklı hastalıklar olsalar da, bu hastalarda görülen salgılama sorunları nedeniyle eş zamanlı tükürük bezi taşlarına rastlayabiliyoruz. Hastaların bol sıvı almaları ve sigarayı bırakmaları tükürük salgısını olumlu etkiler. Hastaların dengeli beslenmeleri yani özellikle sebzelerde bulunan fitatlar sialolitiazis oluşumunu önleyen maddelerdir. Ancak tükürük bezi taşı oluşmuşsa, teşhis edilmişse veya buna eğilim yaratan durumlar söz konusu ise, mutlaka bir sialendoskopistin görüşünü almak gereklidir. Tükürük bezi taşı oluştuktan sonra, artık önlem almak değil, tedavi ettirmek gereklidir.

Tükürük Bezi Taşı Çıkartılmasında Sialendoskopi Dışında Bir Yöntem Var mıdır?

Ağız içerisinden, kanal ağzına yakın ve elle hissedilebilen taşlarda, kanala ya da taşın üzerindeki ağız mukozasına yapılan bir kesi ile taş çıkartılması geçmişte sıkça uygulanan bir yöntemdi. Bu şekilde körlemesine taş çıkartılsa bile, bunun arkasında, kanalın/bezin diğer bölümlerinde başka bir taş kalıp kalmadığı bilgisi edinilmemiş oluyor. Bu uygulama eğer mutlaka gerekiyorsa, bunu günümüzde yine mutlaka sialendoskopi rehberliğinde yapmayı tercih ediyoruz. Kanalın onarılması (sialodokoplasti) sırasında yine sialendoskopi rehberliği ve kontrolüne ihtiyaç duyuyoruz. Sialendoskop rehberliği olmadığında bu tip kesiler sonrası yapışıklıklar veya kanal darlıkları maalesef azımsanmayacak sayıdadır. Yapışıklıklar nedeniyle tükürük kanalı tamamen kapanmış hastalarda sialendoskopik tedavi şansı da ortadan kalkabilmektedir.

ESWL, yani dışarıdan şok dalga yöntemi ile taş kırma, böbrek taşları olanlarda sıkça kullanılan bir yöntemdir. Bu uygulama tükürük bezi taşlarında da yapılabilir, ancak ülkemizde bu konuda çalışan merkez maalesef çok az sayıdadır. Ayrıca tükürük kanalları çok ince ve ağız içerisine açılan ağzı (0,1mm) çok dar olduğu için, ESWL yöntemiyle parçalanan taşların böbrek taşlarındaki gibi kendiliğinden dökülmesi çok zordur. ESWL sonrasında yine sialendoskopi ile girilerek taş parçalarının tükürük bezi kanalından çıkartılması gerekli olabilmektedir. ESWL şok dalga ile kırma yöntemini, sialendoskopi ile taşı çıkmayan ancak kanalı genişlettiğimiz olgularda, yani sialendoskopiden sonra tercih ediyoruz.

Tükürük bezi taşı tedavisinde kesin çözüm olarak tükürük bezinin ameliyatla alınması olduğunu savunan ekoller de mevcut. Sialendoskopistler için bu tip yaklaşımları böbrek taşı için böbreği almakla eşdeğer görmek olanaklıdır. Günümüzde artık tüm cerrahi branşlarda organ koruyucu yöntemleri tercih ediyoruz. Yani bu konu için, eğer olanaklarımız mevcutsa, bezi almak yerine, taşı çıkartmayı tercih ediyoruz.

Sialendoskopi İle Tükürük Bezi Taşı Kesin Olarak Çıkarılır mı?

Sialendoskopi, yani tükürük bezi endoskopisi çok incelikli bir tekniktir. 1,1 veya 1,6mm çaplı sialendoskoplar içerisinden hem görüş, hem yıkama, hem de uygulama yapıyoruz. Bu şekilde taş kırma ya da taşı tutup çıkarma gibi müdahaleler yapıyoruz. Neredeyse bir kürdan inceliğinde bir araçla çalışarak ortalama 3mm çapındaki kanal içerisinden, büyüklükleri ve sertlikleri değişken olan tükürük taşlarıyla mücadele ediyoruz. Sialolitler kanalda serbest gezinir halde ve kanal çapından küçükse hemen tutup çıkartabiliyoruz. Ancak büyük boyutlu ve sert taşlarda saatlerle çalışmak gerekebiliyor. Ayrıca kanal duvarına yapışık veya gömülü tükürük bezi taşları da var. Bunları ve çok büyük ya da bezin içindeki tükürük bezi taşlarını bazen çıkartabilmek mümkün olmayabiliyor. Tükürük bezi kanalının çapı da önemli, ana kanal eğer endoskopun genişliğinden daha inceyse sialendoskop ile kanala giremek olanaksız oluyor. Neyse ki bu gibi olumsuz durumlar hastaların az bir bölümünde görülüyor. Kısacası sialendoskopi çok teknik ince bir uygulama ve tedavi başarısı pek çok faktöre bağlı. Tükürük bezi taşının endoskopik yolla çıkartılıp çıkartılamayacağını önceden söyleyebilmek maalesef herhangi bir görüntüleme yöntemi ile de mümkün değil. Bunu söyleyebilmenin tek yolu sialendoskop ile tükürük bezi kanallarına girip tükürük bezi taşına veya tıkayıcı hastalık ne ise ona bakıp görmektir. Bununla birlikte tükürük bezi endoskopisinin başarısı ortalama %80 civarındadır. Başarı oranı taş kırma donanımı, gelişmiş güncel sialendoskoplar ve deneyimle doğru orantılıdır.

Taş Çıktıktan Sonra Tükürük Bezi Çalışır mı?

Yapılan bilimsel araştırmaların sonucuna göre, tükürük bezi taşı nedeniyle ameliyat edilmiş hastalarda, tamamı çıkartılan tükürük bezlerinin, en az yarısının normal veya normale yakın olduğu belirlenmiştir. Tükürük bezi kanallarındaki tıkanma açıldığında, tükürük bezlerinin bir tamir sürecine girdikleri ve içlerinde bulunan kök hücrelerin, salgı üreten hücrelere dönüştükleri bildirilmiştir. Dolayısıyla tükürük bezi taşı çıkartıldıktan sonra, azımsanmayacak sayıda hastanın tükürük bezi işleyişinde düzelme olmaktadır.

Bu nedenlerle, tükürük bezi taşı olan hastalarda prensip tükürük bezini koruyarak taşı çıkartmak olmalıdır. Yani tükürük kanallarında tıkanıklığı olan hastalarda günümüzde öncelikli tedavi yöntemi sialendoskopidir. Tükürük bezinin açık ameliyatla alınması ancak son seçenek olarak düşünülmelidir.

Tükürük Bezi Taşı Tekrarlar mı?

Taş sialendoskopik yolla çıkartıldıktan sonra bu durum çok nadirdir. Zira tükürük bezi kanalını sialendoskopi sırasında genişletmiş oluyoruz. İçeride gelecekte taşlaşabilme olasılığı bulunan toz veya salgı yoğunlaşmalarını-birikmelerini de eş zamanlı olarak temizliyoruz. Sialendoskopi ile genişlettiğimiz tükürük bezi kanallarında tükürük akışının rahatlaması sayesinde, sonradan olabilecek birikmeleri de önlemiş oluyoruz. Ancak bu uygulama sonrasında hastanın da tükürük bezi taşına eğilim yaratan durumlara dikkat etmesi gerekli. Sialendoskopi ile tükürük bezi taşı çıkartılan hastaların bol sıvı almalarını, sigara içmemelerini ve dengeli beslenmelerini önermekteyiz.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Tükürük bezi taşı endoskopisi

Yayınlardan seçmeler

Boyunda kitleler

Bademcik taşları


Sosyal Medyada Paylaş
Yorumlar
  1. Kezban  Temmuz 12, 2019

    Iyi aksamlar hocam benim eşim iki kere tukuruk bezinden taş alındı şimdi tekrar cıktı üçüncü amaliyatı olacak ilk amaliyat olduğu doktor sigarayı bırakdı şimdide nargile içiyor zararlimi.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Temmuz 13, 2019

      Sigara veya nargile, hepsi zararlıdır. Tükürük bezi taşlarına, sigara içenlerde daha sık rastlıyoruz.

      cevap
  2. mehmet  Temmuz 12, 2019

    merhaba ,, benim sol kulak altım,, ve sol kulak yanı yani çenem de yemek yerken şişme oluyor,, yemek yedikten 15 yada 20 dakika sonra şişlik kendiligin den inin yor,, fakat kulak yanı çene bölgesin de fındık büyüklügün de bir şişlik uzun zamandan beri var … yardımcı olur iseniz memnun olurum

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Temmuz 13, 2019

      Mehmet Bey, yemek yerken şişme olması, tükürük bezinizin kanalında bir tıkanıklık olabileceğini düşündürür. Bazen taşlar olabiliyor ve bunlar ele de gelebiliyor; belki sizin hissettiğiniz bu olabilir. Geldiğiniz zaman muayene ve tetkiklerinizle durumunuzu tam olarak belirler; tükürük bezi taşınız varsa sialendoskopiyle size yardımcı olabiliriz.

      cevap
  3. Merve  Haziran 23, 2019

    Hocam merhaba ben bundan yaklaşık 6.7 sene önce ameliyat oldm taş için doktor beyin dediği yarısı içinde kaldı dedi bi iki sene cok fazla şişlik yoktu ama smdi tekrar devam etmeye başladı ve ben tekrardan ameliyat olup olmama konusunda biraz tereddüt ediyorum cunku gittiğim doktor Prof. Du ve içinde kırılan kısmı neden çıkartmak için uğraşmadı . Ben kanser riskinden korkuyorum hocam bunun için hangi test yapılması lazım ve ultrason da hiç bi şekilde çıkmıyor taşım

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 24, 2019

      Merve Hanım, ultrasonografi taşınızın son ölçülerini ve bezinizde bir kitle olup olmadığını belirlememize yardımcı olur. Tükürük bezi taşının kansere dönüştüğüne 2004 yılından beri sialendoskopi deneyimimde rastlamadım. Taşınıza sialendoskopi ile ulaşabiliyorsak, bunu pnömatik litotripsi ile parçalayıp çıkartabiliyoruz. Merak etmeyin, kısa bir tatildeyim; dönüşte sizi de bekleriz.

      cevap
  4. Sevinç  Haziran 14, 2019

    Ayrıca yemek yerken ağrısı hafifliyor.ama yine devam etse de Ama yemek bitiminde siddeti gene başlıyor. Diş ağrısı diye doktora gitmiştim. Ufacık bir şişliği n bana bu ağrıyı cektirecegini tahmin etmedim tabi. Discim Didim’de çürük dahi olmadığını söyledi. KBB de antibiyotik ve ağrı kesici verdi kullanıyorum ama hala geçmedi. Direk ameliyat günü al dedi. Ne yapmam gerekir. Tükürük bezi tümörü diye okudum belirtileri birebir. Ama doktor beni dinlemedi bile. Hemen kesicem diyo . Bu doğru bir yaklaşım mıdır Atilla bey. Ben bu sanciyi geciremiyorum antibiyotik ağrı kesici hele gece daha da siddetleniyor

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 16, 2019

      Sevinç Hanım eğer Parotis bezi ameliyatı öneriliyorsa, bu çok önemli bir ameliyattır, teşhislerin doğruluğundan emin olmadan ve sizi faydası ve riskleri konusunda ayrıntılı olarak bilgilendirmeden ameliyat yapılmamalıdır. Parotis bezi ameliyatı tümörler için yapılabilir. Ancak aynı bölgede keratin veya yağ kistleri (lipom) da olabilir. Bunlar cilt altındaysa, çıkartılmaları diğer ameliyattaki kadar risk taşımaz. Önce sizin teşhisinizi ve ne yapılacağını tam olarak bilmeniz gerekiyor. İSterseniz bu amaçla sizi bir gün bekleriz. Yalnız ben tükürük bezi kanal tıkanıklıklarında sialendoskopi yöntemi ile hastalarımı tedavi ediyorum; tümör ve kistlerle ilgili ameliyatları artık yapmıyorum, bilginiz olsun.

      cevap
  5. Sevinç  Haziran 14, 2019

    Merhaba benim kulağımın arkasında önünde üç yılı aşkındır yağ bezesi vardı sıkıyorumdum içinden beyaz yağ çıkıyordu sanki. Kulağımın arkası nda minik minik sürekli oluyordu. Bu sefer bu siskikten daha farklı bir şişlik çok yumuşak pembemsi kulak memenin altında çene kemiğine kadar oldu dilimin altında sürekli bı kıpırdanma hissi var. Doktora gittim ama cerrahi dedi. Ne ultrason ne mr hiç bişey cekmeden bide sıkmaya çalıştı ağrısı kulağıma vuruyor çınlama da oldukça çok. Doktorun direk cerrahi müdahaleye yönlendirmesi doğru mudur. İçeriğine bakmadan biopsi istemeden.

    cevap
  6. Merve  Haziran 11, 2019

    Atilla bey iyi akşamlar benim yeğenim kulak altı şişliği oldu 3 seferdir bugün taş olduğu söylendi daha 2 yaşında riskli olurmu operasyon ve nasıl yapılıyor anestezi ile mi herhangi bir sakıncası varmı?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 12, 2019

      Merve Hanım geçmiş olsun, anestezi uzmanı narkoz açısından bir engel görmezse sialendoskopi yapabiliriz. Ama önce bunun gerekliliğinden, taş olup olmadığından emin olmam gerekir. Yapılmış tetkikleri ile beraber yeğeninizi bekleriz. Web sayfamda sialendoskopi ile ilgili detaylı bilgi ve videoları inceleyebilirsiniz. Kalanı ve merak ettiklerinizi geldiğinizde detaylıca konuşacağız.

      cevap
  7. Ayten  Haziran 6, 2019

    Hocam merhaba yemek yerken dilimin altında nohut büyüklüğünde kan toplandı 2 saat kadar sonra patladı yada söndü bu daha öncede olmuştu bu konuda bilgi verirseniz sevinirim teşekkür ederim

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 7, 2019

      Merhaba, ranula, tükürük bezi kanalı (Wharton kanalı) genişlemesi veya ağız tabanındaki toplar damar gelişmeleri olabilir bu. Ayten Hanım önce normal halini görmek lazım; şiştiğinde de görmemiz gerekir; yetişemezseniz net ve ışıklı bir resmini çekmeniz iyi olur.

      cevap
  8. Emel  Mayıs 29, 2019

    Merhaba hocam, sekiz yaşındaki kizimda yemek yerken çene altı şişme oldu, bir iki saate kadar tamamen kayboldu ( iki üç ay önce aynı şey olmuştu)…. Ne olabilir, bizi yönlendirebilirsiniz..
    Teşekkürler

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 29, 2019

      Emel Hanım geçmiş olsun, az su içildiğinde meydana gelen yoğun salgı da bazen tükürük bezi kanalının akışını yavaşlatır ve çene altında şişme yapabilir. Bol su içirebilirsiniz. Ama sıvı alımı iyiyse ve tekrarlayan şişmeler devam edeiyorsa kanalı tıkayan çeşitli hastalıkları düşünürüz. Bunların başında taşlar gelir; çocuklarda da tükürük bezi taşları olabilir. bunun dışında kanal darlıkları ve başka tıkayıcı nedenler olabilir. bu durumda bir Ultrasonografi yaptırdıktan sonra sialendoskopi ile kanal içerisini değerlendirir, tedavisini yaparız.

      cevap
      • Emel  Mayıs 31, 2019

        Hocam merhabalar tekrar, cevap verdiğiniz için teşekkür ederim… iyi ki sizin gibi doktorlar var… ultrason yaptırdık, bir şey çıkmadı, şişme de yok… dediler….
        Tavsiyeniz nedir, bekleyelim mi, sialendoskopi mi yaptıralım?…

        cevap
        • Dr. Atilla Şengör  Haziran 2, 2019

          Ultrasonda 40% hata payı vardır; yemeklerle şişmeleri devam ederse, bayram sonrası muayenesini yapar, sialendoskopisini planlarız.

          cevap
  9. Esra  Mayıs 27, 2019

    Hocam merhaba, ultrason görüntülemede tükürük bezi taşlarının teşhis edilememe ihtimali bulunur mu? Ekşi ve tuzlu gıdalar tükettiğimde çenemin sağ altı 2-3 dakika içinde şişmekte ve bir iki saat içinde biraz daha küçülmekte fakat hiçbir zaman kaybolmamakta. Daha önce muayene olduğumda ve ultrasonla bakıldığında zararsız lenf nodu gözlendi ve kronik lenfadenit olabileceği söylendi, çok rahatsız oluyorsam ve büyüklüklerinden dolayı İİAB önerildi.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 28, 2019

      Esra Hanım, tükürük bezi taşlarının 2 milimetrenin altında olanları ultrasonografi ile görülemeyebilir. Ayrıca görülebilenlerde de 40% hata payı vardır. Dolayısıyla yemeklerle şişme şikayetliniz varsa, zaten tükürük kanalını engelleyen bir durum vardır deriz. Bunu da sialendoskopi ile belirler, tedavi ederiz.

      cevap
  10. Levent Sağdic  Mayıs 21, 2019

    Merhaba Atilla bey,
    21.05.2019 bugun 6 yasindaki oglumun yemek yerken sol cene altinda sisme fark ettik ve hastaneye kulak bogaza geldik gerekli tatkikleden sonra tukuruk bezi kanalinda tas veya parca olabilor dendi. Doktor 20 yillik doktor ilk defa 6 yasinda yani cocukta boyle bisey gordugunu soyledi, simdilik ma..l 250 mg susp ile tedavi edip duruma gore ameliyat olabilir dedi, sizde cocuk yasta boyle bir durumla karsilastiniz mi? Sialendeskobi ile 6 yasindaki cocugun tukuruk bezi kanalindaki cisim alina bilir mi?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 22, 2019

      Levent Bey geçmiş olsun, 4 yaşında, 5 yaşında tükürük bezi taşını çıkarttığım küçük hastalarım oldu. Ancak çocuklarda tükürük bezi taşlarından daha sık karşılaştığımız başka durumlar, kanal darlıkları, Sjögren Hastalığı, salgı yoğunlaşmaları, JRP gibi hastalıklar da var. Yemek yerken çene altının şişmesi, tükürüğün akmasına engel olan bir durumu akla getirmeli, bunu da sialendoskopi ile çocuklarda da belirleyip çoğu kez tedavi edebiliyoruz. Endoskopik bir teşhis ve tedavi yöntemi varken, çocuklarda değil artık erişkinlerde dahi bunun için ameliyat önermiyoruz. Ben de yaklaşık 16 senedir sialendoskopi konusunda çalışıyorum 🙂 Geldiğinize detaylı konuşur, ön araştırmaları yaparız.

      cevap
  11. Zeynettin CUMUR  Mayıs 16, 2019

    Hocam merhabalar, Mardin’den yazıyorum sizlere , ismim Zeynettin C…R, yaş 27 , hocam yaklaşık olarak 2 ayı aşkın bir süredir sağ çene altımda bademcik bölgesinde (şu ana kadar bademcik şişmesi diye düşündüğüm) yemek yerken yutkunurken şişme meydana gelmekte , şişlikten sonra ‘bazen de ‘ dilin altında damar şişkinliği oluşmakta beraberinde o damarın şişmesiyle hafif sanki bu su diyim ben buna ıslaklık oluşuyor dilin altında, 4-5 defa farklı KBB doktorlarına gittim kimi enfeksiyon var dedi kimi de tükürük bezi ile alakalı olabilir dedi ve kimi de çocuk yaştan beri yırtık olan kulak zarımdan su veya benzeri şeyler girmiş olduğundan iltihaplanma olmuş olabilir dedi,ve 2 Aydan fazla süredir almadığım iğne(de..in 2.400.000 ml’e kadar ) almadığım ilaç antibiyotik kalmadı ve hala şişmeye devam ediyor , son zamanlarda 4-5 gün arayla şişiyor bazen birkaç saat kalıp inerken bazen birgün kadar şiş kalıp yavaş yavaş iniyor fakat heran tekrar şişecekmiş gibi de duruyor , ve tabi ağrıyı her zaman az da olsa hissedip kaygı içerisindeyim, başınızı şişirdim çok uzattım kusura bakmayın , yardımcı olursanız az da olsa bir bilgi verirseniz mutlu olur memnun olurum , teşekkür ederim

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 17, 2019

      Zeynettin Bey, yemek yerken çene altının şişmesi, çene altı tükürük bezinizin kanalında bir tıkanıklık olduğunu bize düşündürür. Bunun tekrarlıyor olması bizim sialendoskopi yapmamız için yeterlidir. Çok ince endoskoplarla kanala girip tıkanıklık nedenini görüp bu şekilde tedavi de edebiliyoruz. Kulak zarınızla ilgili sorunun tükürük bezi ile ilişkisi yoktur. Kanalın mekanik tıkanıklıklarında, bezi iltihaplı hastalıklarından farklı olarak antibiyotikler de etki etmez. Kanaldaki tıkanıklığa neden olan durum ortadan kaldırılınca çoğu hasta düzelir. Sizi bu amaçla bir gün İstanbula bekleriz. Ofisi aradığınızda İnci Hanım planlamaları yapar. Gelmeden yine de bir Ultrasonografi yaptırmanızda fayda var.

      cevap

 Yorum Ekle