woman noseBurun Eti Ameliyatı

Yetişkinlerde burun tıkanıklıklarının başlıca nedenlerinden biri “burun eti büyümesi” ya da tıbbi adıyla “konka şişmeleri“dir. Burun boşluğunun yan duvarlarında bulunan konkalar (burun etleri) burun içinden geçen havayı temizleyen, nemlendiren ve ısıtan organlarımızdır. Burun etlerinin yapısal olarak büyük oluşları ya da bunları şişiren bazı koşul ve hastalıklar burun tıkanıklığına yol açabilirler. Örneğin hava kirliliği, sigara kullanımı, alerji, çeşitli sinüzitler ve bazı burun açıcı spreylerin uzun süre kullanılması konkaların bozulmasına ve büyümesine neden olabilir. Bazı estetik burun ameliyatları sonrasında da burun tıkanıklığı başlayabilir. Bunlarda burun pasajı daralmışsa, burun etleri normal boyutta oldukları halde, göreceli büyüklükleri nedeniyle tıkanıklığa yol açabilirler.

Burun eti büyümesinin tedavisinde başlangıçta bazı ilaç ve spreyler kullanılabilir. Pek çok hasta burun yıkama ile topikal steroid tedavilerinden fayda görür. Düzenli endoskopik takiple tedavinin etkinliği ve süresi belirlenir. Burun etlerinin yeteri kadar küçüldüğünde ve hastanın belirtileri düzeldiğinde tedavi sonlandırılabilir. Ancak bazı hastalar bu tedaviden fayda görmeyebilirler ya da ilaçları bıraktıktan sonra burun tıkanıklığı tekrar başlayabilir. İşte bu hastalarda konkaların şişmesine neden olabilecek, örneğin altta yatan bir sinüzit hastalığı olabilir. Bunlar da araştırıp teşhis edilirse etkene yönelik tedavilerle konka şişmesi yine tedavi edilebilir.

Fakat burun eti şişmeleri şiddetli tıkanıklığına neden oluyorlarsa ve tıbbi tedaviler de bunları küçültmeye yetmiyorsa, bu durumda büyümüş konkalara müdahale etmemiz gerekir.

Burun Eti Ameliyatı

Konka şişmelerinin tedavisinde ileri deneyim sahibi uzmanlar olarak günümüzde “burun etlerini küçültme yöntemleri” kullanıyoruz; artık burun etlerinin tamamen kesilip alındığı doku kaybettiren yöntemleri kesinlikle kullanmıyoruz. Çünkü bu tip ameliyatlar kanamalı olmalarının yanı sıra, burun içerisine hasta rahatını bozan baskılı tamponların konmasını gerektirebilirler. Daha önemlisi ameliyat sonrasında burun pasajı açılmış olmasına rağmen, doku kaybı nedeniyle havayı hissetmeme durumları görülebilir. Ayrıca burun ve geniz kuruluğu ile geniz akıntısı gibi çok sıkıntılı tablolar meydana gelebilir. Bu duruma “boş burun hastalığı” (ing: empty nose syndrome) denilir.

Burun Etlerinin Küçültülmesi

Yukarıdaki sakıncalara ek olarak, burun işlevlerini de korumak amacıyla burun etlerini kesip almak ya da yakmak yerine artık günümüzde yalnızca küçültme tekniklerini uyguluyoruz. Burun eti ameliyatlarında endoskopik teknikle, genellikle kanamasız – tamponsuz ve günübirlik bir cerrahi ile hastanın rahatını fazla bozmayan lazer ya da radyofrekans gibi teknikleri kullanıyoruz. Benim konkaları küçültmede ileri deneyim sahibi olduğum ve ilk tercihim hemen her zaman lazer kullanımı olmuştur.

Bu teknolojinin bulunmadığı yerlerde Radyofrekans yöntemi ile burun eti küçültmesi yapılabilir; fakat bu yöntem etkisini sonradan gösterdiği için bazen 2-3 ay ara ile bir kaç kez uygulama gerektirebilir. Radyofrekansla burun etleri bir defa küçültülmüş fakat diğer seansları uygulanmamış hastalar burun etlerinin tekrar büyüdüğünden veya ameliyattan fayda görmediklerinden yakınırlar. Endoskopik muayene ve tetkiklerle doğru teşhis konularak ve uygun teknikle yapılan konka ameliyatı sonrasında, olağan koşullarda burun etlerinin tekrar büyümediğini söyleyebiliriz

Lazerle Burun Eti Ameliyatı

Tek seferde kalıcı çözüm için burun etlerine Holmium lazer ile genel anestezi altında bir uygulama yeterli oluyor. Orta ve ileri konka şişmelerinde ilk tercihim Holmium:Yag laser tekniğidir. Bunun dışında yine Diod veya Neodmium:Yag gibi lazerleri de aynı amaçla kullanmak olanaklı. Lazeri endoskopik görüş altında çok hassas bir şekilde sadece şiş olan bölümleri büzüştürmek/buharlaştırmak için kullanıyoruz. Geceyi hastanede geçirmek ve tampon kullanmak çoğu kez gerekmiyor. Son olarak lazer teknolojisinin her ameliyathanede bulunmadığını, burunda kullanılabilen farklı lazerler olduğunu ve bunların uygulanma tekniklerinde de farklılıklar olduğunun bilinmesi gerekir. Bu nedenle lazerle burun ameliyatının sonuçları ve konforu da elbette bu konuda yoğun çalışan deneyim sahibi uzmanlarla yüz güldürücü olacaktır.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Burun tıkanıklığı

Sinüzit teşhisi ve tedavisi

Alerjik nezle

Çocuklarda geniz eti sorunu


Burun eğriliği ameliyatı

Sinüzit ameliyatı

Burun spreyi bağımlılığı

Horlama ve uyku apnesi


Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. Bugra  Eylül 16, 2018

    Hocam selamlar ben de bos burun sendromu var sinir hasarina bagli olara ulkemizde buna yönelik kök hucre calismasi yapiliyor mu acaba ya da gelecekte bu rahatsizliga bir care bulunur mu sizce simdiden tesekkur ederim

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Eylül 17, 2018

      Buğra Bey, boş burun sendromunda çıkartılan, kıkırdak kemik dokuları yerine koyamıyoruz. Mukozayı şişirip, aşırı genişlemiş pasajı daraltabilecek ve direnç oluşturabilecek dolgu yöntemleri kullanabiliyoruz. Bu amaçla kök hücre seçeceği de kullanılabilir fakat beklentiniz yüksek olmamalı. Kök hücre çalışmaları, burun içinde henüz üç boyutlu anatomik yapıyı yeniden oluşturabilecek ve burun döngüsü ile mukosiliyer aktiviteyi saylayabilecek bir düzeyde değil, yakın gelecekte de bu beklentileri karşılayabileceğini sanmıyorum. Aslında en önemlisi burunda geri dönüşümsüz sonuçlara yol açabilecek müdahalelerden başlangıçta kaçınılması ve boş burun sendromuna hiç yol açılmamasıdır.

      cevap
  2. Tuba  Eylül 13, 2018

    Hocam merhaba bir haftadır burnumda kuru kanama ve yaralar oluştu burun etinin o tarafta ve nefes almakta zorlanıyorum intihaplaniyor sanırım ve kuruyor ve buda inanılmaz bir ağrı yapıyor. Geçen sene burun eti ameliyati yapalim demişti doktor lazerle ama gidemedim neden kanama ağrı yapıyor olabilir sanırım yara .şimdiden teşekkürler iyi geceler

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Eylül 16, 2018

      Tuba Hanım, zaten yaralar varken ameliyat da olmamalısınız. Önce yaraları sonra burun tıkanıklığınızı tedavi etmeye çalışmalıyız. Bunların sonuçlarını görmeden, takip yapmadan ameliyat kararı alınmamalı.

      cevap

 Yorum Ekle