Geniz Akıntısı

Geniz akıntısı nasıl oluşur?

Geniz akıntısı aslında her insanda bulunan bir akıntıdır. Burnumuz içinde günde 1-1,5 litre kadar üretilen mukus salgısı, burun boşluğunun arkasına yani geniz bölgesine doğru ilerler; buradan boğaza indiğinde yutkunarak bunu temizleriz. Normal şartlarda bu olanları hissetmeyiz. Mukus adını verdiğimiz bu jel kıvamlı salgının görevi, burun içerisini örten mukozayı nemlendirmek ve temizlemektir. Bu şekilde burun ve sinüs boşluklarımız, buruna giren tozlardan, polenlerden, yabancı maddeler ile birikintilerden arındırılır. Ancak bazı hastalıklar ve çeşitli koşullar geniz akıntısı miktarında artışa yol açabilir. Ayrıca geniz akıntısının kıvamında koyulaşma ve yoğunlaşma da olabilir. İşte bu durumlarda geniz akıntısı hissedilir ve rahatsız edici hale gelebilir.

Geniz akıntısı hastalarının çoğunda altta yatan, burun içi ve sinüslerle ilgili bir sorun vardır. Ayrıca salgıları yoğunlaştırabilen bazı ilaçların kullanımı, inflamatuvar hastalıklar, hormonal durumlar, mevsim geçişleri, ısı değişimleri, sigara içilmesi ve az su içilmesi gibi pek çok ilişkisiz gibi görünen durum da geniz akıntısını etkiler. Geniz akıntısı ve nedeni uzun sürdüğünde, burun içerisindeki dokularda bozulmalar ve şişmeler meydana gelebilir; belirtilere burun tıkanıklığı da eklenebilir. Sonuçta bunlar da geniz akıntısını arttırabilir ve adeta bir kısır döngüye girilir.

Geniz akıntısının belirtileri nelerdir?

Geniz akıntısı hissedilir bir belirti haline geldiğinde, bu daha çok boğaz bölgesinde balgam hissi ile sık sık boğaz temizleme isteğine neden olur. Balgam çıkarma ve tükürme hastayı toplumda güç durumlara düşürür. Geniz akıntısının neden olduğu öksürük ve boğazda gıcık hissi oldukça rahatsız edicidir. Yoğun akıntı boğaza indiğinde, nefes borusuna kaçmaması için refleks ya da istemli olarak öksürük olur. Öksürük balgamlı olabileceği gibi kuru da olabilir. Bu tip öksürükler nedeniyle bazı hastalarda öğürmeler, mide bulantısı ve kusma gibi ek yakınmalar dahi görüyoruz. Geniz akıntısı belirtileri bazen burun tıkanıklığı, yüz bölgesinde dolgunluk, baş ağrısı ve hapşırma ile de beraber olabilir. Bu gibi durumlarda sinüzit hastalığı veya alerjik nezle ile ilişkili olduğuna sıkça rastlıyoruz. Geniz akıntısı hastalarının diğer yakınmaları arasında tekrarlayan boğaz sorunları, faranjit, kulak iltihaplanmaları, bronşit ve astım gibi hastalıklar da olabilir. Zira geniz akıntısı, bu hastalıkları tetikleyen veya tedavisini güçleştiren etkenler arasındadır.

Geniz akıntısının yaşla da ilgisi vardır (old man's drip). Burun içi mukoza örtüsünün yaşlanmayla değişmesi, geniz akıntısını arttırabilir. Hafif ısı değişimlerine yaşlı burunlar daha hassastır. Ayrıca akıntılar herhangi bir yiyecek veya özellikle baharatlı yendiğinde de tetiklenebilir.

Geniz akıntısı ile karıştırılan durumlar var mıdır?

Burada üzerinde durmak istediğim bir konu daha var. Bazı hastalarda geniz akıntısı olmadığı halde "akıntı varmış hissi" olabiliyor. Tekrarlayan endoskopik muayeneler ve takiplerle bu hastaları, gerçekten geniz akıntısı olan hastalardan ayırdedebiliyoruz. Akıntı olmadığı halde hissinin bulunması, çeşitli boğaz-geniz kitleleriyle, yaşlılıkla, inflamatuvar hastalıklarla veya psikolojik rahatsızlıklarla ilişkili olabiliyor. Bu hastalarda ileri araştırma ve tetkikler yapmak ve ilgili branşlara yönlendirmek gerekebiliyor.

Reflü hastalığı da hatalı bir şekilde geniz akıntısı gibi hissedilebilir. Mide asidinin boğaz ve gırtlak bölgesinde yaptığı tahriş nedeniyle, hastalar boğazlarındaki bu hissi geniz akıntısıymış gibi algılayabilir. Burun ve genizde, rutin yaptığımız endoskopik muayene sırasında, gerçek bir geniz akıntısı varsa bunu zaten görebiliyoruz. Gırtlak bölgesinin endoskopisinde de asit kaçağının (reflü) etkileri (interarytenoid pakidermi) saptanabilir. Hastaların bazılarına, yemek borusu-mide endoskopisi yapıldığı halde reflü hastalığı (laringofaringeal reflü) olmadığı söylenmiş olabiliyor. Oysa pHmetri kateteri takılmamış ve diğer araştırmaları tamamlanmamış hastalarda, reflü tanısı konulamamış olabilir. Reflü hastalarında ilgili branşlar tarafından araştırmaların tamamlanması ve hastalık saptanırsa en az 3-4 ay tedavi görmeleri gerekmektedir.

Geniz akıntısının çözümü var mıdır?

Geniz akıntısını endoskopik değerlendirme sırasında görerek saptadığımız hastaların çoğunda çözüm sağlanabilir. Bu akıntının çözümü için önce geniz akıntısının nedenini belirlemek gerekir. Hasta ile uzun uzun konuşarak, yakınmasının süresi ve ilişkili tüm durumlar etraflıca öğrenilmelidir. Geniz akıntısının birden fazla nedeni olabildiğinden, her ayrıntı bilinmelidir. Muayene sırasında geniz akıntısının kaynağı önce burunda aranır. İnce endoskoplarla yaptığımız burun içi muayenesinde (nazal endoskopi) elde ettiğimiz bulgular çok önemlidir. Burun boşluğu, sinüs kanallarının açıldığı bölgeler ile geniz bölgesinin tamamını bu optik-kameralı muayenede inceleyebiliyoruz. Bu şekilde geniz bölgesindeki akıntıyı, kaynaklandığı sinüs bölgesini, mukoza örtüsünün sağlığını, alerji olup olmadığını ve buna yol açan burun kaynaklı pek çok hastalığı doğrudan görüp, teşhis edebiliyoruz. Yani kısacası eğer geniz akıntısının nedeni/nedenleri doğru belirlenirse, elbette geniz akıntısını önlemek ve tedavi etmek olanaklı oluyor.

Geniz akıntısı muayeneler sırasında görülmeyen, sadece akıntı hissi olan hastaların tedavisinde benim faydam olmayabiliyor. Gerçek bir geniz akıntısı söz konusu olmadığı için, bu hasta grubunu olası durumlara göre başka branşların araştırma ve tedavilerine yönlendirmek gerekli olabiliyor.

Polipli Sinüzit Tedavi Öncesi ve Sonrası Videosu

Geniz akıntısı ameliyat gerektirir mi?

Geniz akıntısı olan hastalarda önce mutlaka bazı ilaç ve spreylerle tedavi uygularız. Burun işleyişinin desteklenmesi ve düzeltilmesi sayesinde çoğu vakada geniz akıntısında azalma görülür. Bunun için burnun çeşitli tuzlu su karışımları ile yıkanması da oldukça faydalıdır. Tüm bu uygulamaların doktor önerisi ile yapılması ve bulgulardaki değişimlerin endoskopik muayeneler ile takip edilmesi çok önemlidir. Yani tedavi verildiğinde, sonuç alınana kadar hastanın düzenli olarak kontrollerine gelmesi gerekir. Düzelme olması halinde tedavi sonlandırılabilir; düzelme olmaması halinde tedaviye eklemeler yapılır veya bir sonraki adıma geçilebilir. Bol su içilmesi, sigaranın azaltılması/bırakılması çok etkilidir; geniz akıntısının yoğunluğunun azalmasını sağlar. Sinüzit hastalığı ve alerjik nezle varsa, bunların da belirlenmesi ve tedavi edilmeleri gereklidir.

Geniz akıntısına yol açan neden sinüzit veya burun eti büyümesiyse ve bu durumlar uzun süreli ilaç tedavileri ile düzelmiyorsa, bu hastalıkların ameliyatla tedavisi sayesinde geniz akıntısını çözüme ulaştırabiliyoruz. Sinüzit hastalığının ameliyatla tedavisinde, endoskopik görüntü altında hassas araçlarla yaptığımız milimetrik çalışmalarla, sinüs kanallarının salgı akış yollarını düzenleyebiliyoruz. Bu ameliyata endoskopik sinüs cerrahisi diyoruz. Yapısı bozulmuş ve aşırı büyümüş burun etlerinin küçültülmesi de solunum yollarının açılmasında ve burun işleyişinde düzelme ile beraber, geniz akıntısının tedavisinde önemli rol oynayabiliyor. Ancak bunların hiçbiri, hastaların tabiriyle, "geniz akıntısı ameliyatı" değildir. Yapılan her tedavi ve uygulama geniz akıntısının sebebine yöneliktir. Zira geniz akıntısı bir hastalık değil, bir belirtidir.

Geniz akıntısının tedavisi ne kadar sürer?

Geniz akıntısının tedavi süresi farklı farklı. geniz akıntısının nedeni örneğin bir nezle veya grip ise, genellikle 5 ila 10 gün sürelik bir tedavi ile düzelir. Akut iltihaplı sinüzitlerde 10 ila 14 gün tedavi uygulanır; bazen basamak tedavisi ile süre uzatılabilir. Kronik sinüzitlerde bazen aylar süren tedavi gerekli olabilir. Kronik hadiselerde genellikle burun işleyişi bozulmuş olduğu için, bu tip mukoza sorunu olan hastalarda en az 3-4 hafta yıkama ve kortizonlu spreylerle tedavi vermeyi ve endoskopik takipler yapmayı tercih ederiz. Bu tedavi ve takipler ile geniz akıntısı tamamen ortadan kalkabilir. Tedaviden kısmi olarak fayda görenlere bir süre daha tedavi verir ve düzelene kadar takip ederiz. İlaçlarla tedaviden hiç fayda görmeyenlerde sinüs boşluklarının ve kanallarının durumunu görmek için sinüs tomografisi gibi görüntüleme yöntemlerine başvururuz. Sinüslerde anatomik veya işlevsel sorunlar varsa, operasyon ve benzeri ileri tedavileri planlayabiliriz. İlaçlarla tedaviden fayda görmeyen hastalarda yapılacak bir sinüzit ameliyatının ortalama süresi 1 saattir. Ancak operasyon sonrası pansumanlar 1-3 hafta, takipler ise 2-6 ay kadar sürebilir. Özel bir sinüzit tipi olan polipli sinüzit hastalarını, operasyon sonrasında bir kaç sene, yılda 1-2 defa görmemiz gerekir.

Geniz akıntısının sinüzit ile bağlantısı nedir?

Akut sinüzitlerde sinüs boşlukları iltihapla doludur ve sinüs kanallarından burun boşluğuna iltihap akışı olur. Burun boşluğundan da genize ve boğaza sarı-yeşil renkli balgam gelişi olur. Üst solunum yolu infeksiyonlarında hissedilen burun-geniz akıntısı bu şekildedir. Bu durum sıklıkla bir nezle-gribi takiben ve kırgınlık ile ateş gibi hastalık belirtileri ile birliktedir. Bu hastalar, geniz akıntılarının günler veya haftalardır olduğunu söylerler.

Kronik sinüzitli hastalar ise geniz akıntılarının aylardır veya yıllardır olduğunu ifade ederler. Buradaki akıntılar genellikle iltihaplı değildir. Sinüs ve mukoza işleyişindeki bozukluk nedeniyle yoğun jel veya uhu gibi yapışkan; grimsi, bazen beyaz ve şiddeti dönemsel olarak değişen bir geniz akıntısı olur. Örneğin yazın kronik sinüzit hastaları kuru-sıcak hava ve tuzlu deniz suyu ile oldukça rahatlarlar. Kış mevsimi ve hastalıklarla beraber yakınmalar şiddetlenir.

Geniz akıntısına yol açan sinüslerle ilgili bir diğer durumda sinüzit hastalığı yoktur, fakat bir salgı kısırdöngüsü vardır. Olağan koşullarda sinüsün doğal deliğinden akıp gitmesi gereken mukus salgısı, diğer bir delikten sinüse geri döner durur. Aksesuar ostium salgı kısırdöngülerinde, ilaç ve sprey tedavileri sırasında iyiye giden, fakat tedavi kesildiğinde tekrar başlayan inatçı bir geniz akıntısı olur. Bu tip aksesuar delikler normalde de olabilir, yani yapısal olarak bulunabilir ya da eski tip sinüzit ameliyatları sırasında açılmış olabilir. Bu delikler ince kesitli sinüs tomografisinde bazen görülebilir. Ama mukus salgısının sinüsün doğal kanalından çıkarak, aksesuar delikten sinüsün içerisine döndüğünü endoskopik muayenede görmemiz, kesin teşhis için en önemlisidir. Bunun için orta sinüs pasajına (orta meatus) girerek değerlendirmemize olanak sağlayan ince pediatrik optiklerin varlığı (2,7mm çaplı) ile bu endoskopik muayeneyi yapabilmek ve bulguları yorumlayabilmek için de deneyim çok önemlidir.

Geniz akıntısını önlemenin yolları nelerdir?

Geniz akıntısı önlemenin yollarından biri bol bol su içmektir, günde en az 2-2,5 litre su içilmelidir. Sigara içilmemesi ve tozlu-dumanlı, hava kirliliği olan ortamlardan uzak durulması gerekir. Hastaların burunlarına tuzlu su spreyleri veya solüsyonları kullanmaları faydalıdır. Burada burun yıkamanın önemini bir kez daha vurgulamak gerekir. Alerjik nezlesi olanların alerjenlerle teması azaltmak için önlemler alması gerekir. Dönemsel olarak doktor kontrolünde alerji tedavileri kullanılabilir. Diğer yandan burun mukozasında ve işleyişinde bozulmaya neden olan esas hastalıklar belirlenmişse, bu durumda artık önlem almak değil, bunların tedavisine başlamak gerekir.

Geniz Akınıtısına ne iyi gelir?

Geniz akıntısına en iyi gelen şey sebebini bulduktan sonra yapılan tedavidir. Kalıcı sonuçların alınabileceği bir tedavi için hastanın bir uzman tarafından değerlendirmesi gerekir. Buna rağmen geniz akıntısına yönelik rahatlatıcı ve anlık olarak iyi gelebilen bazı tavsiyeler verilebilir. Mukusu inceltmeye yönelik yöntemler salgı yoğunluğunu azaltarak iyi hissettirebilir, ancak kalıcı bir yararlanım sağlamayacaktır. Bunlar;

  • Sigara ve sigara dumanından uzak durmak
  • Bol su içmek
  • Ortam neminin azaltılması veya arttırılması; burun içi kurumaya karşı bazı burun kremlerinin kullanmak
  • Deniz suyu içeren spreyler ve/veya uygun burun yıkama solüsyonları kullanmak
  • Aşırı kuru ortamlardan ve soğuk alanlardan uzak durmak
  • Tuzlu su ile gargara yapmak

Yukarıda verilen önerileri bir tedavi yöntemi olarak sunmak doğru olmaz. Bunlar genellikle geçici etki gösteren, hastayı rahatlatabilecek önerilerdir. Tedavi yöntemleri, geniz akıntısı rahatsızlığı yaşayan her hastada farklılık göstermektedir. Çünkü geniz akıntısı hastalığın kendisi değil, bir hastalığın belirtisidir. Bu nedenle hastanın bir uzman hekim tarafından muayene edilmesi, geniz akıntısına yol açan hastalığın belirlenmesi ve buna göre tedavinin belirlenmesi gerekir. Örnek vermek gerekirse, nezle-grip gibi durumlarda salgı üretimini azaltan dekonjestan ilaçlar, burun temizliği ve salgıların kıvamını incelten mukolitik ilaçlar kullanılabilir. Bu infeksiyonlara bakteriler karışırsa tedaviye antibiyotik eklenebilir. Kronik sinüzit gibi müzmin hastalıklarda önce mukozaya yönelik, inflamasyonu azaltmak ve yoğun salgıları temizlemek için topikal steroidler ile burun yıkama solüsyonlarının kullanıldığı tedaviler yapılabilir. Alerjide bu tedaviye antihistaminik ilaçlar eklenebilir. Ama kronik sinüzitin ve alerjinin bundan daha ileri tedaviler gerektirebileceği bilinmelidir. Örnekler çeşitlendirilebilir; sigara kullanımı nedeniyle geniz akıntısı olan bir hastanın sigarayı bırakması gerekir.

Sistemik bazı hastalıklar için kullanılan ilaçların salgıları yoğunlaştırması nedeniyle hissedilen geniz akıntısında, ilgili branşlardan ilaçların değiştirilmesi/düzenlenmesi talep edilir. Görüldüğü üzere geniz akıntısına en iyi gelen şey, sebebine yönelik yapılan öneriler ve tedavilerdir. Diğer bir deyişle, geniz akıntısı belirtisine yol açan koşul ve hastalıklar çok farklı olabildiği için tek bir tedavisi yoktur. Bir hastaya iyi gelen bir tedavi diğerine iyi gelmeyebilir; hatta yanlış uygulamalar zarar verebilir.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar
Yorumlar
  • kullanıcı
    SEMİHA ERTENLİCE 13.02.2024 10:28:45

    Merhaba 15 yaşında bir oğlum var. 15 gün kadar önce başlayan bir sorunumuz var.gece Öksürürken boğazındaki akıntının nefes borusuna kaçma ve boğulma olayları yaşıyoruz. bir çok doktora gittik. En son gittiğimiz KBB profesörü burun etiler lazer ile yaktı. Akıntıyı yok etmek için bir takım tedaviler yapıyoruz fakat en önemli sorunumuz olan boğulma olayını aşamadık. Uyurken akıntı öksürdüğünde nefes borusuna kaçıp çocuğun nefessiz bırakıyor. Çok ciddi bir boğulma anı yaşadıktan sonra birkaç dakikada ancak kendine gelebiliyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Acaba sorun ne olabilir.? Lütfen bir akıl verir misiniz?

    1
    • doktor
      ATİLLA ŞENGÖR
      14.02.2024 11:02:43

      Merhaba, normalde yutkunma refleksi ve nefes borusuna salgıların kaçmasını engelleyen bir kıkırdak (epiglot) bunu önler. Geniz akıntısı çok şiddetliyse, burun tıkanıklığı da varsa veya gırtlak fonksiyonunda ya da anatomisinde bir bozukluk varsa veya şiddetli reflü hastalarımda bu tip durumlar olabilir. Burun geniz muayeneleri ile akıntının kaynağı/devam edip etmediği araştırılmalı ve sebebine yönelik tedavi yapılmalı. Reflü ile ilgili sorgulama ve gırtlağın endoskopik muayenesi (indirekt laringoskopi) yapılmalı. Bunlarda bir sorun saptanmazsa, yutma bozuklukları ve yemek borusu-mide ile ilgili çalışan bölümlerde, hatta belki nöroloji branşı dahil sırayla gerekli değerlendirmeler yapılabilir.

  • kullanıcı
    VAHAP 27.01.2024 03:31:50

    Hocam merhaba benim geniz akıntım var dedi doktor ama ilaçlar fayda etmedi boğazımda sürekli temizleme yapıyorum boğazımda sanki yapışkan balgam var ve boğazımda birşey var hissi oluyor burnumun içi kuruyor cevap verirseniz sevinirim teşekkür ederim

    1
    • doktor
      ATİLLA ŞENGÖR
      27.01.2024 16:34:29

      Vahap Bey Merhaba; bu durumun nasıl tedavi edileceğini sorduysanız, geniz akıntısının sebebine yönelik tedavi yapıyoruz. Bu sayfada geniz akıntısına yol açan koşullar hakkında detaylı bilgi mevcut; okuyabilirsiniz. Bunlardan bazıları burun kuruluğu da yapabilir. Endoskopik muayene ve takipler yaptığımızda, genellikle teşhis ve tedavileri belirleyebiliyoruz.

  • kullanıcı
    EBRU S 6.01.2024 01:29:47

    Merhaba. Eşimin yemek yerken birden bire gelen mide bulantısı ve kusması sebebiyle endoskopi yaptırdık. Böbrek taşı olduğunu öğrendik. Fakat bundan kısa bir zaman sonra da bu sefer bulantı sırasında veya durup dururken hafif bir öksürme hissi gelip de boğazı temizleme ihtiyacı duyduğunda aniden gelen nefes tıkanması oluşmaya başladı. Sanki bişey yerken boğazına kaçmış da nefes alamıyor gibi... En son arkadaşlarının yanında başına gelince acile götürmüşler film çekip akciğerlerine bakılmış, çok temiz denilmiş. Bu durumun sebebi ne olabilir?

    1
    • doktor
      ATİLLA ŞENGÖR
      7.01.2024 11:21:06

      Merhaba, bulantı ve kusma nedeniyle boğaz-gırtlak bölgesine gelen mide asidi bu bölgeleri tahriş edebilir. Ayrıca endoskopinin kendisi de o bölgelerden geçilerek yapılır. Her iki koşula bağlı gelişmiş bir durum olabilir; yemek borusunda veya gırtlakta spazm (laringospazm) oluşabilir. Bunlar önemlidir, durumla ilgili doktorunuza haber vermelisiniz; gerekli öneri ve değerlendirmeleri yapacaktır.

  • kullanıcı
    TUNCAY 16.12.2023 17:16:17

    Hocam Merhaba. Bende İnanılmaz bir gıcık söz konusu. Benimde gitmediğim kbb kalmadı. Özellikle sabah ve akam saatlerinde aşırı derecede boğazımı temizleme ihtiyacı yapıyor. Etrafımdaki herkes bıktı artık. Alerji ilaçları kullandım uzun süre fayda etmedi. Gavıskondan tut çeşitl reflü ilaçları kullandım fayda etmedi. 10 senedir devam ediyor. Gün içerisinde enteresandır çok nadir yapıyor. Fakat sabah kalktığımda ve akşam 19 00 dan sonra aşırı yapıyor artık boğazımı kesecek hale geldim devamlı ıhı ıhı yapmaktan çok sıkıldım. Burun tıkanıklığı yok, baş ağrısı yok. Burun akıntısı yok. Kbb baktı çok temiz dedi. Bütün alerji ilaçları denedim yok. 3 Ayrı burun spreyi denedim yok. Ne yaptıysam olmadı. Bu dertten nasıl kurtulurum. Bir çözüm Psikolojik mi diye onu da denedim gün içerisinde aklıma geliyor yapmıyorum. Psikolojik olduğunu da sanmıyorum. Doğal yollara başvurdum yok. Alerji t.e.s.ti yaptırdım devlette orda da alerji çıkmadı. Lütfen bir çözüm

    1
    • doktor
      ATİLLA ŞENGÖR
      17.12.2023 10:59:33

      Geçmiş olsun Tuncay Bey, geniz akıntısına yol açan diğer hastalıklar veya boğaz-gırtlak ve boyunda bir oluşum olabilir. Bunlar da endoskopik muayene ve bazı filmlerle değerlendirilebilir.

  • kullanıcı
    İNCİ G 6.12.2023 23:48:03

    Merhaba hocam Benim 12 senedir kroniklesmis bir geniz akıntısı var. Artık canımdan bezdim.gitmedigim doktor,kullanmadığım ilaç, yapılmayan tetkik kalmadı fakat hiçbir şey iyi gelmediği gibi, gittikçe artan bir durum söz konusu.2014 yılında bu şikayet ile gittiğim ek.l hastanesinde,Konka küçültme ve deviasyon ameliyatı yapıldı ve akintinin gececegi söylendi fakat daha kötü oldu.gece uykudan uyanıp boğazımı temizliyorum.oksurmekten ve mukusu çıkarmaya çalışmaktan boğazım tahriş,başım ve göğsüm ağrıyor. Ayrıca bu akıntı sebebiyle astım hastası oldum.cok sık zatürre oluyorum,ciğerlerime akıyor.sinusleri yıkama yapıyorum hiçbir şey düzeltmiyor.yapilan alerji t.e.s.tlerinde birsey çıkmıyor.derdimin çaresi var mı acaba.iyi günler dilerim

    1
    • doktor
      ATİLLA ŞENGÖR
      7.12.2023 14:14:51

      Merhaba İnci Hanım. Kayıtlarımıza baktım; bize henüz gelmemişsiniz. Astımla birlikte geniz akıntısı sebebi olarak genellikle sinüzit hastalığını veya burun mukozasınınn hastalıklarını görüyoruz. Size yapılan ameliyatlar bunlara çözüm olmayabilir. Endoskopik takiplerle akıntıyı ve kaynağını belirledikten sonra, tani teşhise göre tedaviyi belirlemek en doğrusudur. Çaresi olup olmadığı da bu şekilde anlaşılabilir.

KBB Uzmanı Dr. Atilla Şengör Olarak sağlığın ne derece önemli olduğunun bilincindeyim. Bu konuda siz değerli okurlarımın sorularına cevap vermek, yaşadığınız rahatsızlıkların çözümünde yardımcı olabilmek adına her yoruma özenle cevap vermekteyim. Yorumlarınıza cevap verildiğinde belirtmiş olduğunuz mail adreslerine bilgi maili düşmektedir.

Bu site MFC Teknoloji tarafından yapılmıştır.