GENİZ AKINTISI

geniz akıntısı öksürme

Geniz akıntısı nasıl oluşur?

Geniz akıntısı aslında her insanda bulunan bir akıntıdır. Burnumuz içinde günde 1-1,5 litre kadar üretilen mukus salgısı, burun boşluğunun arkasına yani geniz bölgesine doğru ilerler; buradan boğaza indiğinde yutkunarak bunu temizleriz. Normal şartlarda bu olanları hissetmeyiz. Mukus adını verdiğimiz bu jel kıvamlı salgının görevi, burun içerisini örten mukozayı nemlendirmek ve temizlemektir. Bu şekilde burun ve sinüs boşluklarımız, buruna giren tozlardan, polenlerden, yabancı maddeler ile birikintilerden arındırılır. Ancak bazı hastalıklar ve çeşitli koşullar geniz akıntısı miktarında artışa yol açabilir. Ayrıca geniz akıntısının kıvamında koyulaşma ve yoğunlaşma da olabilir. İşte bu durumlarda geniz akıntısı hissedilir ve rahatsız edici hale gelebilir.

Geniz akıntısı hastalarının çoğunda altta yatan, burun içi ve sinüslerle ilgili bir sorun vardır. Ayrıca salgıları yoğunlaştırabilen bazı ilaçların kullanımı, inflamatuvar hastalıklar, hormonal durumlar, mevsim geçişleri, ısı değişimleri, sigara içilmesi ve az su içilmesi gibi pek çok ilişkisiz gibi görünen durum da geniz akıntısını etkiler. Geniz akıntısı ve nedeni uzun sürdüğünde, burun içerisindeki dokularda bozulmalar ve şişmeler meydana gelebilir; belirtilere burun tıkanıklığı da eklenebilir. Sonuçta bunlar da geniz akıntısını arttırabilir ve adeta bir kısır döngüye girilir.

Geniz akıntısının belirtileri nelerdir?

Geniz akıntısı hissedilir bir belirti haline geldiğinde, bu daha çok boğaz bölgesinde balgam hissi ile sık sık boğaz temizleme isteğine neden olur. Balgam çıkarma ve tükürme hastayı toplumda güç durumlara düşürür. Geniz akıntısının neden olduğu öksürük ve boğazda gıcık hissi oldukça rahatsız edicidir. Yoğun akıntı boğaza indiğinde, nefes borusuna kaçmaması için refleks ya da istemli olarak öksürük olur. Öksürük balgamlı olabileceği gibi kuru da olabilir. Bu tip öksürükler nedeniyle bazı hastalarda öğürmeler, mide bulantısı ve kusma gibi ek yakınmalar dahi görüyoruz.  Geniz akıntısı belirtileri bazen burun tıkanıklığı, yüz bölgesinde dolgunluk, baş ağrısı ve hapşırma ile de beraber olabilir. Bu gibi durumlarda sinüzit hastalığı veya alerjik nezle ile ilişkili olduğuna sıkça rastlıyoruz. Geniz akıntısı hastalarının diğer yakınmaları arasında tekrarlayan boğaz sorunları, faranjit, kulak iltihaplanmaları, bronşit ve astım gibi hastalıklar da olabilir. Zira geniz akıntısı, bu hastalıkları tetikleyen veya tedavisini güçleştiren etkenler arasındadır.

Geniz akıntısının yaşla da ilgisi vardır (old man's drip). Burun içi mukoza örtüsünün yaşlanmayla değişmesi, geniz akıntısını arttırabilir. Hafif ısı değişimlerine yaşlı burunlar daha hassastır. Ayrıca akıntılar herhangi bir yiyecek veya özellikle baharatlı yendiğinde de tetiklenebilir.

Geniz akıntısı ile karıştırılan durumlar var mıdır?

Burada üzerinde durmak istediğim bir konu daha var. Bazı hastalarda geniz akıntısı olmadığı halde "akıntı varmış hissi" olabiliyor. Tekrarlayan endoskopik muayenele ve takiplerle bu hastaları, gerçekten geniz akıntısı olan hastalardan ayırdedebiliyoruz. Akıntı olmadığı halde hissinin bulunması, çeşitli boğaz-geniz kitleleriyle, yaşlılıkla, inflamatuvar hastalıklarla veya psikolojik rahatsızlıklarla ilişkili olabiliyor. Bu hastalarda ileri araştırma ve tetkikler yapmak ve ilgili branşlara yönlendirmek gerekebiliyor.

Reflü hastalığı da hatalı bir şekilde geniz akıntısı gibi hissedilebilir. Mide asidinin boğaz ve gırtlak bölgesinde yaptığı tahriş nedeniyle, hastalar boğazlarındaki bu hissi geniz akıntısıymış gibi algılayabilir. Burun ve genizde, rutin yaptığımız endoskopik muayene sırasında, gerçek bir geniz akıntısı varsa bunu zaten görebiliyoruz. Gırtlak bölgesinin endoskopisinde de asit kaçağının (reflü) etkileri (interarytenoid pakidermi) saptanabilir. Hastaların bazılarına, yemek borusu-mide endoskopisi yapıldığı halde reflü hastalığı (laringofaringeal reflü) olmadığı söylenmiş olabiliyor. Oysa pHmetri kateteri takılmamış ve diğer araştırmaları tamamlanmamış hastalarda, reflü tanısı konulamamış olabilir. Reflü hastalarında ilgili branşlar tarafından araştırmaların tamamlanması ve hastalık saptanırsa en az 3-4 ay tedavi görmeleri gerekmektedir.

Geniz akıntısının çözümü var mıdır?

Geniz akıntısını endoskopik değerlendirme sırasında görerek saptadığımız hastaların çoğunda çözüm sağlanabilir. Bu akıntının çözümü için önce geniz akıntısının nedenini belirlemek gerekir. Hasta ile uzun uzun konuşarak, yakınmasının süresi ve ilgili tüm durumlar etraflıca öğrenilmelidir. Geniz akıntısının birden fazla nedeni olabildiğinden, her ayrıntı bilinmelidir. Muayene sırasında geniz akıntısının kaynağı önce burunda aranır. İnce endoskoplarla yaptığımız burun içi muayenesinde elde ettiğimiz bulgular çok önemlidir. Burun boşluğu, sinüs kanallarının açıldığı bölgeler ile geniz bölgesinin tamamını bu optik-kameralı muayenede inceleyebiliyoruz. Bu şekilde geniz bölgesindeki akıntıyı, kaynaklandığı sinüs bölgesini, mukoza örtüsünün sağlığını, alerji olup olmadığını ve buna yol açan burun kaynaklı pek çok hastalığı doğrudan görüp, teşhis edebiliyoruz. Yani kısacası eğer geniz akıntısının nedeni/nedenleri doğru belirlenirse, elbette geniz akıntısını önlemek ve tedavi etmek olanaklı oluyor.

Geniz akıntısı muayeneler sırasında görülmeyen, sadece akıntı hissi olan hastaların tedavisinde benim faydam olmayabiliyor. Gerçek bir geniz akıntısı söz konusu olmadığı için, bu hasta grubunu olası durumlara göre başka branşların araştırma ve tedavilerine yönlendirmek gerekli olabiliyor.

Geniz Akıntısı Sebebi Olarak Polipli Sinüzit

Geniz akıntısı ameliyat gerektirir mi?

Geniz akıntısı olan hastalarda önce mutlaka bazı ilaç ve spreylerle tedavi uygularız. Burun işleyişinin desteklenmesi ve düzeltilmesi sayesinde çoğu vakada geniz akıntısında azalma görülür. Bunun için burnun çeşitli tuzlu su karışımları ile yıkanması da oldukça faydalıdır. Tüm bu uygulamaların doktor önerisi ile yapılması ve bulgulardaki değişimlerin endoskopik muayeneler ile takip edilmesi çok önemlidir. Yani tedavi verildiğinde, sonuç alınana kadar hastanın düzenli olarak kontrollerine gelmesi gerekir. Düzelme olması halinde tedavi sonlandırılabilir; düzelme olmaması halinde tedaviye eklemeler yapılır veya bir sonraki adıma geçilebilir. Bol su içilmesi, sigaranın azaltılması/bırakılması çok etkilidir; geniz akıntısının yoğunluğunun azalmasını sağlar. Sinüzit hastalığı ve alerjik nezle varsa, bunların da belirlenmesi ve tedavi edilmeleri gereklidir.

Geniz akıntısına yol açan neden sinüzit veya burun eti büyümesiyse ve bu durumlar uzun süreli ilaç tedavileri ile düzelmiyorsa, bu hastalıkların ameliyatla tedavisi sayesinde geniz akıntısını çözüme ulaştırabiliyoruz. Sinüzit hastalığının ameliyatla tedavisinde, endoskopik görüntü altında hassas araçlarla yaptığımız milimetrik çalışmalarla, sinüs kanallarının salgı akış yollarını düzenleyebiliyoruz. Bu ameliyata endoskopik sinüs cerrahii diyoruz. Yapısı bozulmuş ve aşırı büyümüş burun etlerinin küçültülmesi de solunum yollarının açılmasında ve burun işleyişinde düzelme ile beraber, geniz akıntısının tedavisinde önemli rol oynayabiliyor. Ancak bunların hiçbiri, hastaların tabiriyle, "geniz akıntısı ameliyatı" değildir. Yapılan her tedavi ve uygulama geniz akıntısının sebebine yöneliktir. Zira geniz akıntısı bir hastalık değil, bir belirtidir.

Geniz akıntısının tedavisi ne kadar sürer?

Geniz akıntısının tedavi süresi farklı farklı. Geniz akıntısının nedeni örneğin bir nezle veya grip ise, genellikle 5 ila 10 gün sürelik bir tedavi ile düzelir. Akut iltihaplı sinüzitlerde 10 ila 14 gün tedavi uygulanır; bazen basamak tedavisi ile süre uzatılabilir. Kronik sinüzitlerde bazen aylar süren tedavi gerekli olabilir. Kronik hadiselerde genellikle burun işleyişi bozulmuş olduğu için, bu tip mukoza sorunu olan hastalarda en az 3-4 hafta yıkama ve kortizonlu spreylerle tedavi vermeyi ve endoskopik takipler yapmayı tercih ederiz. Bu tedavi ve takipler ile geniz akıntısı tamamen ortadan kalkabilir. Tedaviden kısmi olarak fayda görenlere bir süre daha tedavi verir ve düzelene kadar takip ederiz. İlaçlarla tedaviden hiç fayda görmeyenlerde sinüs boşluklarının ve kanallarının durumunu görmek için sinüs tomografisi gibi görüntüleme yöntemlerine başvururuz. Sinüslerde anatomik veya işlevsel sorunlar varsa, operasyon ve benzeri ileri tedavileri planlayabiliriz. İlaçlarla tedaviden fayda görmeyen hastalarda yapılacak bir sinüzit ameliyatının ortalama süresi 1 saattir. Ancak operasyon sonrası pansumanlar 1-3 hafta, takipler ise 2-6 ay kadar sürebilir. Özel bir sinüzit tipi olan polipli sinüzit hastalarını, operasyon sonrasında bir kaç sene, yılda 1-2 defa görmemiz gerekir.

Geniz akıntısının sinüzit ile bağlantısı nedir?

Akut sinüzitlerde sinüs boşlukları iltihapla doludur ve sinüs kanallarından burun boşluğuna iltihap akışı olur. Burun boşluğundan da genize ve boğaza sarı-yeşil renkli balgam gelişi olur. Üst solunum yolu infeksiyonlarında hissedilen burun-geniz akıntısı bu şekildedir. Bu durum sıklıkla bir nezle-gribi takiben ve kırgınlık ile ateş gibi hastalık belirtileri ile birliktedir. Bu hastalar, geniz akıntılarının günler veya haftalardır olduğunu söylerler.

Kronik sinüzitli hastalar ise geniz akıntılarının aylardır veya yıllardır olduğunu ifade ederler. Buradaki akıntılar genellikle iltihaplı değildir. Sinüs ve mukoza işleyişindeki bozukluk nedeniyle yoğun jel veya uhu gibi yapışkan; grimsi, bazen beyaz ve şiddeti dönemsel olarak değişen bir geniz akıntısı olur. Örneğin yazın kronik sinüzit hastaları kuru-sıcak hava ve tuzlu deniz suyu ile oldukça rahatlarlar. Kış mevsimi ve hastalıklarla beraber yakınmalar şiddetlenir.

Geniz akıntısına yol açan sinüslerle ilgili bir diğer durumda sinüzit hastalığı yoktur, fakat bir salgı kısırdöngüsü vardır. Olağan koşullarda sinüsün doğal deliğinden akıp gitmesi gereken mukus salgısı, diğer bir delikten sinüse geri döner durur. Aksesuar ostium salgı kısırdöngülerinde, ilaç ve sprey tedavileri sırasında iyiye giden, fakat tedavi kesildiğinde tekrar başlayan inatçı bir geniz akıntısı olur. Bu tip aksesuar delikler normalde de olabilir, yani yapısal olarak bulunabilir ya da eski tip sinüzit ameliyatları sırasında açılmış olabilir. Bu delikler ince kesitli sinüs tomografisinde bazen görülebilir. Ama mukus salgısının sinüsün doğal kanalından çıkarak, aksesuar delikten sinüsün içerisine döndüğünü endoskopik muayenede görmemiz, kesin teşhis için en önemlisidir. Bunun için orta sinüs pasajına (orta meatus) girerek değerlendirmemize olanak sağlayan ince pediatrik optiklerin varlığı (2,7mm çaplı) ile bu endoskopik muayeneyi yapabilmek ve bulguları yorumlayabilmek için de deneyim çok önemlidir.

Geniz akıntısını önlemenin yolları nelerdir?

Geniz akıntısı önlemenin yollarından biri bol bol su içmektir, günde en az 2-2,5 litre su içilmelidir. Sigara içilmemesi ve tozlu-dumanlı, hava kirliliği olan ortamlardan uzak durulması gerekir. Hastaların burunlarına tuzlu su spreyleri veya solüsyonları kullanmaları faydalıdır. Burada burun yıkamanın önemini bir kez daha vurgulamak gerekir. Alerjik nezlesi olanların alerjenlerle teması azaltmak için önlemler alması gerekir. Dönemsel olarak doktor kontrolünde alerji tedavileri kullanılabilir. Diğer yandan burun mukozasında ve işleyişinde bozulmaya neden olan esas hastalıklar belirlenmişse, bu durumda artık önlem almak değil, bunların tedavisine başlamak gerekir.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar
Yorumlar
  • kullanıcı icon
    ERDAL 26.02.2021 10:19:29

    Hocam geçenlerde yazmıştım sağlık personeliyim. Cevap vermiştiniz Akut enfeksiyonlarda burun yıkama yapılması, enfeksiyonun diğer sinüslere yayılmasına sebep olabilir. Bunun yerine püskürtme deniz suyu spreyler tercih edebilirsiniz. Demiştiniz ama o zamana kadar ben yapmıştım şimdi çok zor durumdayım lütfen yardımcı olur musunuz 3 KBB doktoruna gittim herşey normal diyorlar üst ön damakta tuz tadı var hocam sol sinüs diş hekimimde KBB hocaları da dolu dedi hiç birşey kullanmıyorum şuan hayat zindan oldu ağzım bir kilo tuz dolu lütfen mailden yazışmamız mümkün mü?

    • kullanıcı icon
      ATİLLA ŞENGÖR 27.02.2021 09:59:32

      Erdal Bey geçmiş olsun; deniz suyu spreyler tedaviye destek amaçlı olarak, iltihaplı salgıların burundan temizlenebilmesi ve burun içindeki özdemi azaltması için kullanılır. Ancak iltihabın kurultulması, yoğunluğunun azaltılması ve mikroba karşı esas "tedaviler" ile birlikte uygulanması gerekir. Hastalığı endoskopik muayene ile görerek teşhis ettikten sonra tedaviyi belirliyorum. Yazışarak size faydam olmayacağı gibi, hatalı sonuçlara da yol açılabilir.

  • kullanıcı icon
    NACİYE T 25.02.2021 10:24:20

    Hocam merhaba ben 15 yıl önce geniz eti ameliyatı oldum bende normal insanda olan geniz akıntısından iki kat fazla olduğunu söyledi doktor hiç bir tedavi vermemiş ti son bi kaç yıldır neden kaynaklandığını bilmiyorum gece uykumdan uyanıyorum boğazında yoğun sıvı ağzında kuruluş üst damağımda sanki yapıştır balgam var bitmek bilmeyen bu henüz akıntısı mi yoksa başka bi rahatsızlık mi lütfen yardımcı olun teşekkür ediyorum iyi çalışmalar diliyorum

    • kullanıcı icon
      ATİLLA ŞENGÖR 27.02.2021 09:54:10

      Naciye Hanım geçmiş olsun, geniz akıntısı ve bununla ilişkili burun-sinüs sorunları, bu tip durumlarda öncelikli araştırmamız gereken durumlardır. Endoskopik muayenenizi yaparak bu araştırmaların ilk adımını atmış olacağız.

  • kullanıcı icon
    GÜLAY K 22.02.2021 23:11:25

    Hocam geniz ve yutak arasında kist vardı ameliyat oldum alerjik bir yapım varmış sağ sinüslerm doğuşştan eksikmiş demiştiler sürekli akıntı vsr bslgfm yapıyor sigara içiyorum malesef dr sadece alerji için bi sprey verdi 2 yıldır böyle lütfen artık geniz akıntısına bir çözümmm

    • kullanıcı icon
      ATİLLA ŞENGÖR 23.02.2021 12:01:12

      Gülay Hanım, alerji, sinüs hastalığı ve sigara kullanımı geniz akıntısına yol açan durumların ilk sıralarında yer alır. Alerji ile ilgili bir Alerji Uzmanı ve sinüs hastalığı konusunda bizler yardımcı olabiliriz. Fakat sigara içildiği sürece, verilen tedavilerin etkisini göremeyebilirsiniz.

  • kullanıcı icon
    ŞAHİN H 22.02.2021 21:14:47

    Hayırlı akşamlar hocam ben her kış geldiginde öksürük başlıyor alarjik gibi ne varsa bogazda var kuru öksürük bunalınca gülünce şidetleniyor.ne içtiysem faydasi yok sicak içince rahatlatiyor ama sonra gene bašliyor gece yatinca yok hiçbiśey teśśekür ederim

    • kullanıcı icon
      ATİLLA ŞENGÖR 23.02.2021 11:58:32

      Şahin Bey geçmiş olsun; gıcık öksürüğü yapabilecek çok olasılık var. Alerji bunlardan biridir; ama ilaç kullanımları, alışkanlıklar, sıvı alımı, genel sağlık, reflü, akciğer veya burun-sinüs hastalıkları gibi durumlar da buna sebep olabilir. Sizdeki durumun geniz akıntısıyla ilişkisini araştırarak, burun-sinüslerde bir durum varsa, bunu teşhis edip yardımcı olabilirim.

  • kullanıcı icon
    KENAN 22.02.2021 13:54:06

    Atilla hocam selamlar. Bende boğaz akıntısı var. Köpüksü, jelimsi, rengi temiz kan veya koyu sarımsı renk yok. Miktar akşam uyku döneminde artıyor ve beni uyandırıyor. Bu akıntı bademcik de tahriş eder ve ağrı yaparmı. Boğaz bölgesinde aft benzeri şeylerin oluşumuna sebep olurmu? Cevabınız için teşekkür ederim.

    • kullanıcı icon
      ATİLLA ŞENGÖR 23.02.2021 11:55:18

      Kenan Bey Merhaba, akıntılar iltihaplı veya asidik özellikte değilse boğazı tahriş etmeleri beklenmez. Bu tip durumlarda tahriş genellikle hastanın boğazını temizlemeye çalışması nedeniyle olabilr. Boğazını adeta kazıyarak tükürmeye çalışan hastalar oluyor. Ama geniz akıntısı ile eşzamanlı genellikle burun tıkanıklığı (ağız solunumu) da olur. Bunların hepsi boğaz sağlığını bozabilir ve direncini düşürebilir.

  • kullanıcı icon
    EMEL 21.02.2021 09:18:33

    Atilla bey merhaba ben 1 yil once sinizut ameliyatı oldum bu 1 yıl içinde tat kokum hiç gelmedi burnumda polipler olduğu söylendi ilaç tedavi yapıldı alerjik astımimda var geniş akıntısı hiç geçmiyor burnumu simkiramiyorum kulaklarım tıkanıyor ve basim dönüyor bir kaç saniye baş ağrısı sürekli var yine en başa döndüm burnundaki koku kaybı gelir mi....

    • kullanıcı icon
      ATİLLA ŞENGÖR 21.02.2021 11:59:36

      Emel Hanım Merhaba, koku bölgesini polipler engelliyorsa, bunlar ortadan kalkmadan koku bölgesi açılmaz ve koku alınamayabilir. Polipli sinüzitlerde ameliyat olunsa da tedavi ve takiplerin düzenli olarak sürdürülmesi gerekir. Hastalığın tedavisiz geçen süreleri uzadıkça, kronik sinüzitlerde, koku duyusu zamanla geri dönüşümsüz şekilde azalabiliyor veya geri gelmeyebiliyor. Belirli aralıklarla, düzenli olarak muayene ve kontrollere gelebilecekseniz, sizin tedavi ve takiplerinizi yapabiliriz.

  • kullanıcı icon
    YÜKSEL . 19.02.2021 11:01:58

    Hacam selamın aleyküm benim boğazımda balgam oluyor balgam bogazımı yakıyor balgam çıkarınca rahatlıyorum çok doktorlara gittim farancit dediler çok ilaç kullandım çare yok şimdi günde 2 kaşık zeytin yayı içiyorum ve burnumda damlatiyorum rahatlıyorum gibi ne yapmam lazım 11.9.2020 den beyanı rahatsızım not sabahları uyanınca boğazımda kuruluk hissediyorum balgam yok az sandım oluyor saygilar

    • kullanıcı icon
      ATİLLA ŞENGÖR 19.02.2021 17:56:35

      Yüksel Bey geçmiş olun, balgamın kaynağı akciğer veya burun-geniz olabilir. Burun-geniz bölgesinden gelen akıntıları endoskopik muayene ile görmeye çalışıyoruz. Buna göre benim branşımla ilgili bir hastalık saptadığımda tedavisini yapabiliyorum. Ama akciğer kaynaklı veya başka nedenleri varsa, ilgili branşlara sizi yönlendirebilirim.

  • kullanıcı icon
    MERVE 19.02.2021 01:09:27

    Hocam merhaba benim yıllardır geçmek bilmeyen alerjik rinitim ve buna bağlı geniz akıntım var.Yaklaşık 5 ay kadar ilaç tedavisi gördüm fakat hiçbir fayda göremedim.Bir yıldır da hiç ilça kullanmadım.Kokuya sebep oluyor ve bu beni çok fazla rahatsız ediyor ,yaşım daha cok genç.Bunun bir çözümü yok mudur lütfen yardımcı olun

    • kullanıcı icon
      ATİLLA ŞENGÖR 19.02.2021 17:50:18

      Merve Hanım, alerjik nezlenin ileri tedavilerini Alerji Uzmanları yapabilir. Ancak sonuç alınamayan durumlarda geniz akıntısına yol açan diğer durumları da düşünmek gerekir. Bu aşamadaysanız, burun-sinüs hastalıklarının endoskopik takiplerle araştırması için siz de bir gün gelebilirsiniz.

  • kullanıcı icon
    ILKNUR 18.02.2021 00:52:53

    Dr bey benimde aynı şikayetim var ama ben ameliyat oldum şiddetli öksürdükten sikayetciydim burnumda et olduğu içinde ameliyat ettiler birde kıkırdak çatlak vardı üç sene oldu şuan yine öksürük başladı ve hala geniz akıntısı var çok varmış doktora da göründüm en son artık çok fazla kan gelmeye başladı geniz akıntısı gibi geldi kan yutkunamıyodum öksürüyordum ve öksürükle ağzım kan doluyodu ne yapmam gerekiyo aşırı derece öksürüyorum kafamı yastıkta kaldırınca başlıyo akşama uyuyunca dahi sürekli öksürüyorum lütfen banada yardımcı olun

    • kullanıcı icon
      ATİLLA ŞENGÖR 18.02.2021 13:29:44

      İlknur Hanım geçmiş olsun. Yazdıklarınıza göre öksirikle kan gelmesi akciğer kaynaklı da olabilir, burun geniz-kaynaklı da olabilir. Bu denli kan gelmesi varsa sizin vakit kaybetmeden özellikle bir hastaneye gitmeniz ve araştırmalarınızın yapılması gerekir. Tehlikeli bir durum olabilir.

  • kullanıcı icon
    ERDAL 15.02.2021 16:40:14

    Hocam Sağlık Personeliyim. Babamı covid den 2 ay önce kaybettik o günden sonra Yaklaşık 1.5 aydır İltihaplı sarı renkli geniz akıntısı problemim var. Burnumda tıkalı değil ama akıntı yok hocam sumkurmek ile de gelmiyor. Bu sabah kalktığımda genzimi temizlediğimde tükürükte az biraz kan gördüm ve burnumda da hafif kanama vardı. Sağ kulağım ara ara ağrı yapıyor. Ağzımın tadı değişik hocam tarif edemiyorum. Gün içerisinde sürekli genzimi temizleme isteğim oluyor ve akıntı koyu ve sarımsı olarak geliyor. Son 3 hafta içinde 2 kutu a.u.g.m.e.n.t.i.n 1000mg, si.üs ri.se yıkama seti, n.ac 600 ve maj.zik sprey kullandım. Fakat fayda etmedi. Sinüs tomo çekildi. Takip ediyorum sizi hocam fakat farklı ilde olduğum için şuan gelme şansım yok. Önerileriniz olabilirmi? Rica etsem. Çok teşekkür ederim.

    • kullanıcı icon
      ATİLLA ŞENGÖR 15.02.2021 20:38:02

      Erdal Bey başınız sağolsun ve geçmiş olsun. İltihaplı sinüzitlerde bahsettiğiniz antibiyotik 1. basamak tedavide yer alır ve etkinliği, antibiyotik direnci nedeniyle 60% ların altına inmiş durumdadır. Bu durumda c.l.a.r.i.t.h.r.o.m.y.c.i.n etken maddeli diğer 1. basamak veya 2. basamak olan c.e.f.u.r.o.x.i.m.e a.x.e.t.i.l etken maddeli antibiyotikler 10 günden az olmamak koşuluyla uygulanabilir. Beraberinde (sağlık durumunuza göre) dekonjestan hap ve spreyler kullanılabilir. Bunlar, endoskopik muayene bulgularına göre başlanır ve yine endoskopik bulgulardaki düzelme görülerek sonlandırılmalıdır. Akut enfeksiyonlarda tomografi çekilmez; endoskopik değerlendirme ile teşhis konur. Akut enfeksiyonlarda burun yıkama yapılması, enfeksiyonun diğer sinüslere yayılmasına sebep olabilir. Bunun yerine püskürtme deniz suyu spreyler tercih edebilirsiniz. Yıkamayı iltihaplı dönem geçtiğini endoskopla gördükten sonra kullanabilirsiniz. Son olarak pandemi dönemi olduğu için, tüm solunum yolu infeksiyonlarında covid-19 düşünmek gerekir ve test yapılması önerilir. Tekrar geçmiş olsun

Bu site E-Web Site Tasarım tarafından yapılmıştır.