Tükürük Bezi Taşı Tedavisi

Tükürük bezi taşı tedavisi yani tıbbi adıyla sialolitiazis tedavisini günümüzde tükürük bezi kanalları içerisinden çok ince endoskoplarla çalışarak yapıyoruz. Dünyada 1990 yılından, ülkemizde ise 2004 yılından beri uyguladığımız ve öncülüğünü yaptığımız sialendoskopi yöntemi, ilerleyen tıbbi ve optik teknoloji ile beraber, gün geçtikçe çıkartılması imkansız sanılan, genellikle ameliyatla bezinin alınması önerilen hastaların taşlarını çıkartabilmemize olanak sağlamıştır. Tükürük bezi taşlarını sialendoskopi ve yardımcı tekniklerle çıkarma başarımız 85% dolaylarındadır.

Tükürük kanallarının çapları 2-3 mm kadardır. Ağız içerisine açıldıkları noktalar ise iğne ucu kadardır (0,1 mm). Bu nedenle çok küçük taşlar dahi tükürük kanalını tıkayabilir; yanak veya çene altında şişmeye yol açabilir. Diğer bir deyişle 2 milimetreden küçük taşlar da, 3-4 santimetre çapına ulaşmış büyük bir taş da hastanın tükürük bezini şişiren neden olabilir. Çene altı veya yanak tükürük bezleri tekrar tekrar şişen hastalarda genellikle ilk başta tükürük kanalını engelleyen bir taş olduğunu düşünürüz. Taşların yaklaşık 40%’ı filmlerle görülemeyebilir. Günümüzde bu tip durumların en doğru teşhis yöntemi de sialendoskopidir. Tükürük bezi taşını doğrudan gözle görmemizi sağlayan sialendoskopinin yerini başka hiç bir tetkik tutamaz.

Tanısal amaçlı tükürük bezi endoskopisi ile tükürük kanalını tıkayan hastalığın ne olduğunu görüyoruz. Eğer bu bir taş vakası ise taşın konumu, boyutları, adedi ve çıkartılıp çıkartılamayacağını belirliyoruz. Diğer bir deyişle, herhangi bir tükürük bezi taşının çıkartılıp çıkartılamayacağı ancak sialendoskopi sırasında görülerek anlaşılabilir. Taşların büyük olması da çıkartılamayacağı anlamına gelmez. Zira tükürük bezi kanalı içinden taşa tümüyle ulaşılabiliyorsa, taşı kırıp parçalar halinde çıkartabiliyoruz. Bu şekilde 2,5-3 santimetre çaplı çok büyük taşları bile çıkartabiliyoruz. Taş kırma yöntemi vakaların yaklaşık 80%’inde gerekli olmaktadır. Taş kırma olmadan yalnız 3-4 milimetre kadar küçük taşlar tutularak çıkartılabilir. Buna rağmen bazen 2,5-3 milimetre çapındaki küçük tükürük bezi taşları bile, taş eğer dar bir kanalda sıkışmışsa, kırma işlemi yapılmadan çıkmayabilir. Küçük taşlar 5-10 dakikada alınabilirken, büyük taşlarda 4-5 saatlik çalışma yapmak gerekli olabilir. Tükürük bezi endoskopisi (sialendoskopi), sialolitiazis (tükürük bezi taşı) başta olmak üzere, tükürük kanallarındaki darlıkların ve diğer kanal hastalıklarının teşhis ve tedavisinin günümüzdeki en gelişmiş yoludur.

Girişimsel sialendoskopi ile boyutları uygun olan, kanal içerisinde serbest dolaşan taşları forseps ve sepet (basket) adı verilen çeşitli araçlarla tutup çıkartabiliyoruz. Bu araçlarla tutulamayacak büyüklükteki taşları da kanal içerisinde kırdıktan sonra parçalar halinde çıkartabiliyoruz. Bu yöntemlerin tek koşulu, kanal içinden taşa ulaşabilmektir. Tükürük bezi taşı kırma konusunda başarı oranı 80% dolaylarındadır. 20% başarısızlık olasılığı ise bazı kırılmayacak sertlikteki taşlara, kanala gömülü tükürük bezi taşlarına, ya da tükürük bezinin uç dallarında olan taşlara (yani bezin içindeki ulaşılamayan taşlar) bağlıdır. Yine de bu gibi durumlarda bile sialendoskopik yaklaşım sırasında tükürük kanalını genişletmek ve kısaltmak gibi uygulamalar yapabildiğimiz için, bu tip taşların zaman içerisinde kendiliğinden düşme olasılığını arttırabiliyoruz.

Sialendoskopi, ileri endoskopi becerisi ve sialendoskopi üzerine yoğun eğitim almış uzmanlarca yapılabilen ileri teknolojik bir tanı yöntemidir. Sialendoskopi sırasında müdahale yapabilmek için, örneğin tükürük bezi taşı kırma gibi bir tedavi yapabilmek için, hekimin lazer ya da havalı taş kırma (pnömatik litotripsi) yöntemlerini kullanabiliyor olması, bu cihazların ekipmanları arasında bulunması ve sialendoskopik kullanım için uyarlanmış olması gerekiyor. Sialendoskopi yönteminin ülkemizdeki öncülerinden olan Dr. Atilla Şengör’ün tükürük bezi taşı kırma yöntemi üzerine hazırlanmış olan videosunu aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.

Tükürük bezi taşı kırılması

Tükürük Bezi Taşı Nedir?

Tükürük bezi taşları, tükürük kanallarını tıkayabilen kalsiyum içerikli yapılardır. Tıptaki adı sialolithiasis, sialolitiazis veya kalküldür. Tükürük salgısının yoğun olması, tükürük akışındaki bazı sorunlar veya çeşitli hastalıklar nedeniyle oluşan kalsiyum birikintileri zamanla bir taşa dönüşebilir ve bu da büyüyebilir. Tükürük bezi taşları tek ya da birden fazla sayıda olabilir ve bunlar tükürük bezi kanalını tıkayabilir. Tükürük kanalı tıkanmasının en tipik belirtisi yanakta veya çene altında şişme olmasıdır. Bu şişmeler özellikle yemek yerken tekrarlamaktadır.

Tükürük bezi taşları 1 milimetre kadar küçük de olabilir, 7 santimetre çapına da ulaşabilir. Tükürük bezi taşlarının her sene ortalama 1mm kadar büyüdüğünü biliyoruz. Taşlar büyüdüğünde tükürük kanalının duvarına yapışabilir hatta kanal içine de gömülebilir. Dolayısıyla erken evrede sialendoskopi ile çıkartılabilecek bir taşın tedavisi eğer geciktirilirse, ameliyatsız çıkartılma olasılığı düşebilir. Geçmişte tükürük bezi taşı tedavisinde, bunlardan ağız içinde ele gelenler bir kesi yardımıyla çıkartılmaya çalışılırdı (tükürük bezi taşı ameliyatı, sialodokotomi). Bu işlemin olanaklı olmadığı hastalarda tükürük bezi taşının kendiliğinden düşmesi beklenirdi. Fakat iltihaplanmalar sıklaştığında ve hastanın tahammülü kalmadığında, ameliyatla bezin alınması gündeme gelirdi. Günümüzde artık tükürük bezi taşlarının teşhisi ve tedavisinin her aşamasında önce mutlaka sialendoskopi yöntemini kullanıyoruz.

Tükürük Bezi Taşlarının Yapısı Nedir?

Çoğu tükürük bezi taşının bileşiminde kalsiyum fosfat ve daha az hidroksiapatit yapılı karbonatlar vardır. Bunlar magnezyum, çinko, amonyak, potasyum tuzları ve organik maddelerle birleşerek tükürük bezi taşlarını oluştururlar. Yanak (parotis) tükürük bezinde 50%, çene altı (submandibuler) tükürük bezinde 20% oranında bulunan organik maddelerin kaynağı ise glikoproteinler, mukopolisakkaritler ve hücre artıklarıdır. Organik bileşen ne kadar yüksekse tükürük bezi taşlarının filmlerde görülmesi olasılığı o kadar düşüktür. Buradan çıkartılabilecek bir sonuç olarak: Tomografi ve röntgen gibi X ışını kullanan görüntüleme yöntemleri veya ses dalgaları kullanan Ultrasonografi gibi yöntemlerde, taşların boyutları gerçekte olduğundan daha farklı görülebilir. Örneğin tetkiklerde 5mm olduğu belirtilen bir taş, sialendoskopide 1,5cm olarak karşımıza çıkabiliyor. Hatta görüntüleme yöntemleri ile sialolitiazisi (taşı) olmadığı söylenen vakalarda, sialendoskopi sırasında tükürük bezi taşı ile karşılaşabiliyoruz; bazen tam tersi de olabiliyor. Sialendoskopi taşları ve boyutlarını doğrudan görebilmemizi sağlıyor.

Tükürük Bezi Taşı Belirtileri Nelerdir?

Tükürük bezi taşı olan hastaların tipik belirtisi yemek yerken, ya da yemekten sonra, yanakta veya çene altında şişme olmasıdır. Tükürük salgısı üretildiğinde, tükürük akışını engelleyen bir durum varsa yanak veya çene altı tükürük bezi şişer. Eğer kanal tam tıkalı değilse, tükürük örneğin bir darlıktan ya da taşın kenarından sızabiliyorsa, şişen tükürük bezi bir süre sonra normal boyutlarına iner. Bazı hastalar bu durumu yıllardır yaşadıklarından, ancak tükürük bezleri inmediğinde, şiş kaldığında telaşlanırlar. Tükürük bezi şişmesini ilk defa yaşayan hastalarsa hemen o an telaşa kapılırlar. Hastalar, on binde bir (1/10000) oranında görülen tükürük bezi taşı hastalığını çevrelerindeki kimsede o ana kadar görmemiş oldukları için kime danışacaklarını da bilemezler.

Tükürük bezinde şişme bazen iltihaplı bir atak ile ortaya çıkar. Ancak her iltihaplanma tükürük taşına ya da kanal tıkanıklığına bağlı olmayabilir. Ancak tekrarlayan iltihaplanmaların temelinde tükürük bezi taşını mutlaka düşünmek gerekir. Ağız içi bir müdahale, bir üst solunum yolu infeksiyonu ya da herhangi bir neden olmaksızın tükürük bezinde şişme, ağrı ve kızarıklık meydana gelir. Tıpta akut sialadenit dediğimiz bu iltihaplı tabloda hasta genellikle bir KBB Uzmanı tarafından tedavi edilir. Yapılan tetkikler sonucunda hastaların bazılarında tükürük bezi taşı saptanabilir. Tükürük bezi taşının diğer belirtileri arasında yanakta ya da çene altında gerginlik hissi, tükürük kanalı ağızlarında şişme, yoğun jel gibi ya da iltihaplı salgı, dil altında ya da yanakta taşın hissedilmesi, batma sayılabilir.

Tükürük Bezi Taşı Neden Olur?

Kırılmış tükürük bezi taşları

Kırılmış tükürük bezi taşları

Tükürük bezi taşı oluşumunu açıklayabilecek fikirlerin birincisi, tükürük salgısını üreten bezin hücrelerinde mikro boyutlu bir taşın oluşarak kanala düşmesi, bunun bir çekirdek gibi davranarak çevresinde kalsiyum tabakaları oluşturması ve zamanla büyümesidir. İkinci fikir, yoğunlaşmış bir mukus salgısının (mukus tıkacı) çekirdek gibi davranması ve sialolitiazise yol açması üzerinedir. Bu iki olasılıkta da kanal veya bezin kendisinden kaynaklanan bir çekirdek varlığı söz konusudur. Üçüncü yani sonuncu olasılıkta ise ağızda bulunan organik maddeler, bakteriler, besin maddeleri veya yabancı maddeler tükürük bezi kanalından içeriye girerek taşlaşmaktadır. Elbette bu üç durumda da tükürük salgısı akışının yavaşlamış ve yoğunlaşmış olması tükürük bezi taşı oluşumunu hızlandırabilir. Tükürük bezi taşı tedavisinin bir parçası olarak bu hastalara bol su içmelerini önermemiz bu yüzdendir. Tükürük bezi taşlarının her yıl ortalama 1milimetre kadar büyüdüklerini biliyoruz. Tükürük bezi taşı olan hastalarda sıkça gördüğümüz ortak özellikler arasında az sıvı alınması, sigara içilmesi ve sebzeden fakir beslenme sayılabilir. Sigara tükürük salgısını azaltıp yoğunlaştırmaktadır. Tahıl ve hububatlarda bulunan fitatlar kristalleşmeyi önlerler. Bu gıdalardan fakir beslenen, yani et ağırlıklı beslenenlerde tükürük salgılarında fitatların az bulunduğu bilinmektedir. Bu durum tükürük bezi taşı oluşumunu kolaylaştırır. Tükürük bezi taşları, böbrek taşlarından farklı olarak, serumdaki kalsiyum ve fosfat düzeyleri ile ilişkili değildir. Yani böbrek taşı ya da safra kesesi taşı ile tükürük bezi taşının herhangi bir ilişkisi yoktur. Sialolitiazise yol açtığı bilinen tek sistemik hastalık “Gut hastalığı” dır.

Tükürük Bezi Taşı Tehlikeli mi?

Tükürük bezi taşı kanser gibi korkulacak bir durum değildir. Bunun gelecekte bir kansere dönüşme olasılığı da yok denecek kadar azdır. Tükürük bezi taşı, yanak veya çene altı tükürük bezlerinde mekanik tıkanıklığa bağlı şişme ve iltihaba yol açabilir.Tükürük bezindeki iltihap şiddetli olduğunda tehlikelidir, zira tükürük bezlerinin komşu oldukları boyun bölgesinde çeşitli sinir, damar veya hayati yapılara iltihap yayılabilir. Bunun dışında bezin ameliyatla çıkartılmasının da aynı riskleri vardır. Geçmişte tükürük bezi taşı tedavisinde sadece tükürük bezi taşı ameliyatı önerilirken, günümüzde sialendoskopi yöntemi ile bu hastaları çoğu kez tedavi edebiliyoruz.

Tükürük Bezi Taşı Nasıl Önlenir?

Tükürük bezi taşı olan hastalarda görülen ortak özellikler az sıvı almaları, sigara içmeleri ve sebzeden fakir beslenmeleridir. Böbrek taşlarına özellikle kalsiyum metabolizması ile ilgili hastalıkların yol açtığı bilinir. Ancak tükürük bezi taşları ile ilgili olarak bilinen “gut hastalığı” dışında başka sistemik bir hastalık bulunmamaktadır. Tekrarlayan tükürük bezi iltihaplanmaları ya da inflamatuvar hastalıkları,  tükürük bezinin işleyişini bozabilir ve salgı akışındaki aksamalar tükürük bezi taşı oluşumuna eğilim yaratabilir. Jüvenil rekürran parotit (çocukluk çağının tekrarlayan parotis bezi iltihabı), Sjögren gibi romatizmal hastalıklar ve Radyasyon sialadeniti (Tiroid kanseri nedeniyle radyoiyot tedavisi almış hastalar) aslında farklı hastalıklar olsalar da, bu hastalarda görülen salgılama sorunları nedeniyle eş zamanlı tükürük bezi taşlarına rastlayabiliyoruz. Hastaların bol sıvı almaları ve sigarayı bırakmaları tükürük salgısını olumlu etkiler. Hastaların dengeli beslenmeleri yani özellikle sebzelerde bulunan fitatlar sialolitiazis oluşumunu önleyen maddelerdir. Ancak tükürük bezi taşı oluşmuşsa, teşhis edilmişse veya buna eğilim yaratan durumlar söz konusu ise, mutlaka bir sialendoskopistin görüşünü almak gereklidir. Tükürük bezi taşı oluştuktan sonra, artık önlem almak değil, tedavi ettirmek gereklidir.

Tükürük Bezi Taşı Çıkartılmasında Sialendoskopi Dışında Bir Yöntem Var mıdır?

Ağız içerisinden, kanal ağzına yakın ve elle hissedilebilen taşlarda, kanala ya da taşın üzerindeki ağız mukozasına yapılan bir kesi ile taş çıkartılması geçmişte sıkça uygulanan bir yöntemdi. Bu şekilde körlemesine taş çıkartılsa bile, bunun arkasında, kanalın/bezin diğer bölümlerinde başka bir taş kalıp kalmadığı bilgisi edinilmemiş oluyor. Bu uygulama eğer mutlaka gerekiyorsa, bunu günümüzde yine mutlaka sialendoskopi rehberliğinde yapmayı tercih ediyoruz. Kanalın onarılması (sialodokoplasti) sırasında yine sialendoskopi rehberliği ve kontrolüne ihtiyaç duyuyoruz. Sialendoskop rehberliği olmadığında bu tip kesiler sonrası yapışıklıklar veya kanal darlıkları maalesef azımsanmayacak sayıdadır. Yapışıklıklar nedeniyle tükürük kanalı tamamen kapanmış hastalarda sialendoskopik tedavi şansı da ortadan kalkabilmektedir.

ESWL, yani dışarıdan şok dalga yöntemi ile taş kırma, böbrek taşları olanlarda sıkça kullanılan bir yöntemdir. Bu uygulama tükürük bezi taşlarında da yapılabilir, ancak ülkemizde bu konuda çalışan merkez maalesef çok az sayıdadır. Ayrıca tükürük kanalları çok ince ve ağız içerisine açılan ağzı (0,1mm) çok dar olduğu için, ESWL yöntemiyle parçalanan taşların böbrek taşlarındaki gibi kendiliğinden dökülmesi çok zordur. ESWL sonrasında yine sialendoskopi ile girilerek taş parçalarının tükürük bezi kanalından çıkartılması gerekli olabilmektedir. ESWL şok dalga ile kırma yöntemini, sialendoskopi ile taşı çıkmayan ancak kanalı genişlettiğimiz olgularda, yani sialendoskopiden sonra tercih ediyoruz.

Tükürük bezi taşı tedavisinde kesin çözüm olarak tükürük bezinin ameliyatla alınması olduğunu savunan ekoller de mevcut. Sialendoskopistler için bu tip yaklaşımları böbrek taşı için böbreği almakla eşdeğer görmek olanaklıdır. Günümüzde artık tüm cerrahi branşlarda organ koruyucu yöntemleri tercih ediyoruz. Yani bu konu için, eğer olanaklarımız mevcutsa, bezi almak yerine, taşı çıkartmayı tercih ediyoruz.

Sialendoskopi İle Tükürük Bezi Taşı Kesin Olarak Çıkarılır mı?

Sialendoskopi, yani tükürük bezi endoskopisi çok incelikli bir tekniktir. 1,1 veya 1,6mm çaplı sialendoskoplar içerisinden hem görüş, hem yıkama, hem de uygulama yapıyoruz. Bu şekilde taş kırma ya da taşı tutup çıkarma gibi müdahaleler yapıyoruz. Neredeyse bir kürdan inceliğinde bir araçla çalışarak ortalama 3mm çapındaki kanal içerisinden, büyüklükleri ve sertlikleri değişken olan tükürük taşlarıyla mücadele ediyoruz. Sialolitler kanalda serbest gezinir halde ve kanal çapından küçükse hemen tutup çıkartabiliyoruz. Ancak büyük boyutlu ve sert taşlarda saatlerle çalışmak gerekebiliyor. Ayrıca kanal duvarına yapışık veya gömülü tükürük bezi taşları da var. Bunları ve çok büyük ya da bezin içindeki tükürük bezi taşlarını bazen çıkartabilmek mümkün olmayabiliyor. Tükürük bezi kanalının çapı da önemli, ana kanal eğer endoskopun genişliğinden daha inceyse sialendoskop ile kanala giremek olanaksız oluyor. Neyse ki bu gibi olumsuz durumlar hastaların az bir bölümünde görülüyor. Kısacası sialendoskopi çok teknik ince bir uygulama ve tedavi başarısı pek çok faktöre bağlı. Tükürük bezi taşının endoskopik yolla çıkartılıp çıkartılamayacağını önceden söyleyebilmek maalesef herhangi bir görüntüleme yöntemi ile de mümkün değil. Bunu söyleyebilmenin tek yolu sialendoskop ile tükürük bezi kanallarına girip tükürük bezi taşına veya tıkayıcı hastalık ne ise ona bakıp görmektir. Bununla birlikte tükürük bezi endoskopisinin başarısı ortalama %80 civarındadır. Başarı oranı taş kırma donanımı, gelişmiş güncel sialendoskoplar ve deneyimle doğru orantılıdır.

Taş Çıktıktan Sonra Tükürük Bezi Çalışır mı?

Yapılan bilimsel araştırmaların sonucuna göre, tükürük bezi taşı nedeniyle ameliyat edilmiş hastalarda, tamamı çıkartılan tükürük bezlerinin, en az yarısının normal veya normale yakın olduğu belirlenmiştir. Tükürük bezi kanallarındaki tıkanma açıldığında, tükürük bezlerinin bir tamir sürecine girdikleri ve içlerinde bulunan kök hücrelerin, salgı üreten hücrelere dönüştükleri bildirilmiştir. Dolayısıyla tükürük bezi taşı çıkartıldıktan sonra, azımsanmayacak sayıda hastanın tükürük bezi işleyişinde düzelme olmaktadır.

Bu nedenlerle, tükürük bezi taşı olan hastalarda prensip tükürük bezini koruyarak taşı çıkartmak olmalıdır. Yani tükürük kanallarında tıkanıklığı olan hastalarda günümüzde öncelikli tedavi yöntemi sialendoskopidir. Tükürük bezinin açık ameliyatla alınması ancak son seçenek olarak düşünülmelidir.

Tükürük Bezi Taşı Tekrarlar mı?

Taş sialendoskopik yolla çıkartıldıktan sonra bu durum çok nadirdir. Zira tükürük bezi kanalını sialendoskopi sırasında genişletmiş oluyoruz. İçeride gelecekte taşlaşabilme olasılığı bulunan toz veya salgı yoğunlaşmalarını-birikmelerini de eş zamanlı olarak temizliyoruz. Sialendoskopi ile genişlettiğimiz tükürük bezi kanallarında tükürük akışının rahatlaması sayesinde, sonradan olabilecek birikmeleri de önlemiş oluyoruz. Ancak bu uygulama sonrasında hastanın da tükürük bezi taşına eğilim yaratan durumlara dikkat etmesi gerekli. Sialendoskopi ile tükürük bezi taşı çıkartılan hastaların bol sıvı almalarını, sigara içmemelerini ve dengeli beslenmelerini önermekteyiz.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Tükürük bezi taşı endoskopisi

Yayınlardan seçmeler

Boyunda kitleler

Bademcik taşları

Yorumlar
  1. Hakan  Eylül 3, 2016

    Yemek yerken benimde çenemin arkasına kulağımın ön tarafına doğru birden şişme oldu. Tıkanma olup olmadığını bilmiyorum şuan. Eğer tıkanma varsa bu tıkanıklığın açılması için gereken operasyon masrafı ne kadar doktor bey.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Eylül 5, 2016

      Hakan Bey çene/yanak bölgesinde, kulağın ön kısmında yemek yerken şişme olması Partois isimli tükürük bezinizin kanalını engelleyen bir durum olduğunu düşündürür. Bu gibi durumlarda teşhis ve tedaviyi sialendoskopi yöntemiyle yapıyoruz. Sekreterim eposta yoluyla sialendoskopi fiyatını size bildirecektir.

      cevap
  2. Tuna  Ağustos 13, 2016

    Merhaba Atilla Bey;
    Ben yaklaşık 1 yıldır bu sorundan muzdaribim. Kulak altlarımda ağrı oluyo, ara sıra da şişme oluyo. Ayrıca çenemde bi hassasiyete sebep oluyo ve konuşmakta da zorlanıyorum. 6 ay önce devlet hastanesinde bir doktora göründüm. Ultrason çekildim ve kulağımın altında 2 mm civarında bi taşın olduğunu söyledi. Tedavisini sordum ameliyatla oluyomuş ama risklerinden dolayı yapılamayacağını söyledi. Anlattığınız yöntemi yaptırmayı düşünüyorum. Şehir dışında yaşıyorum. İstanbula gelsem bile kalamam. Ben bu operasyonun max fiyatını bilmek istiyorum. Şimdiden teşekkürler.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ağustos 15, 2016

      Sayın Tuna, sekreterim size sialendoskopik taş çıkartılması ücretimizi iletecektir.

      cevap
  3. Temel terzi  Temmuz 28, 2016

    Mrb doktor bey..yaklaşık 10 yıl önce ağzımda bir kamaşma ile başladı kulak altlarım şiştiği gibi ağzımı açamadım acı verdi..bi süre sonra azaldı.4-5 yıl önce burun eti ameliyatı oldum o doktorum filmler çektirdi ben buna müdahale edemem yüz felci olabilirsin dedi..halen çok fazla olmsmakla beraber ara ara kulak altlarım şişiyor..sigara hiç içmedim bol su tüketirim..ağrı yok..ben tedavinin ücretini öğrenmek istiyorum..saygılar iyi çalışmalar

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Temmuz 28, 2016

      Temel Bey, sialendoskopi çok teknik ve hassas bir uygulama. Tükürük bezi taşı düşündüğüm hastalarıma narkoz altında uygulama yapıyorum. Süresi taşa göre 15dk-3,5 saat arası değişiyor. Günübirlik bir işlem ve riski yok denecek kadar azdır. Eğer şehir dışından geliyorsanız Sialendoskopi sonrası 4-5 gün kalmanız uygun olur. Muayene için geldiğinizde tüm diğer detayları da konuşuruz. Saygılarımla

      cevap
  4. Murat öztürk  Haziran 16, 2016

    Hocam öncelikle verdiğiniz bu değerli bilgiler için çok teşekkür ediyorum benim sorunum sanki tükürük bezimde yara gibi birşey var hissi bundan 2 sene önce kola içtiğimde orası sızlayınca birden çene altında şişkinlik oluştu şimdi de ekşi acı yada başka bi sebeple birşey yiyip içtiğimde şişkinlik oluşuyor önce o yara sızlıyor sonra bez şişiyor ortada görülen yada belirgin bi yara yok yaşım 26 ultrosonda bişey çıkmadı acaba tümör yada taş olasılığı var mıdır gitmediğim yer kalmadı iğne biyopsi de istedim yapmadılar herhalde gerek görmediler Eğer taş olsa her yemek yediğinde şişmesi gerekmiyor mu

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 19, 2016

      Murat Bey, yediğiniz ve içtiğinizde bezinizde şişkinlik olması, tükürük bezi kanalınızı tıkayan bir sorun olduğunu düşündürür. Şişmelerin her yemekte olması gerekmiyor, ancak tekrarlayan şişmeler bizim için yeterlidir. Ultrasonografi veya diğer herhangi bir tetkik sialendoskopinin yerini tutmuyor, tetkiklerde taşın görülmemesi içeride taş olmadığı anlamına gelmiyor. Bunların en az yüzde 25 hata payı vardır. Sialendoskopi ile kanalın içini ve tıkayan sorunu doğrudan görüp tedavi edebiliyoruz, bu tip durumlarda günümüzdeki yaklaşım bu şekildedir.

      cevap
  5. Onur Kütük  Haziran 16, 2016

    Merhaba,
    Benim sorunum biraz farklı. 3 ay önce alt çenemde gömülü kalmış olan sol köpek dişimi çektirmiştim. Bu operasyon sırasında dil altım da dahil o bölgede kesikler oluştu ve diş doktoru bunları dikti.
    Sonrasında o günden bu yana sol çene altımda tükürük bezim her yemek yediğimde belirgin bir şekilde şişmeye, yemek yedikten sonra 1-2 saat içerisinde de inmeye başladı. Anlaşıldığı kadarıyla diş çekimi sırasında yapılan dikiş sırasında ağız içi kanalımın bir kısmını daraltacak bir hata yapılmış.
    Ultrasonda bir miktar iltihap gördüler ancak taş yoktu. En son 4. kez farklı bir KBB uzmanına göründüm. İlk 3 tanesi yapılacak bir şey olmadığını, eğer bir gün şişlik inmezse bezi almak gerektiğini söylediler.
    Dün göründüğüm doktor ise sialografi istedi. Ancak bu tetkikle tam olarak ne olduğunu anlayabiliriz dedi. Şimdi sialografi işlemini yapabilecek uygun bir radyolog arıyorum. Muhtemelen Acıbadem hastanesinde yaptıracağım.
    Sizce bu durumda endoskopi bir çözüm olabilir mi?
    Çok teşekkürler.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 16, 2016

      Onur Bey, çeşitli hastalıkların ağız içi müdahaleleri sonrasında tükürük bezi kanallarının darlıkları veya tam kapanmalarıyla sıkça karşılaşıyorum. Burada elbette sialendoskopi ile darlığı ve seviyesini doğrudan görebiliyorum. Ancak diğer tıkanıklık nedenlerini de hasaba katmak gerekir, zira zamanlaması tesadüf etmiş de olabilir. Sialografi tıkanıklığın ikincil bulgularını verebilir, yaptırabilirsiniz. Ancak gerçekten ne olduğunu sialendoskopi ile görüp, tedavi etme şansımız olabilir. Bir gün geldiğinizde teknik detayları konuşuruz. Saygılarımla

      cevap
  6. Hakan Karacakurt  Haziran 15, 2016

    Merhaba Atilla bey 8 yasında bir oglum var yaklaşık 4 yıldır yanağının kulak alt kısmına yakın yeri sık sık şişiyor ve belli bir zaman sonra iniyor özellikle yemek yemeye başlarken dahada artıyor hacettepe üniversitesi hastanesinde kbb,onkoloji dahil her yer gördü parotis bezlerinde sişlik var diyorlar okadar enson serum ig 4 diye bir kan tetkiki istediler ancak tam manasıyla bir tanı koyamadılar.yazılarınızdan anladığım kadarıyla oglumda parotis bezlerinde tıkanma var bu konuyla alakalı nasıl yardımcı olursunuz şimdiden teşekkür ederim saygılar…

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 15, 2016

      Hakan Bey, yemeklerle beraber yanak şişmeleri, parotis bezi şişmeleri, bu tükürük bezi kanalını tıkayan bir hastalık olduğunu düşündürür. Tükürük bezi endoskopisi yani sialendoskopi yöntemiyle tükürük bezinin kanallarının içerisini görebiliyoruz. Bu şekilde tıkayan nedeni doğrudan görüp tedavi etme şansımız da vardır. Tükürük bezi taşını çıkarttığım en küçük hastam 5 yaşında idi, sizin oğlunuzda da bir taş veya tıkayıcı başka bir neden varsa, bunu belirler gerekeni yaparız.

      cevap
  7. ENSAR DOĞAN  Haziran 13, 2016

    Hocam merhabalar. ben yaklaşık 9 yıldır bu yanak şişmesinden şikayetçiyim. istanbul’da GATA’da- ankara’da ankara hastanesinde doktorlara belki diye gittim ama hiç biri fayda etmedi ve bir tanı bile koyamadılar. ilk yıllar 2-3 ayda bir şişme olurdu yanaklarımda ( her 2 yanağımda şişiyor) ama bu gitgide azaldı ayda 1 sefer 15 günde 1 sefer ve şimdi ise nerdeyse her dakika yanaklarım ve çene altım sıkıntılanıyor! yanaktaki sıkıntılı zamanlarda tükürük kanalından yanağımı sıvazladığımda beyaz, bazende sarımsı renkte irin gibi bir şey geliyor. kulağımın hemen alt kısmı çene köşesine en ufak bir darbe olur, okşama olur, kaşıma olur, sıkıntı veriyor ve kanaldan sıvazlama yapılınca gene o irin gibi şeyler geliyor. ne doğru düzgün yemek yiyebiliyor ne de gülebiliyorum! yanaklarımın sürekli şişmesinden dolayı derim bile sarktı resmen. Lütfen bana yardımcı olun!

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 13, 2016

      Ensar Bey, yanakta bulunan büyük tükürük bezlerinizden olan Parotis Bezlerinizin şişmesini ve kronik hastalığını tarif ediyorsunuz. Sialendoskopi dediğimiz tükürük bezi endoskopisi ile tükürük bezinizin kanallarının içerisini görebiliyoruz. Sizdeki yanak şişmelerine ve iltihaplanmaya yol açabilecek kanal içi bir hastalık varsa, bunu görerek teşhis ve tedavi edebiliyoruz. Ben bu konularda bugün itibariyle yaklaşık 12 senedir çok yoğun çalışıyorum. Bir gün geldiğinizde, ayrıntılı görüştükten ve sizi değerlendirdikten sonra planlayacağımız sialendoskopi ile size de yardımcı olabilirim.

      cevap
  8. buket  Haziran 12, 2016

    Atilla bey, 5gun once teshis konuldu. Yaklasik 3,5 aydir cekiyorum bu agri ve sismeyi. Antibiyotik surecindeyim bol su iciyorum, ama hic bir azalma hissetmiyorum. 10 günlük bir tedavi surecim var, sonrasini ben de bilmiyorum. Agrisindan, sismesinden biktim, sabrimda kalmadi. Nasil bir yol izleyecegim bilemiyorum.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 13, 2016

      Buket Hanım tekrarlayan tükürük bezi şişmelerinin günümüzdeki teşhis ve tedavi yöntemi sialendoskopidir. Tükürük bezi kanalınız taş veya bir başka nedenle tam olarak tıkanmışsa, bazen bu açılana kadar şişlik ve ağrı geçmeyebilir; eğer iltihap yoksa zaten antibiyotikler burada fayda etmeyecektir. Sialendoskopi ile kanala girdiğimizde tıkayıcı nedeni doğrudan görüyoruz ve tedavi edebiliyoruz. Ben bu konunun ülkemizdeki öncülerinden biri olarak 2004 yılından beri çok yoğun çalışıyorum. İzleyeceğiniz yol sialendoskopi yoludur, iletişim bilgilerimizi kullanarak aradığınızda sekreterlerim yardımcı olur.

      cevap
  9. Elda Bardakçı  Haziran 7, 2016

    Doktor Bey selam. Bende 1-2 senedir yemek yediğimde sağ çene altı şişmesi olurdu. Son 1 haftadır sol yanak şişmesi oluyor. Eski ultrasonda taş yok denmişti. Bol su iç olmazsa bezini alırız dediler. Ama şimdi yanak şişmesi için ameliyat gerekirse bunun ameliyatı çok riskliymiş yüz felci olabilirmiş. Çok korktum, internette sizi buldum, yazılarınızı okudum, bahsettiğiniz Sialendoskopiyi burada yapan yok, tek umudum sizsiniz. Şimdi yine antibiyotik verildi ama ağrım yok, iltihap gelmiyor. Size geleceğim ama antibiyotikten bıktım, kullanmasam olur mu? Cevabınızı bekliyorum.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 7, 2016

      Elda Hanım, sizi görmeden verilmiş bir tedaviyi değiştirmem doğru olmaz. Lütfen ben sizi görene kadar doktorunuzun önerilerine uyunuz. Diğer yandan ultrasonorafide taş görülmemesi tükürük bezi taşı olmadığı anlamına gelmez, zira bu yöntemle 2 milimetrenin altındaki ve hatta bazı büyük taşlar dahi görülemeyebilir. Burada tekrarlayan çene altı şişmesi ve son dönemdeki yanak şişmesi tükürük kanallarınızda tıkanıklıklar olabileceğini düşündürüyor; bu taş da olabilir, darlık da. Birden fazla tükürük bezinde aynı anda taşlar olabilir, ancak Sjögren Hastalığı gibi sistemik bir hastalık tükürük bezi kanallarında daralmalara yol açarak yüz şişmesine neden olmuş olabilir. Her iki durumda da hem teşhis hem de tedavide sialendoskopinin yeri ve önemi vardır. Lütfen şu anda ameliyat seçeneğini aklınızdan çıkarın, rahat olun. Bu gibi durumlar çoğu kez sialendoskopi ile teşhis ve tedavi edilebilir, yanak şişmesi ve çene altı şişmesi bu şekilde düzelebilir. Bir gün geldiğinizde bunların tümünü ayrıntılı olarak konuşacağız. Saygılar

      cevap
      • Tuba ÇAĞLAR  Haziran 10, 2016

        iyi günler Elda bende tükürük bezinden ameliyat oldum çok korkuyodum çok şükür korktuğum gibi değilmiş endoskopik yöntemi tavsiye ederim ağız içinden girip alıyolar daha güvenli..

        cevap
  10. Ali Ç. KAYA  Haziran 1, 2016

    Hocam iyi günler. Yaklaşık 2 ay önce sağ yanağımda büyük bir şişlik oldu. Doktora gittiğimde öncelikle dişlerden kaynaklanabilecek bir iltihap gerekçesiyle A…..İN türü 1000 mg’lık antibiyotik verdi.Antibiyotiğin bitmesiyle şişkinlik de indi. Ancak yaklaşık 10 gün önce şişlik tekrar başlayınca yine antibiyotik kullanarak geçiştirdim.Tabi bu ilk şişkinlik sonrası sağ yanağımda gamze oluştu. Kendi elimle ağız içimin sağ tarafını kontrol ettiğimde, sol yanağımda olmayan ama sağ yanağımda olan küçük fındık tanesi kadar sertlik ve buna bitişik uzayan sert kolları fark ettim.Bunun üzerine bugün tekrar hastaneye gittim. Yapılan boyun ultrasonografisinde; ”Sağ parotis bez kanalı yanak seviyesine kadar dilate seyirli olup, bu düzeyde 3,4 mm boyutunda taş dikkati çekmiştir.Taş proksimalinde ana kanal ve kanaliküllerde hafif bir genişleme dikkati çekmiştir. sağ parotis bez parankimi hafif heterojen iç yapıdadır. tiroid sağ lobu: 18x19x47mm, sol lobu:17x18x45mm boyutlarında olduğu, isthmus kalınlığı 2 mm’dir” diye sonuç çıktı. Sonucu doktora gösterdiğimde öncelikle antibiyotikle iltihabı kurutarak bol su içmemi önerdi. 10 gün sonra tekrar kontrole gelmemi ve antibiyotik sonrası ağzımda bulunan sertliklerle ilgili gerekirse patolojiye gönderilmek üzere parça alınabileceğini akabinde de cerrahi olarak ağız içerisinden taşın alınabileceğini eğer ulaşılamazsa dışardan da müdahale olunabileceğini söyledi. Tabi bu şekilde söyleyince doğrusu biraz korktum.
    Hocam öncelikle Tükrük bezi taşı yanak içerisinde bu tarz sertliklere veya kütlelere sebep olur mu. eğer oluyorsa taşın alınmasıyla bu sertlikler kendiliğinden gider mi? Sizin de belirttiğiniz şekilde girişimsel sialendoskopi tekniğiyle cerrahi operasyona gerek kalmadan tedavim mümkün mü? İlginiz için çok teşekkür ederim.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 2, 2016

      Ali Bey hiç merak etmeyin, kanal ağzına yakın, çok büyük olmayan bir taş tanımlanmış. Bunun tahriş ettiği giriş bölgesinde ve iltihabi durumlarda sertlik oluşabilir. Antibiyotik kullanımıyla veya taşı çıkarttıktan sonra bu sertlikler çoğu kez düzelir. Günümüzde tükürük bezi taşlarının tedavisi girişimsel sialendoskopi veya sialendoskopi eşliğinde yapılan ağız içi uygulamalardır. Zira bazen tetkiklerde saptanmamış başka taşlar da olabiliyor. Bunları da görebilmek ve çıkartmak ancak sialendoskopi ile olanaklıdır. Üstelik sialendoskopi yöntemi sayesinde, dışarıdan müdahalelerde oluşabilecek yüz sinirinin hasarlanma olasılığını da ortadan kaldırmış oluruz.

      cevap
  11. Burak  Mayıs 31, 2016

    Hocam merhaba 28 yaşındayım. Bundan yaklaşık 1 sene önce tükürük taşından şüphelenerek doktora gittim. Doktor antibiyotik almamı söyledi ve antibiyotik hemen etki ederek yemek yeme alışkanlığım şişme olmadan devam etti. Fakat şu anda tekrar şişme olmaya başladı doktor yine antibiyotik verdi ve gönderdi. Bu durum tekrar yineler mi ? Bu tip durumlarda sialendoskopi yapmak şart mı ? Bu iki durum taş olduğunu kanıtlar mı hocam ? Şimdiden teşekkür ederim.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 1, 2016

      Tekrarlayan tükürük bezi şişmeleri, bize tükürük kanallarınızı tıkayan bir şeyler olduğunu düşündürür. Tıkanıklık zemininde de iltihaplanma olabilir. Bunlar taşlar, darlıklar veya salgı yoğunlaşmaları gibi etkenler olabilir. Ultrasonografi ve diğer görüntüleme yöntemleri bunlar konusunda bir fikir verirler, ancak sialendoskopi ile tükürük kanallarının içindeki sorunu doğrudan görmek ve aynı anda tedavi etmem mümkün oluyor. Eğer tıkayıcı neden taş ise, taşlar senede 1mm kadar büyürler, bu nedenle “bekle kendiliğinden düşer” gibi olasılık durumlarıyla vakit kaybetmeyin. Zira 1 milimetreden den 7 santimetreye kadar değişen çaplarda taşlar olabiliyor ve bunlar bu şekilde büyüyüp sialendoskopi yöntemi ile çıkartılmaları zorlaşabiliyor.

      cevap
      • Tuba ÇAĞLAR  Haziran 10, 2016

        iyi günler hocam tükürük bezinden ameliyat oldum endoskopik yöntemle en küçüğü iki santim en büyüğü 9 milim dediler dört tane taş çıkardılar ayın 17 bir ay olacak sağ çene altındaydı şimdide yanağımın içi şişip ağrıyor nedeni ne olabilir hocam

        cevap
        • Dr. Atilla Şengör  Haziran 11, 2016

          Tuba Hanım, sanırım en küçüğü 2 milimetre demek istediniz. Size tarifinize göre çene altı tükürük bezine (Submandibuler bez) uygulama yapılmış, siz yanağınızda şişme tarifliyorsunuz, bölgelerin yakınlığını göz önüne alarak sorun yine aynı bezinizde ise: Çıkartılan 4 taş dışında başka taşlar da olabilir, ancak geride taş kalıp kalmadığı sialendoskopi sırasında belirlenir ve size bilgi verilirdi. Bu olasılık dışında tükürük bezi kanalınızın daralmış veya tükürük bezinizin iltihaplanmış olma olasılıkları da var. Bu durumları önlemek için ben sialendoskopi bitiminde kanal plastiği yaparak stentleme ile tükürük kanalını biraz genişçe bırakıyorum. Eğer yeni şişmeleriniz yanak tükürük bezinizde ise (Parotis bezi), burada da taşlar olabilir. Zira aynı anda diğer tükürük bezlerinde de taş veya tıkayıcı diğer kanal hastalıkları olabilir. Aslında sialendoskopi öncesi yapılan genel ultrasonografik değerlendirmede diğer tüm büyük tükürük bezlerine de baktırırız. Bu şekilde klinikle uyumlu durumlar varsa, birden fazla sialendoskopi aynı anda farklı bezlere de yapılabiliriz. Sizin şu anki durumunuzda eğer Istanbul’a gelme olanağınız yoksa en doğrusu uygulamayı yaptırdığınız yere tekrar başvurmanız olur.

          cevap
  12. Fethi  Mayıs 28, 2016

    İyi günler Atilla bey oğlum Ömer Salih 8 yaşında tükrük bezi taşı 1,5 senedir teşhis edildi ve uzun aralıklarla şişme oluyor ve antipiyotik sonrası ağrıları bitiyor İbni Sina sialendeskopinin geleceğini söylüyor ama 1,5 senedir gelmedi,ne yapmamız gerekiyor Ankara’da yaşıyoruz ne yapmamız lazım Atilla bey saygılarımla.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 31, 2016

      Fethi Bey, zaten taşı çıkartabilmek için sialendoskopa sahip olmak yetmiyor. Burada deneyim çok daha önemli, zira 12 senedir sialendoskopi yapıyor olmama rağmen, hala uğraştıran vakalarla karşılaşabiliyorum. Taşı daha fazla bekletip, büyütmeden önce sizi İstanbul’a bekliyoruz.

      cevap
  13. Ahmet Zeytinci  Mayıs 24, 2016

    Doktor Bey selamlar, benim ultrasonumda “submandibuler glandda 2-3 milimetre çaplarında birkaç adet sialolitiazis gözlendi” şeklinde rapor yazmış. Doktorum bekleyelim, bol su iç, kendiliğinden çıkmazlarsa ameliyat edelim dedi. Sahi kendiliğinden düşer mi bunlar? veya endoskopla siz bunları çıkartabilir misiniz?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 24, 2016

      Ahmet Bey, sialolitiazis tükürük bezi taşlarının tıbbi adıdır. Sialolitler yani taşlar bazı hastalarda kanalın ağzı da genişse bazen düşebiliyorlar. Ancak olağan koşullarda tükürük kanalının ağzının çağı 0,1 milimetredir (1 milimetrenin onda biri). Taşların senede yaklaşık 1mm kadar büyüdüğünü biliyoruz. Bu durumda 2-3 milimetreye ulaşmış olan taşlarınız zaten 2-3 senedir oradalar demektir. Tükürük bezinde taşları belirlediğimizde sialendoskopik yöntemle çıkartıyoruz. Eğer belirleyip de çıkartmazsak, beklersek, gelecekte çıkartılması daha zor boyutlara ulaşabiliyorlar. Nitekim 2-3 santimetrelik taşlarla 3,5-4 saat uğraşmamız gerekebiliyor. 2-3 milimetrelik taşları sialendoskopik yöntemle çıkartabilme başarımız çok yüksektir, yine de bunu kesin olarak söyleyebilmenin tek yolu sialendoskopi yapmaktır. Çünkü sialendoskopi, aynı zamanda tükürük bezi kanallarını tıkayan hastalığı görmenin, yani teşhis edebilmenin en doğru ve kesin yoludur.

      cevap
  14. Aysel T  Mayıs 16, 2016

    İyi günler, ben 51 yaşındayım. 10 senedir sağ yanağımda tükürük bezi şişmesi oluyor. 7-8 senede bir kaç kez şişmişti. son yıllarda sıklaştı ve 1 aydır nerdeyse sürekli şiş. Doktor tekrarlayan tükürük bezi şişmesiyse bu sialolitiyazistir dedi. Ameliyat olursan yüz felci olursun dedi, sizi önerdi. Tükürük taşlarını endoskopla çıkarıyorsunuz, yazılarınızı okudum videoyu gördüm. Ama Antalyada yaşıyoruz, nasıl yapacağız? Umarım cevap verirsiniz, çok sıkıntıdayım

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 17, 2016

      Aysel Hanım öncelikle size ve sağlığınıza değer veren meslektaşıma lütfen saygılarımı iletin. Artık günümüzde taş için tükürük bezini almak yerine, taşı sialendoskopi ile çıkartma olanağımız var. Tekrarlayan tükürük bezi şişmesinin nedenlerinin başında sialolitiazis olduğu doğrudur. Fakat örneğin tükürük kanalı darlığı, jüvenil rekürren parotit, kronik sialadenit ve yabancı cisimler dahil tükürük bezi kanallarını tıkayan ve buna bağlı tükürük bezi şişmesine yol açan başka hastalıklar da var. Bu gibi durumlarda önce bir ultrasonografi yaptırarak submandibuler tükürük beziniz ve olası taşınızın yeri ve boyutları hakkında fikir edinmekte fayda var. Bunu saygıdeğer meslektaşım size yazacaktır. Antalya’da olduğunuz için İstanbula gelmeden önce bunu lütfen yaptırın, bunun raporu üzerine haberleştikten sonra geldiğinizde sialendoskopinizi yapacak şekilde ayarlamaları yaparız. Endişe etmeyin.

      cevap
  15. Metin Ordulu  Mayıs 10, 2016

    İyi günler, tükürük bezi taşım varmış. Ultrasyonda submendibuler kanalda 6 milim olduğu yazıyor. Ameliyat dediler ama sinir felci olabilirmiş. Pek çok yere sordum, bu yöntemi yalnız siz yapıyormuşsunuz. Bu yöntemle benim taşım çıkarmı?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 10, 2016

      Metin Bey geçmiş olsun, tükürük bezi taşlarının günümüzdeki teşhis ve tedavi yöntemi sialendoskopidir. Tükürük bezinin kanalına endoskopla girerek taşın yerini, büyüklüğünü ve çıkartılıp çıkartılamayacağını bu şekilde görebiliyoruz. Taşı kanal içinde çeşitli araçlarla tutup dışarı alabiliyoruz, eğer büyük bir taş ise bunu parçalarına ayırıp çıkartmak için de araçlarımız var. Yani tükürük bezi taşının çıkıp çıkmayacağını söyleyebilmenin tek yolu sialendoskopi yapmak; ama endişe etmeyin başarısı oldukça iyi ve ben bu konuda 2004 yılından beri deneyim sahibiyim. Raporlarınızla birlikte bir gün sizi bekliyoruz.

      cevap

 Yorum Ekle