Sinüzit Tedavisi

Sinüzitin nedenleri nelerdir?

Sinüzit tedavisi yapabilmek için önce sinüzite yol açan nedenleri ortaya koymak gerekir. Sinüzit, yüzümüzde burnumuzun çevresinde bulunan boşlukların iltihaplanması veya hastalanmasının genel tıbbi adıdır. İltihaplı sinüzitlere virüsler, bakteriler veya mantarlar neden olur. Ancak sinüzit hastalığına eğilim yaratan çeşitli durumlar da vardır. Örneğin burun içi anatomik bozukluklar sinüs kanallarını daraltarak sinüzite neden olurlar. Bunlara örnek olarak burun kemik ve kıkırdak eğrilikleri (deviasyon), burun eti şişmesi (konka büyümesi) ve konka büllosa (orta burun etinin keseleşmesi) sayılabilir. Sinüzit tedavisi yapılırken mutlaka bu bozuklukların da ele alınması gerekir. Ayrıca burun işleyişinin bozulduğu durumlar da sinüzite eğilim yaratır. Bunlar arasında salgıların yoğunlaşmasına ve kısırdöngüsüne yol açan aksesuar sinüs delikleri, mukoza örtüsünü şişiren ve yapısını bozan alerjik nezle, burun spreyi bağımlılığı, sigara kullanımı ve çeşitli genetik hastalıklar bulunur. Kısacası sinüs kanalları çok dar olduğundan, buralara havanın ulaşmasını önleyen veya bu kanalları kaplayan mukoza örtüsünü bozan-şişiren her türlü koşul sinüzite yol açabilir. Bunların dışında burun polibi adı verilen dokuların sinüs kanallarını kapatmasıyla oluşan nazal polipozis ve dişlerden komşuluk yoluyla gelişebilen özel sinüzitler de vardır.

Sinüzit çeşitleri nelerdir?

Süresine göre:

Akut sinüzit, subakut sinüzit, kronik sinüzitler ve tekrarlayan sinüzitler. Akut sinüzit hepimizin bir nezle veya grip sonrası senede 1-2 defa yaşayabildiği geçici iltihaplanmalardır. Çoğu kez antibiyotik tedavisiyle kısa sürede en fazla 1 ay içinde düzelir. Subakut sinüzit 1-2 ay arası süren sinüzitlere denir. Kronik sinüzitler genel olarak 2 ay veya daha uzun sürerler.  Yıllarca süren ve yılda birkaç defa olan sinüzitlere tekrarlayan (rekürran) sinüzitler denir. Tekrarlayan sinüzitlerin bir çeşit kronik koşul olduğu söylenebilir.

İltihaplanan sinüs çeşidine göre:

Paranazal sinüsler, sinüs boşluklarının tümünü kapsayan tıbbi bir tanımlamadır. Sinüzit hastalığı hangi sinüsü tutmuşsa ona göre isimlendiririz. Bunlardan maksiller sinüzit yanak bölgesinin, frontal sinüzit alın bölgesinin, etmoid sinüzit göz arasındaki sinüslerin ve sfenoid sinüzit ise kafamızın orta bölümündeki sinüslerin iltihaplanmasıdır. Tümünün iltihaplanmasına pansinüzit deriz.

Yaşa göre:

Çocuk sinüzitleri ve erişkin sinüzitleri. Çocuklarda da sinüzit atakları görülür. Geniz eti çocuklarda sinüzit ataklarının önde gelen nedenlerindendir. Çocuk sinüzitlerinde sıklıkla alerjik nezleyi de beraber görüyoruz. Erişkin yaşlarda geniz eti olmaz (geniz eti 16 yaşından sonra kaybolmuş olmalıdır)

Etkene göre:

Bakteriyel sinüzitler ve mantar sinüzitleri. İltihaplı sinüzit denildiğinde sıklıkla bakterilerin yol açtığı, sarı-yeşil burun ve geniz akıntılarının bulunduğu sinüzitler akla gelir. Oysa antibiyotiklerle düzelmeyen sinüzit hastalarında, üstelik tropikal ülkelere seyahat öyküsü de varsa mutlaka mantar sinüzitlerini düşünmek gerekir. Tıbbi adıyla da fungal sinüzitler belirgin hastalık tablosu yaratmadan sinsi ağrı veya geniz akıntısı belirtileriyle yıllarca sürebilirler.

Birlikte bulundukları hastalıklara göre:

Odontojenik sinüzitlerde dişle ilgili bir müdahale sonrası, ağız içiyle bağlantılı bir kanal oluşabilir veya implant ya da dolgu maddesi sinüs boşluğu içine girerek burada iltihaplanmaya yol açabilir. Alerjik sinüzitlerde burun içinde yoğun akıntılar ve şişme sinüs kanallarını tıkayabilir. Eozinofilden zengin alerjik salgılarda bulunan toksik maddeler burun mukoza örtüsünün ve sinüs içerisinin işleyişini bozabilir. Polipli sinüzitlerde nedeni henüz tam olarak belirlenememiş polip adı verilen oluşumlar sinüs kanallarını tıkarlar. Bunlar kortizon tedavisi ile geriletilebilirler ancak tekrarlama eğilimindedirler. Genetik kökenli sinüzitler mukoza örtüsünün işleyişinin bozulduğu immotil silia sendromu, Kartagener sendromu ve kistik fibrozis gibi durumlardır. Bunlar çocukluk çağından itibaren ömür boyu sürebilecek sinüzit hastalıklarına yol açabilirler.

Görüldüğü gibi sinüzit çeşitleri çoktur, tüm bu durumların kombinasyonları da olabilir. Bu nedenle sinüzit tedavisi basit bir konu değildir. Başarılı sinüzit tedavisi için sinüziti doğru teşhis etmek ve tüm yönleri ile ele alabilmek gereklidir.

Sinüzit nasıl teşhis edilir?

Sinüzit hastalığının teşhisinde en önemli yöntem endoskoplarla yapılan burun içi muayenedir. Bu muayene ile sinüs kanallarının açıldığı ortak aralık, yani orta meatus bölgesinde iltihap doğrudan görülebilir. Ayrıca tüm burun boşluğunda kemik eğriliği, burun eti büyümesi, geniz eti veya polip gibi tüm oluşumlar da endoskopik burun muayenesinde kolaylıkla görülebilir. Mukoza örtüsünün durumu, rengi ve salgı yoğunluğunun görünümü de teşhiste çok değerlidir. Örneğin alerjik nezle varlığını bu şekilde görebiliriz. Burun içi endoskopisini farklı zamanlarda yapmanın önemi de çok büyüktür. Zira sinüzit hastalığının şiddetli dönemindeki bulgularla, tedavi sonrası bulguları birbirlerinden oldukça farklı olabilir. Şiddetli dönemde ameliyatlıkmış gibi görünen bir sinüzit hastalığı, iltihap geçtikten ve mukoza örtüsü yatıştıktan sonra farklı tedavilerle çözülebilir. Polipli sinüziter için de, tamamen dolu bir nazal polipozis vakasında tedavi sonrasında, planlanan sinüzit ameliyatı değişebilir ve daha sınırlı, düşük riskli hale gelebilir. Bu nedenle sinüs boşlukların içini de değerlendirmemizi sağlayan paranazal sinüs tomografisini sinüzit hastalığının iyi döneminde çektirmek çok önemlidir. Sinüzit hastalığının şiddetli dönemindeki bulgular yanıltıcı olabilir.

Sinüzit hangi hastalıklara yol açar?

Sinüzit hastalığı burun tıkanıklığı ve akıntılar nedeniyle orta kulak iltihabı, kulakta sıvı toplaması, boğaz sorunları, faranjit, laranjit, bronşit ve zatürre gibi diğer üst ve alt solunum yolu infeksiyonlarına yol açabilir. Tekrarlayan infeksiyonlar ve geniz akıntıları nedeniyle kronik öksürük, geniz eti büyümesi, ses kısıklıkları, astım hastalığı gibi durumlar tetiklenip şiddetlenebilir. Sinüs boşluklarının komşu olduğu hayati organlar vardır. Aradaki ince kemik dokuların erimesiyle, örneğin göz ya da beyin bölgelerine infeksiyon yayılımı olabilir. Uzun süren sinüzit hastalarında kalıcı koku kayıpları ve tat alma bozuklukları da azımsanmayacak ölçüdedir.

Sinüzit tedavisi nasıl yapılır?

Akut iltihaplı sinüzitlerde antibiyotikler oldukça etkilidir. Tedavi süresi bitiminde endoskopik muayene ile düzelme mutlaka teyit edilmelidir. Tam düzelme olmamışsa tedavi süresi uzatılabilir, antibiyotik değiştirilebilir. Beraberinde akıntıları azaltan, kıvamını incelten, burnu açan ilaçlar verilir. Tuzlu su spreyleri mekanik temizlenmeye yardımcı olur. Alerji varsa buna yönelik eklemeler yapılabilir. Kronik sinüzitlerde mukozayı yatıştıran kortizonlu spreyler ve burun yıkama uzun süreli kullanıldığında fayda edebilir. Polipli sinüzit tedavisinde kortizonlu ilaçlar poliplerin gerilemesini sağlar. Tüm bu tedavilerin çeşitli kombinasyonları mutlaka hekim kontrolü ve takibi altında yapılmalıdır. İlaç tedavisinin fayda etmediği kronik/tekrarlayan sinüzitlerde sinüzit ameliyatı gerekli olabilir.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Burun Tıkanıklığı

Sinüzit Ameliyatı

Alerjik nezle

Çocuklarda geniz eti sorunu

Burun eğriliği ameliyatı

Geniz akıntısı

Çocuk sinüzitleri

Gribal durumlar

Yorumlar
  1. Hilal  Eylül 3, 2016

    Merhaba hocam ben kbb doktoruna gittigimde doktor alerjik sinuzit teshisi koydu cirrus adli ilaci recete verdi ritim bozuklugu yaptigi icin icemedim. Doktor bana daima tuzlu karbonatli su cekmemi soyledi alerjik sinuzit oldugu icin olene kadar bu senle gider dedi bu sinuzit cesidinin ameliyatla cozumu yok mu

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Eylül 5, 2016

      Hilal Hanım, alerjik sinüzit veya diğer sinüzitli hastalar, meslektaşımın da önermiş olduğu gibi, tuzlu karbonatlı su kullanımı ile rahatlarlar. Ancak devam eden veya tekrarlayan koşullarda, sinüzite eğilim yaratan anatomik bozukluklar varsa, bunları belirleyip hassas operasyonlarla bunları düzeltmek suretiyle sinüzit tedavisinin kalıcılığını sağlanabilir. Sizde hangi sinüzit çeşidi olduğunu ancak endoskopik muayene, tedaviler olan yanıtlarınız ve bazı filmlerle belirledikten sonra, çözümünün nasıl olabileceğini anlatabilirim.

      cevap
  2. metin kuzey  Eylül 2, 2016

    Slm hocam bende 9 yasindan beri sinüzit var. 2-3 ayda bir tetikliyor, burnumun disina hic sumuk akmiyor, kupkuru. Ama genzimden asiri bir sekilde akinti var. Cigerlerimden asiri oksuruyorum, hic islak sacla dolasmadim. Ayrica penisilin grubuna allerjim var, amoksisilin ve beta laktam antibiyotiklere de allerjim var kullanamiyorum.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Eylül 3, 2016

      Metin Bey, sinüzit hastalığının en önde gelen belirtilerinden bir geniz akıntısıdır. Burun ve sinüslerin sağlığının bozuk olması ve geniz akıntısı nedeniyle akciğerlerin da sağlığı da olumsuz olarak etkilenir. Geniz akıntısının ve kaynaklandığı burun sinüs sorunlarının çoğu kez tedavisinin olduğunu bilmek sizi rahatlatmalı. Ancak bu konuların başarılı şekilde teşhis ve tedavisinde endoskopik yöntemlerin ve deneyimin çok önemli olduğunu bilmeniz yerinde olur. Çeşitli antibiyotiklere alerjiniz olduğunu geldiğinizde bize hatırlatırsınız, ancak kronik sinüzit sorunlarında çoğu kez antibiyotik tedavisi vermediğimi de belirtmemde fayda var.

      cevap
  3. Turkan sine  Ağustos 27, 2016

    Dr.atilla şengör bey Ben turkan Istanbuldan 20 yasimdayim ‘ve kendimi bildim bileli 1haftada bir olan bas agrim var ilk baslarda sag gözum alnim ‘ve kas bölgemde siddetli bir agri oluyordu Ama bu bir senedir tum alnimi sardi basim agrimaya baslayinca kesinlikle isik ‘ve sese gelemiyorum yatak odasindan disari cikamiyorum yerinize gelmek istiyorum yardimci olur musunuz

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ağustos 29, 2016

      Türkan Hanım, yüzümüzde bulunan sinüs boşluklarıyla ilgili ağrı yakınmaları tarifliyorsunuz. Göz ve alın bölgesindeki ağrılar etmoid ve frontal sinüslerle ilişkili tıkanıklıklar veya sinüzit hastalığına bağlı olabilir. İletişim bilgilerimizden sekreterim görüşmemizi ayarlar, geçmiş olsun.

      cevap
  4. GUL  Ağustos 13, 2016

    Hocam merhaba, ben 25 yaşındayım. Benim de çok sık baş ağrılarım, burun tıkanıklığım ve kemik ağrılarım oluyor. 2 gündür alnımda bir şişkinlik olduğunu fark ettim, fakat 2 gün sonra aynı şişkinliğin yavaş-yavaş burnuma doğru indiğini gördüm. Bu durumda ne yapabilirim? Aşırı derecede başım ve kemiklerim ağrıyor ve burun tıkanıklığım da var. Yüzümde güneş yanıkları olduğu için dışarı çıkamıyorum yani doktora gidemiyorum. Daha önce sinuzit gibi bir tehşis konulmadı bana. Fakat alnımda olan şişkinliği görünce baya korktum ve internette araştırma yaptım ve sinuzit belirtilerini farkettim kendimde. LÜTFEN ÇOK RİCA EDİYORUM YARDIMCI OLUN, YANİ EVDE NE YAPABİLİRİM ŞİMDİLİK? BİRDE İSTANBUL’DA HANGİ KLİNİĞE GİDEBİLİRİM?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ağustos 15, 2016

      Gül Hanım, nadir de olsa sinüzit komplikasyonu olarak iltihap yüz bölgesinde şişliğe neden olabilir. Ancak belki yüzünüzdeki güneş yanığı da buna neden olmuş olabilir. Bu şişlikle beraber bağ ağrısı, burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve iltihaplı akıntılar varsa sinüzit olasılığı kuvvetlenir. Gül Hanım, bu tip durumlarda ev tedavileri ile oyalanmamalısınız, bir an önce teşhisi belirleyip rahatlamakta fayda var; ben İstanbulda Etilerdeyim, beklerim.

      cevap
      • GUL  Ağustos 18, 2016

        ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM HOCAM

        cevap
  5. mehmet  Ağustos 7, 2016

    Abi ben 15 yasindayim, kasimin yanida sinuzit var nasil gecer?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ağustos 9, 2016

      Sevgili Mehmet,sinüzit hastalığı alın bölgesindeki sinüsleri tuttuğunda ya da alın sinüslerinin havalanmasını engelleyen burun tıkanıklıklarında kaşların yanında hissedilir. Burun içi endoskopik muayenesinde herhangi bir rahatsızlık vermeden çok önemli bulgular elde edebiliyoruz. Buna göre genellikle çeşitli ilaç ve spreylerle sinüziti çoğu kez tedavi edebiliyoruz. Sinüzit hastalarının pek azında ise, tedaviler fayda etmediğinde ameliyat gerekli olabiliyor. Bu hastalarda da endoskopik sinüs cerrahisi ile sinüzit hastalığını çok titiz ve hedefe yönelik uygulamalarla çözüyoruz. Ancak merak etme, çocuk sinüzitlerinde sinüzit ameliyatı gerekliliği çok çok nadirdir.

      cevap
  6. Gökçe  Temmuz 25, 2016

    Merhaba,
    Başım sıkça ağrıdığı için nöroloji doktoruyla görüşmüştüm. Tomografi çekinmemi istedi ve bugün sonuçlarımı aldım gösterdim. Herhangi birşey demedi. Bir kaç ilaç yazdı. O ilaçları kullanıp 15 gün sonra tekrar gelmemi istedi. Tomografi sonucumda sorun olarak gözüken şunlar var.
    “Septum nasi sola deviye görünümdedir. Her iki orta ve alt konkada hafif derecede hipertrofi mevcuttur. Sağda burun boşluğunda hipodens rem ile çevrili yabancı cisme yada sekresyona ait olduğu düşünülen nodüler görünüm saptanmıştır.” Acaba bu sünizit olduğumu ve bu yüzden mi başımın ağrıdığını gösteriyor. Şimdiden teşekkürler

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Temmuz 26, 2016

      Gökçe Hanım geçmiş olsun. Sağ burun deliğinizin gerisinde, burun boşluğunda “yabancı cisim” olasılığı rapor edilmiş. Nadir de olsa burunda yabancı cisimler olabiliyor; bunlar çocukluk döneminde buruna sokulan küçük oyuncak parçaları, saat pili, pamuk ve kağıt topağı gibi maddelerdir ve belirti vermeksizin yıllarca burun içinde kalabilirler. Hatta zamanla çevrelerinde tabakalar oluşarak taşlaşabilirler, hatta bu duruma tıpta “rinolit” yani “burun taşı” diyoruz. Bundan başka tomografide benzer bir görüntü verebilen mantar oluşumları da olabilir. “Mantar sinüzitleri” (fungal sinüzitiler) olarak adlandırdığımız bu durumda ise genellikle tropik memleketlerden alınan ya da bağışıklık sorunu olan kişilerde görebildiğimiz mantar infeksiyonları oabiliyor. Her iki durumda da burun işleyişi bozulabilir ve sinüzit benzeri belirtiler olabilir. Bunlar arasında baş ağrısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, burundan yoğun akıntı ve sık geçirilen infeksiyonlar sayılabilir. Zamanla burun etlerinin yani konkaların büyümesi bu tip durumlarda sık gördüğümüz ikincil sorunlardır. Deviasyonun (burun kemik kıkırdak eğriliği) şiddeti fazla değilse çoğu kez tedavi gerektirmez. Bu durumları tomografide ve daha önemlisi endoskopik muayene ile doğrudan teşhis ederek, hassas uygulamalarla hepsini tedavi etmek olanaklıdır.

      cevap
  7. Serap  Haziran 16, 2016

    Hocam merhabalar ben size malatyadan yazıyorum uzun sureden beri sinizutle savasiyorum malatyada gitmedigim kbb doktoru kalmadi ve kesin bir sonuc alamadim asiri geniz akintisi ve agiz kokum var akintim hic kesilmiyor ve beni bogulacak dereceye kadar getiriyor surekli yutkunmak zorundayım şiddetli baş agrilarim oluyor lütfen bana yardim edin lütfen

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 19, 2016

      Serap Hanım geçmiş olsun. Merak etmeyin sinüzit hastalığı ve geniz akıntısı çoğu kez tedavisi olanaklı durumlardır. İstanbul’a geldiğiniz bir zamanda görüşmek dileğiyle.

      cevap
  8. Kadir  Haziran 15, 2016

    Hangi hekimlere gidersem kesin bi fayda görürüm hocam

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 15, 2016

      Kadir Bey, Sinüzit Tedavisi ile KBB Uzmanları ilgilenir. Ancak KBB branşının ilgi alanı çok geniştir. Bu nedenle Özellikle rinoloji ve burun sinüs hastalıkları konularına yoğunlaşmış olanlarla tedavi şansınız yüksektir.

      cevap
  9. Kadir  Haziran 14, 2016

    Sayın hocam öncelikle mrb
    Ben 23 yaşın dayım 3 yıldır bende çok feci bi şekilde baş ağrısı var boynumun arkası anlım başım çok kötü bi durum dayım bazı hakimlere gittim fekat bi sonuç alamadım hergün her saat bu ağrı dan soysal hayatim kalmadı canımı çok ağrıtıyor sayın hekimim bana bi yol gösterin ne yapmam gerekli nereye gitmem gerekli

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 15, 2016

      Kadir Bey, sinüzit hastalığı veya sinüs boşluklarının havalanmasını bozan durumlar da bu tip ağrılara yol açabilir. Bu gibi durumları ayrıntılı bir endoskopik muayene sırasında, burun içerisini görerek doğrudan belirleyebiliyoruz.

      cevap
  10. Ozcan  Haziran 12, 2016

    Sayin Hocam, bende iki haftadır baş ağrısı var, doktora gittim “sinüzit var” dediler ama halen gecmedi. Ben ilk defa sinüzit oldum bu sekilde, ne yapmam gerekiyor? kemiklerim sizliyor.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 13, 2016

      Ozcan Bey, sinüzit hastalığı teşhis edildikten sonra genellikle uygun bir tedavi düzenlenir. Bu şekilde çoğu sinüzitler tedaviyle düzelir. Fakat bir tedavi verilmiş ve buna rağmen düzelme olmamışsa, sizi tekrar endoskopik muayeneden geçirip, tedaviyi yeniden düzenlemek gerekli olabilir.

      cevap
  11. Hüseyin  Mayıs 30, 2016

    Hocam merhaba bende sinüzit hastalığı var yılda 2-3 defa tekrarlıyor ve durumdan artık çok şikayetçiyim hayatımı , günlük yaşamımı olumsuz yönde etkiliyor yaklaşık 10 gün önce yine tekrarladı antibiyotik kullanarak biraz hafiflettim fakat bu seferde 3-4 gündür çok kötü bi şekilde geniz akıntısı var dışarı çıkamıyorum , geceleri öksürmekten uyuyamıyorum ne yapmam gerekiyor psikolojik yöndende etkilendim yardımcı olurmusunuz varmıdır kesin çözümü ,?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 1, 2016

      Tekrarlayan sinüzitlerde sinüs kanallarının anatomik bozukluklarıyla çok sık karşılaşıyoruz. Bunları endoskopik muayene ve bazı tetkiklerle belirledikten sonra, doğru yöntemlerle kalıcı olarak tedavi etmek çoğu kez mümkündür. Merak etmeyin, bir gün geldiğinizde durumunuzu belirler yardımcı olurum.

      cevap
  12. Sinem Can  Mayıs 17, 2016

    Hocam merhaba, paranazal sinüs tomografimin raporunda nazal polipozis, maksiller sinüzit, etmoid sinüzit, yumuşak doku dansitesi gibi şeyler yazıyor. Bunlar ne anlama geliyor acaba?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 17, 2016

      Sinem Hanım, nazal polipozis terimi, burun boşluğu ve sinüsleri kaplayan mukoza örtüsünün burun polibi dediğimiz şişmelerini tanımlar. Bu oluşumlar bir inflamasyona/reaksiyona karşı yanıta bağlı oluşur ve adeta üzüm salkımına benzetilebilir. Büyüdükçe sinüs kanallarını ve burundan hava akımını engelleyerek burun tıkanıklığına ve sinüzit hastalığına yol açarlar. Sinüzit hastalığı da polipleşmeye yol açabildiğinden durum tavuk-yumurta ilişkisine benzer. Maksiller sinüzit yanak sinüsünün, etmoid sinüzit ise gözlerin arasında bulunan sinüs boşluklarının iltihaplanması veya burun polipleri ile dolmuş olmasını ifade eder. Elbette paranazal sinüs tomografisinde belirtilen bulguların endoskopik muayene ile beraber yorumlanması gerekir. Nazal polipozis ameliyat edilmesine rağmen tekrarlayan nadir özel sinüzitlerdendir. Burada endoskopik sinüs cerrahisi sırasında sinüs kanallarının doğru yerlerden açılması çok önemlidir. Ancak bu tedavinin başarısı için, iyi yapılmış bir sinüzit ameliyatı kadar hastanın düzenli aralıklarla endoskopik muayene ile takibi de önemlidir.

      cevap
      • Sinem Can  Mayıs 17, 2016

        Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. En kısa zamanda size muayene olmak istiyorum. İyi günler

        cevap
  13. mustafa  Mayıs 16, 2016

    burnumun akmasi tikanmasi hiç bitmiyor biraz kafami uşütürsem hemen akiyor agriyor uzun süreli calişan birisim bu sinüzit canima yetti üzün süreli caliştim zaman beni bitiriyor ne sogua ne sicaga geliyo hemen agriyo nasil kurtulurum bu sinüzit

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 17, 2016

      Sinüs kanallarında darlıklar ya da tıkanıklıklar varsa sinüslerin içerisinin havalanması bozulur. Buna bağlı basınç veya vakum oluşur ve ağrıya yol açabilir.Elbette ısı değişimleri ve hastalıklar bu durumu çekilmez hale getirebilir. Sinüzit hastalığını ve sinüslerin burun içine açıldığı mesafeleri endoskopik muayene ile doğrudan görebiliyoruz. Bazı sinüzitler çeşitli ilaçlarla tedavi edilebilirken, bazı tekrarlayan ve düzelmeyen sinüzitlerde ameliyat dahi gerekli olabiliyor. KBB Uzmanlarından sinüzit tedavisi konusuna yoğunlaşmış olanlarımız hastalığınız konusunda size yardımcı olabilir.

      cevap
  14. murat  Mayıs 11, 2016

    Merhaba,
    Kronik sinüzit hastasıyım. Geçen sene ameliyat olmama rağmen son iki haftadır çok kötüyüm.
    Geniz akıntım burnumda sürekli doluluk hissi ve durmaksızın lavaboda temizlemek zorunda kalıyorum.
    Başka bir doktora gittim antibiyotik tedavisine başladım 10 gün sonra da tomografi çekilecek.
    Kesin sonuç veren bir tedavi yöntemi yok mu bilgi alabilir miyim ? Ne yapmam gerektiği konusunda çok çaresizim.
    Yardımlarınızı rica ediyorum.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 13, 2016

      Murat Bey geçmiş olsun, senede 1-2 kez herkes sinüzit olabilir. Sinüzit ameliyatı olmuş dahi olsanız, sizin de herkes gibi akut sinüzit atağı geçirmeniz olağandır. Ancak bundan daha sık ataklarınız oluyorsa veya antibiyotik tedavisine rağmen düzelme olmuyorsa, işte bu durumda kronik sinüzitinizin nüksettiği düşünülebilir. Eğer sinüslerin doğal kanallarının işleyişini koruyan bir sinüzit ameliyatı, yani Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi yapılmışsa, olağan koşullarda tekrarlama çok nadir bir durumdur. Bu nedenle sizin şu an geçirmekte olduğunuz olağan bir sinüzit atağı olabilir. Diğer yandan, ilaçlar biter bitmez tomografi çekilmesi sinüslerinizin gerçek durumunu göstermeyebilir. Bu iltihabi atağın oluşturduğu ödem ve akıntılar, durumunuzun olduğundan daha kötüymüş gibi gözükmesine neden olabilir. Sinüzit ameliyatı sonrası takip ve tedavileri de zaten endoskopik bulgulara göre yaparız; çünkü sinüs kanalları genişletildiği için endoskopi daha kolay ve güvenilir bulgular verir. Ancak mutlaka tomografi gerekiyorsa da bunu tedaviniz bitip iyileştikten en erken 2-3 hafta sonra çektirmek bize daha gerçekçi bulgular verecektir.

      cevap
  15. Cevdet Çetin  Mayıs 10, 2016

    AtillaBey, ben senede 1 2 defa sinüzit oluyorum. Normalde baş ağrım yok. Bu kronikmidir?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 10, 2016

      Cevdet Bey geçmiş olsun. Senede 1-2 defa herkes sinüzit olabilir. Bu ataklar uzun sürmüyorsa, kısa sürede tedavi ile geçiyorsa bunlar çoğu kez akut sinüzit ataklarıdır. Kronik sinüzitler düşünmemiz için daha sık ve uzun süreli ataklar olmalı. Bunun dışında baş ağrısı mutlaka olmayabilir. Ancak sürekli geniz akıntısı, burun ve yüzde doluluk hissi ve burun tıkanıklığı gibi belirtiler kronik sinüziti düşündürür. Endişe etmeyin, ancak sinüzit ataklarınız sıklaşırsa veya bahsettiğim belirtiler olursa bir gün geldiğinizde sizi detaylı bir endoskopik muayeneden geçirir, buna göre durumunuzu belirlerim.

      cevap

 Yorum Ekle