Tükürük bezi taşını çıkartırken yaptığım çalışmada genellikle 1,6mm çaplı sialendoskop kullanırım/tercih ederim. Bu sialendoskopun 0,8mm çaplı çalışma kanalının içinden geçebilen 0,7mm çaplı kuvvetli forsepslerle küçük taşları tutup alabiliyorum. Ancak bu videodaki hastanın taşı, yanak tükürük bezi yani Parotis bezinin içinde, uç dallarındaydı. Taşa ancak 1,1mm çaplı sialendoskopla ulaşabildik; bunun içerisinden forseps geçmiyor; ancak 0,4mm çaplı basketle (sepet) tükürük bezi taşını tutup çıkartabildim. Sialendoskopide deneyimin yanında her türlü koşula hazırlıklı olmak gerekiyor. Eğer bu hastada elimizde bu incelikte tel basket bulunmuyor olsaydı, bu taşı çıkartamayabilirdim. Hastalardan gelen bilgilere göre, bazı meslektaşların “taş bezin içinde, çıkmaz” gibi söylemlerinin sebebi, donanım eksikliğine bağlı olabilir. Zira büyük taşlar için de, kırma yöntemlerinin eksikliği, bu tip söylemlerin sebebi olabilir. Bu araçlar tamamlanmadan, hastaya sialendoskopi denenmemeli diye düşünüyorum. Zira örneğin kırma altyapısı dahi hazır değilse, zaten taşların sadece sialendoskopi ile çıkartılması olasılığı 40%’ı geçmeyecektir. Bu nedenle ben tüm sialendoskopi araçlarını eksiksiz bulunduruyorum. Taş kırma hariç tüm sialendoskopi donanımı için maalesef yurtdışına bağımlıyız. Bu yöntemin diğer cerrahi uygulamalara göre maliyetli oluşu, sialendoskopik araçların halihazırda pahalı oluşu ve eklenen vergiler nedeniyledir.