Büyük ve Küçük Tükürük Bezi Taşları

Büyük ve Küçük Tükürük Bezi Taşları

Sialendoskopi (Tükürük Bezi Endoskopisi)

Sialendoskopi (Tükürük Bezi Endoskopisi), tükürük bezi şişen hastalarda, sebebi belirlemek amacıyla tükürük kanallarının içerisine bakmak için kullandığımız bir tanı yöntemidir. Tükürük bezi endoskopisinde kullanılan endoskoplar diğer standart endoskoplardan çok daha incedir, üstelik içinde optik sistemin yanında, kanalın içini yıkamak ve çalışmak için ek yardımcı kanallar bulunur. Dr Atilla Şengör’ün tercih ettiği sialendoskopların çalışma kanalları 0,4 veya 0,8mm’dir; buna rağmen dış çapları ise 1,1mm ve 1,6mm’dir. Üstünkörü ifade etmek gerekirse, bir kürdan inceliğinde olan, fakat üretimi ileri teknoloji gerektiren bu hassas sistemler maalesef yalnız yurtdışından temin edilebildiği için yüksek maliyetlidir. Dr. Atilla Şengör, dünyada 1990’lı yıllarda uygulanmaya başlayan bu yöntemin, 2004 yılından bu yana ülkemizde de tanınması ve yaygınlaşması için büyük çaba sarf etmektedir. Yerli ve yabancı konferanslar ile makaleler hazırlamıştır ve 2008 yılında da bu konudaki ilk Türkçe kitabın yazarlarından birisidir. Çalışmalarından bazılarını “Yayınlardan Seçmeler” bölümünde görebilirsiniz. Sialendoskopi dönemiyle beraber, tükürük bezi kanal tıkanıklığına yol açan hastalıklar ve bunların başında gelen tükürük bezi taşları için yapılan açık ameliyatların sayısı dünya genelinde belirgin azalma göstermiştir.

Çene altı (submandibuler) ve yanak (parotis) tükürük bezlerini tıkayabilen diğer hastalıklara örnek olarak, kanal darlıkları (stenozlar), salgı tıkaçları (mukus tıkaçları), yabancı cisimler, kanal polipleri (et oluşumları) ve iltihabi durumlar verilebilir.

Bu tip hastalıkların temel belirtisi tekrarlayan tükürük bezi şişmeleridir. Uyguladığımız sialendoskopi yöntemi ile tıkayıcı hastalığın ne olduğunu doğrudan görerek belirlemeye çalışırız. Bu teknik kısa süreli, ancak sıklıkla ameliyathane gibi steril bir ortamda yapmayı tercih ettiğimiz bir işlemdir.

Sialendoskopi sırasında saptadığımız örneğin tükürük bezi taşı veya darlık gibi bir hastalığı belirlediğimizde ise, eşzamanlı olarak tedavi yapabiliyoruz. Girişimsel sialendoskopi dediğimiz bu yöntemlere örnek olarak sialendoskopik taş kırma ve çıkartılması, stenoz dilatasyonu (darlık genişletme) ve stentleme verilebilir. Günümüzde tükürük bezi kanal tıkanıklıklarında en önemli tanı ve tedavi yöntemi sialendoskopidir.

Sialendoskopi Bir Ameliyat mıdır?

Sialendoskopi, tükürük bezlerinin kanallarının içerisini görmek için kullandığımız bir muayene yöntemidir. Günümüzde vücuttaki pek çok bölgeyi aydınlatarak görmek ve kayıt almak için endoskop denilen fiberoptik araçlar kullanırız. Tükürük bezi kanallarında kullandığımız endoskoplara ise sialendoskop diyoruz. Yani sialendoskopi bir ameliyat değil, öncelikle bir muayene ve tanı yöntemidir. Buna rağmen, çok ince cihazlar, hassasiyet, donanım, asistan yardımı ve bazen de narkoz gerektirdiği için tanı amaçlı sialendoskopiyi ameliyathane koşullarında yapmayı tercih ediyorum. Tükürük bezi taşı tedavisi veya darlık genişletme gerekenlerde ise, girişimsel sialendoskopiyi bir ameliyat tekniği olarak kabul edebiliriz. Hareketsizlik, hassas ve bazen uzun süren bir çalışma gerektirebileceğinden, bunu hemen her zaman narkoz altında uygularım. Ancak sialendoskopik uygulamaların, tükürük bezinin açık ameliyatla alınması ile kıyaslanamayacak kadar hassas, koruyucu ve hasta için konforlu teknikler olduğunu burada vurgulamak gerekir. Açık ameliyatlarda karşılaşılabilen kalıcı yüz felci, kanama ve damar-sinir hasarı gibi riskler deneyimli ellerde yapılan sialendoskopide bulunmamaktadır.

Sialendoskopi Kitabı

Sialendoskopi Kitabı

Tükürük Bezi Nedir?

Tükürük bezleri, ağzımızın nemli olmasını ve lokmaların kayganlaştırılmasını sağlayan tükürük salgısını üreten organlardır. Yemeklerin yutulması ve sindirilmesinde tükürük salgısının rolü çok önemlidir. Ağız içerisinde dilinizi dudak içlerine değdirdiğinizde pütür pütür hissedilen yüzlerce küçük (minör) tükürük bezi vardır. Ancak bunlardan başka, büyük boyutlu tükürük bezleri de vardır. Büyük tükürük bezlerine majör tükürük bezleri denir ve bunların kanal sistemleri vardır. Büyük tükürük bezleri yanakta (parotis bezi), çene altında (submandibuler bez) ve dilaltında (sublingual bez) bulunur. Büyük tükürük bezlerinin ürettiği tükürük salgısı, kanallar vasıtasıyla, dil altında ya da yanağın iç tarafında bulunan ince deliklerden ağız içerisine boşalır. Bizler sialendoskopi yöntemiyle bu büyük bezlerin tükürük kanallarına girebiliyoruz. Bu sırada, tükürük bezinin şişmesine yol açan bir kanal tıkanıklığı varsa, bu tıkayan etkeni de görerek teşhis ve tedavi edebiliyoruz.

Tükürük Bezi Kanalları Nasıldır?

Tükürük bezini ve kanal sistemini bir ağaca benzetebiliriz. Yapraklı kısmı, bezin tükürük salgısını üreten bölümü (parankim) olarak düşünebiliriz. Parankimin salgı hücrelerinde üretilen tükürük salgısı, çok sayıda ince dalcıklardan, daha kalın dallara ve sonunda bunların birleştikleri gövdeye (ana kanala) doğru taşınır. Tükürük taşıma sistemindeki kanallarının çapları 0,5mm ile 3,2 mm arasında değişmektedir. Ağıza açıldıkları en dar yerine (orifis) huni biçiminde daralır ve burası 0,1mm kadardır. Bu iğne ucu kadar ince olan orifisler (kanalın ağzı) yanak içlerinde ve dil altında bulunur. Dolayısıyla bu çok incecik orifislerde takılan çok küçük çaplardaki taşlar bile tükürük salgısının ağıza boşalmasına engel olabilir. Bu şekilde ilgili bezde (yanak ya da çene altı tükürük bezi) şişme meydana gelir. Sialendoskopi sırasında bu örfisi genişletip kanala giriyoruz ve endoskop çapının izin verdiği kadar, kanal sisteminde uç dallara, yaklaşık 5 ila 9cm mesafeye kadar ilerleyebiliyoruz. Kanal sistemi aynı ağaç dalları gibi bezin içine doğru devam ettiği için, endoskopik olarak “bezin içinde” veya “kanalda diye” bir ayrım söz konusu değildir. Bu ifadeler genellikle sialendoskopide yeterli deneyimi bulunmayanlar tarafından hatalı olarak kullanılmaktadır. Sialendoskopi yönteminde tükürük bezi taşlarının kanal içi, bez içi ayrımı gözetmeksizin toplam 85-90%’ına ulaşabiliyoruz. Zaten şişmeye neden olan tıkanıklıklar da genellikle ana kanal veya kalın dallarda olur; ince ve uç dallardaki sorunlar bezin tamamının şişmesine ve belirgin şikayetlere neden olmazlar.

[embedyt] https://www.youtube.com/watch?v=9Y2WAWuyVbk[/embedyt]

Her Tükürük Bezi Şişmesi Taş mıdır?

Tükürük bezi taşları tükürük kanallarını tıkadığında çene altı (submandibuler bez) ya da yanak tükürük bezlerinde (parotis bezi) şişme yapar. Ancak tükürük bezlerini şişiren başka hastalıklar da vardır. Yukarıda kısaca değindiğim darlıklar dışında, salgı yoğunlaşmaları, kanal polipleri ve yabancı cisimlerle karşılaşıyoruz. Ancak tükürük bezi şişmeleri sadece kanallarının tıkanmasına bağlı olmayabiliyor. Tükürük bezinin salgı üreten hücrelerini (parankim) tutan hastalıklar da vardır. Bunlardan en bilineni çocuklarda görülen kabakulaktır. Kabakulakta yanak (parotis) tükürük bezinin salgı yapan hücrelerinin kabakulak virüsü ile iltihaplanır ve şişer. Jüvenil rekürran parotit (çocukluk çağının tekrarlayan parotis bezi iltihabı), Sjögren gibi romatizmal hastalıklar ve Radyasyon sialadeniti (Tiroid kanseri nedeniyle radyoiyot tedavisi almış hastalar) aslında farklı hastalıklar olsalar da, bu hastalarda görülen salgılama sorunları ve kanal darlıklarına rastlayabiliyoruz; ve bunlarda tükürük bezi kanallarını sialendoskopi ile genişleterek bu hastalara da faydalı olabiliyoruz. Ayrıca giderek büyüyen kitleler iyi huylu veya kötü huylu tümörlere işaret ediyor olabilir; tümörlerde sialendoskopik uygulamaların yeri yoktur. Bu durumların hepsi tükürük bezlerinde şişmelere yol açar. Dolayısıyla tükürük bezi şişmesine yol açan pek çok farklı hastalık vardır. Bunların belirtileri, süresi ve muayene bulgularına göre bazı testlerin de yardımıyla teşhis koyuyoruz. Ancak bir fikir vermek adına, tükürük bezi taşı ya da diğer nedenlerle kanal tıkanıklığı olan hastalardaki tipik bez şişmesi yemeklerle ilişkilidir. Yemek yerken, hatta ekşi tatlar veya sadece kokuyla dahi uyarılan tükürük salgısındaki artışla beraber, eğer tükürük kanalında bir tıkanıklık varsa, tükürük bezi aniden şişer. Eğer tükürük kanalı tam tıkalı değilse şişlik yavaş yavaş iner. Ancak kanal tıkanıklığı arttıkça bezin inmesi daha uzun sürelerde gerçekleşir, kanal tam tıkandığında da ilgili bez sürekli şiş kalabilir.

Sialendoskopi Yeni Bir Teknik midir? Her Hastanede var mı?

Sialendoskopi dünyada ilk olarak 1990 lı yıllarda uygulamaya başlanmıştır. Optik teknolojinin ilerlemesi sayesinde çok ince endoskoplar üretilebilmiş ve kanal içerisinde çalışabilmemizi kolaylaştıran çok hassas araçlar geliştirilmiştir. Ülkemizde 2004 yılında ilk olarak uygulamaya başladığımız bu tekniğe bizler açısından yeni bir teknik değildir. İleri endoskopik deneyim gerektirmesi, uzun ve yurtdışı temelli bir öğrenme süreci olması, sialendoskopların ve araçlarının hassas ve maliyetli oluşları bu tekniğin ülkemizde yaygınlaşmasını yıllarca engellemiştir. Cihaz ve araçların çoğu hastanede bulunmamasına karşın, bizim de katkımız olan tıbbi yayınlar ve konferanslarla, dünyada olduğu gibi ülkemizde de artık KBB Uzmanlarının çoğuna bu konuyu duyurabildiğimizi söyleyebilirim. Üstelik sayılı birkaç merkezde bu yöntemin uygulanmaya başladığını mutlulukla karşılıyorum. Ancak hala çoğu hastanede maalesef sialendoskopi araçları bulunmadığı gibi, sialendoskopların bulunması da bu cihazların her uzman tarafından kullanılabileceği anlamına gelmemektedir. Sialendoskopistin uygulamayı yaptığı hastanelerde teknolojik alt yapıyı, örneğin taş kırma cihazlarının adaptasyonunu oluşturmuş olması gerekmektedir. Zira bizim uygulamalarımızda taşlı vakalarda, kanal içi kırma yöntemi ve kombine yöntemleri kullanmamız, başarıyı 40%lardan 90%ların üzerine çıkarmamızı sağlamıştır. Pnömatik litotripsi (havalı taş kırma) üzerine çalışmalara ülkemizde 2008 yılında başladık; 2012 yılında 1. Uluslararası Sialendoskopi Kongresinde Cenevre’de dünyaya tanıttık. O günden bu güne bir hayli ilerledik; özellikle Almanlar da taş kırmada bu yöntemi benimsemeye başladı (2019).



Sialendoskopide Herhangi Bir Kesi Yapılır mı?

Sialendoskopi yönteminde tükürük bezi kanalının ağzı bazı dilatatör dediğimiz bazı çubuklarla aşamalı olarak genişletilir ve sialendoskop ile kanala girilir. Bunun için ağız içine bir kesi yapılmaz. Ancak eğer kanalın ağzı çok dar ise ve genişletilmeye direnç gösteriyorsa, bu durumda papillotomi dediğimiz 1-2 milimetrelik kontrollü bir çizik ile kanal ağzının açılması gerekebilir. Papillotomi benzer şekilde, kanalın ağıza yakın kısmında, büyüklüğü nedeniyle sıkışan tükürük bezi taşlarını çıkarabilmek için de gerekli olabilir. Bu şekilde, forseps ya da basketle tutulmuş bir taşı dışarı çekerken kanalı zedelememek için titizlikle yapılmış düzgün bir papillotomi kesisi, gelecekte kanalın yapışıklıklar nedeniyle tekrar tıkanmasını önler.

Bunlardan başka, kanaldan sialendoskopik olarak çıkartılması olanaksız olan, ağız tabanında ya da yanak içinde hissedilen büyük tükürük bezi taşlarında da ağız içinden kesi yapılabilir. Tükürük bezi taşı ameliyatı ya da sialodokotomi olarak adlandırılabilecek bu kesiyi sialendoskop ile kanal içerisinde taşın yerini tam olarak belirledikten sonra, tam tükürük bezi taşının üzerine gelecek şekilde yapıyoruz. Bu uygulamaya “sialendoskopi rehberliğinde ağız içerisinden yaklaşım” denir. Bu yöntemde de tükürük bezi taşını çıkarttıktan sonra, sialendoskop ile tekrar tükürük bezi kanalına girerek geride başka bir taş olup olmadığına bakmak gereklidir. Kalan taşlar veya yoğun tükürük tıkaçları yine sialendoskopi ile temizlenebilir. Müdahale bitiminde sialendoskopi ile kanal kontrol edilir ve gerekirse kanalplastisi (sialodokoplasti) ile onarılır, stentlenir. Bu uygulamaların tamamı sialendoskopi eşliğinde yapılmalıdır. Sialendoskopi bulunmayan koşullarda yapılan kanal kesileri yapışıklıklarla, başarısızlıkla ve kanalın tahribatıyla sonuçlanabilir. Bu durumda hasta sialendoskopi ile tedavi şansını da kaybedebilir.

Büyük tükürük bezi taşı

Büyük tükürük bezi taşı

Sialendoskopi İle Büyük Taşlar Çıkarılır mı?

Tükürük bezi kanalına sıkışmış, büyük çaplı tükürük bezi taşlarında taş kırma yöntemi gerekli olabilir. Bu tip tükürük bezi taşlarını pnömotik litotripsi (hava basınçlı) ya da Holmium lazer yöntemi ile kırabiliyoruz. Ancak incecik bir kanalda çevrede ısı nedeniyle termal hasar oluşturması nedeniyle, kendi uygulamalarımda 2008 yılından beri, lazer yerine pnömatik taş kırmayı tercih ediyorum. 1993 yılında Dr. Königsberger’in kullandığı ve yukarıda da bahsettiğim gibi, dünyaya 2012 yılında sialendoskopideki kullanımını hatırlattığımız pnömatik litotripsi, aslında ürologlar tarafından böbrek taşlarını kırmak için de yıllardan beri kullanılmaktadır. Tükürük bezi taşını sialendoskopi sırasında gördüğümüzde, taş kırma probunu taşa değdiriyoruz ve atışlar yaparak kırıyoruz. Dolayısıyla kıracağımız taşın tamamını görebilmemiz gerekiyor. Bu nedenle çoğu tükürük kanalı taşlarının tamamını kırıp çıkartabilirken, bazı büyük taşların gömülü bölümlerine ulaşılamayabilir; b durumda taşın sadece kanalda görülen bölümü kırılabilir. Diğer bir deyişle taşın bir bölümü geride kalabilir. Bu hastalarda kanaldan tükürük akışını sağlayabilmişsek, zamanla taşın kanalın ağzına doğru ilerlemesi ve hatta bazen kendiliğinden çıkması olanaklı olabiliyor. Bu olasılık bıyık taşlarda vardır, ancak 2,5-3 santimetre boyutuna ulaşan taşlarda bile başarı oranı 80%lerin üzerindedir. Dolayısıyla taşın büyüklüğü de, kırma yöntemleri sayesinde sialendoskopi için bir engel oluşturmamaktadır. Donanım, sabır ve deneyimle kanal içerisinden ulaşılabilen her taş çıkarılabilir diyebilirim.

Sialendoskopi Sonrası Hastanede Yatmak Gerekir mi?

Sialendoskopi hasta için ağır bir uygulama değildir. Sialendoskopi sırasında tükürük bezinin kanalı içerisinde çok titiz ve teknik çalışma yapılır. Bu nedenle sialendoskopi yöntemi sonrası hasta hemen ya da birkaç saat içerisinde taburcu edilebilir. Ancak tükürük bezi taşı tedavisi gerektiren hastalarda, kırma ve sialendoskopik çalışma uzun sürebileceği için narkoz altında çalışmayı tercih ediyoruz. Genel anestezi alan hastanın narkozun etkilerini vücuttan atabilmesi için, uygulamadan sonra 5 saat kadar hastane ortamında dinlenmesi veya çok nadiren geceyi hastanede geçirmesi gerekli olabilir. Şehir dışından ya da yurt dışından gelen hastalarımızı da, sadece konaklama amaçlı olarak o gece hastanede ağırlayıp ertesi gün taburcu ettiğimiz olabiliyor.

Sialendoskopi Sonrası Tedavi Süreci Nasıldır?

Sialendoskopi ile taşın çıkartıldığı durumlarda, kanaldan tükürük salgısı hemen akmaya başlar ve bezde hızla düzelme meydana gelir. Bazen sialendoskopi sırasında kanala verilen sıvılar nedeniyle tükürük bezinde geçici bir şişme olabilir. Hastanın bol sıvı alması ve masaj yapması çoğu kez bu şişliğin kısa sürede inmesine yardımcı olur. Çalışmanın uzun sürdüğü vakalarda şişliğin inmesi birkaç saat sürebilir. Genellikle ağrı olmaz, gerilmeye bağlı ağrı olursa parasetamol türü ağrı kesiciler yeterli olur. Sorunları yıllardır olan vakalarda, bezde genel bir sertleşme vardır ve sialendoskopi sonrası bu büyük ölçüde inse de, tamamen diğer taraf gibi olması aylar sürebilir.

Ağız içerisinden yapılan bir uygulama olduğu için, buradan bir iltihaplanma olmasını önlemek için, koruyucu olarak operasyon sırasında ve 2 ila 5 gün süreyle bir antibiyotik kullanımını tercih ederiz. Bazı hastalarda tükürük bezi kanalının ağzı belirli bir süre açık kalsın, tükürük akışına yardımcı olsun diye yerleştirdiğimiz ince plastik bir tüpü (kanül, stent) sialendoskopi sonrası yaklaşık 3 ila 7 gün sonra alırız. Bazı nadir durumlarda 2-3 hafta stentın kalması gerekebilir. Ağız içi mukozasına ince bir iplikle tutturulmuş olan tüpü, ipi kesmek suretiyle kolaylıkla çıkartırız. Ofiste yaptığımız bu işlem hastaya herhangi bir sıkıntı vermez.

Sialendoskopi Sonrası Kontroller Nasıl Olur?

Sialendoskopinin başarılı olduğu, yani taşın/taşların çıkartılmış veya darlıkların açıldığı olgularda yalnız kanalın açıklığını ve salgının kıvamını görmek için 2. haftada ve 1 ay kadar sonra hastamızı görmeyi arzularız. İstanbul dışından veya yurt dışından gelen hastalar için böyle bir zorunluluk yoktur.
Ancak sialendoskopi ile tedavisi olanaksız bir vaka ile karşı karşıyaysak, uzunca bir süre bezin şişme ataklarını takip etmek gereklidir. Bu tip durumlarda, sialendoskopi sırasında kanalın genişletilmesi nedeniyle, çıkmayan taşların da bir kısmı yaklaşık 1 sene içerisinde yavaş yavaş kanalda ilerleyerek kendiliğinden çıkabiliyor. Bazen de ağız içinden tükürük bezi taşı ameliyatına uygun mesafeye gelebiliyor. Bu hastalarda ikinci bir sialendoskopik girişim yapmak faydalı olabilir.  Fakat belirtiler sık tekrarlıyor, hastanın sıkıntılı infeksiyon atakları devam ediyorsa, ancak bu koşullarda bezin ameliyatla çıkartılması da gündeme gelebilir.

Sialendoskopi Sonrası Günlük Hayata Ne Kadar Sürede Dönülür?

Sialendoskopi hasta için yorucu bir uygulama değildir. Yalnız tanısal sialendoskopi yapmışsak ve lokal anestezi kullanmışsak, hasta aynı gün normal hayatına dönebilir. Ancak genel anestezi uygulanmışsa veya uzun süren bir tükürük bezi taşı kırma işlemi gerekli olduysa, hastanın 1-2 gün istirahat etmesi gerekebilir.

Özel Sigortalar Sialendoskopiyi Karşılar mı?

Özel sigortaların poliçe sözleşmeleri, hastalar/müşteriler ile kendi aralarındadır. Özel sağlık sigortalarının, tükürük bezi hastalığının başlangıç zamanı ve poliçe tarihleri ile ilişkili süreçler için belirli kuralları vardır. Uygun koşullarda özel sağlık sigortalarının çoğu sialendoskopik yaklaşımları karşılarlar. Sigortanın bu konuda onay verip vermeyeceği, hastanın sigorta firmasına poliçe formu doldurularak yapılan başvuru sonrasında öğrenilebilir. Türk Tabipler Birliği ve HUV puanlama sistemlerine göre sialendoskopi 300 birimdir; sialendoskopik taş çıkartılması ise 500 birimdir; Sialodokoplasti (tükürük bezi kanalının plastik onarımı) gerekliliği halinde 300/2 birim eklenir.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Tükürük bezi taşı tedavisi

Yayınlardan seçmeler

Boyunda kitleler

Bademcik taşları


Sosyal Medyada Paylaş
Yorumlar
  1. M Haldun DEMİR  Ekim 14, 2017

    Hocam iyi günler . benim sol çene altı tükrük bezinde taş tespit edildi.Yapılan BT de taşın ”sol submandibular bezin muhtemel wharton kanalı ile bileşkesinde siyalolitiazis ile uyumlu 2,5 mm boyutlu hiperdens taş görülmekte olup bunun proksimalinde sol submandibüler intraglandüler duktuslarda hafif belirginleşme ” olduğu raporlandı.Bunun için ameliyat ile bezin tamamen alınması önerildi.Ancak ben belirli risklerden dolayı ameliyat olmadım.Halen durumum yemek yeme esnasında sol çene altı tükürük bezim şişiyor ve yemekten sonra şişlik iniyor.Bu bölgede herhangi bir ağrı,sıcaklık,kızarıklık konusunda şikayetim olmadı. Sialendoskopi yöntemi ile bu taşın çıkarılması olabilir mi ?Ben Ankara’da oturmaktayım.Bu konuda bilgi verip yardımcı olabilirseniz memnun olurum. İyi çalışmalar dilerim.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ekim 17, 2017

      Haldun Bey, ameliyat olmadığınız için şanslısınız. Tükürük bezi taşlarını, hele 4 milimetrenin altındakileri sialendoskopi yöntemşiyle 95% başarı ile çıkartabiliyorum. Ben bu konuda 2004 yılından beri çalışıyorum. Dün çıkarttığım taşın boyutu 15×10 milimetre idi. Bunu ve bazı diğer örnekleri instagram kullanıyorsanız dr_atilla hesabı altında inceleyebilirsiniz. Elbette sizin taşın çıkıp çıkmayacağını söyleyebilmenin de tek yolu sialendoskopi yapmaktır. Saygılarımla

      cevap
  2. Özge Sevil  Eylül 28, 2017

    Hocam 2 hafta önce tükürük bezi kanalında taş olduğu için bu taş ağız içinden çıkarıldı.Ama buna rağmen tükürük bezim hala şişiyor.Bunun sebebi ne olabilir.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Eylül 29, 2017

      Özge Hanım geçmiş olsun, ağız içinden müdahaleler de sialendoskopi eşliğinde yapılmalıdır. Zira tükürük bezi taşları %7-58 oranında birden fazla sayıdadır. Bu durumda öndeki taş alınsa bile geride kalmış taşlar olabilir ve bu nedenle şişmeler tekrarlayabilir. Taşların hepsi ön tetkiklerde görülemeyebilir, bu nedenle sialendoskopi kullanıyor ve kanal sisteminin tamamını doğrudan görerek taşları tümüyle çıkartıyoruz. Bunun dışında kanal kesisi bazen kanalda darlık veya yapışmalara da neden olabilir. Bunu önlemek için yine sialendoskopik kontrol altında kanalın doğru ağızlaştırıldığını kontrol ederiz ve açık kalması için “stent” dediğimiz ince plastik bir boruyu kanalda birkaç gün tutarız. Günümüzde tükürük bezi taşlarının teşhis ve tedavisini sialendoskopi yöntemiyle yapıyoruz. Umarım kanalınız kapanmamıştır, zira bu durum gelecekte sialendoskopik olarak sizi tedavi etme olanağımızı da ortadan kaldırabilir.

      cevap
  3. Kübra alakaya  Temmuz 5, 2017

    Hocam benim sağ ve sol tarafta olmak uzere parotis bezlerimde tas saptandi, yer yer 7mm ve 12mm olmak uzere, surekli şişmeler oluyor ve gunlerce gecmiyor ben kahramanmarasta yasiyorum, burda bilen hic bir doktor bulamadim bu rahatsizlik 12 yildir var. Bu yontem sadece ozel hastanelerde mi yapiliyor ya da nerelerde yapiliyor.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Temmuz 6, 2017

      Kübra Hanım, bu konuyla ilgili çalışmalar malesef ülkemizde çok yaygın değil. Çeşitli yerlerde sialendoskopi yapılıyor, fakat deneyim ve donanım ile sabır çok önemli.12 ve 7 milimetrelik taşlar büyükçe taşlardır. Teki bile 4-5 saatlik kırma ve temizleme çalışması gerektirebilir. Ben bu konuda 2004 yılından beri çalışıyorum. Sadece ülkemizden değil, yurtdışından da hastalarım oluyor. Siz de sialendoskopi konusunu konuşmamız ve uygulamamız için gelirsiniz.

      cevap
  4. ali  Haziran 5, 2017

    Hocam meraba bende gecen sene osmaniye de bir doktur bana bu teşhisi koydu 3 mm olduğunu ssöyledi bu mesaji atarken yemek yeme esnasinda bir anda sisdi çene altim ve sizi buldum yanliz sadece sol çene aaltında sşişme oluyordu simdi sağ tarafta da basladi ve arastirdim, 10000/ bir görülen bir hastalikmis ve bu beni psikolojik olarak yipratmaya başladı. şans oyunlarina duskunum, onda bir şey bulamadim ama 10000 bir olan hastaligi nasil buldum diye düşünüyorum ve saskinim yardimci olursaniz sevinirim

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 5, 2017

      Mehmet Bey, merak etmeyin, hastalığınızı şanssızlık olarak görseniz de, günümüzde sialendoskopi yöntemi sayesinde bu taşları kanaldan çoğu kez çıkartabiliyoruz. Taşınızın çapı gerçekte de 3 milimetre ise başarı olasılığımız oldukça yüksek olur. Koşulları görüşmek üzere sizi bir gün bekleriz. Saygılarımla.

      cevap
  5. Ayhan bahcıvan  Mayıs 25, 2017

    Hocam merhaba,benim sol parotis bezinde stenon kanalı orta kesiminde 3mm çapında taş göründü.10 gündür ağrı var özellikle yemek yediğim zaman yanağım şişiyor ve ağrı oluyor.bundan 6 ay önce tekrar olmuştu masajla geçmişti şuanda uzun sürdü.Ne yapabilirim hocam.Birde ücret hakkında bilgi alabilirmiyim

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 30, 2017

      Ayhan Bey merak etmeyin. 3 milimetre çapındaki bir taşı sialendoskopi yöntemi ile kanaldan çıkartabilme olasılığımız yüksektir. Bu konuda 2004 yılından beri çalışıyorum. Koşulları konuşmak ve bu yönteme uygunluğunuzdan emin olmak için bir gün sizi bekleriz. 02123512401’i aradığınızda sekreterim İnci Hanım size ücretlendirmeler konusunda bilgi verir, randevunuzu oluşturur.

      cevap
  6. Hakan  Mayıs 22, 2017

    hocam merhabalar benimde sag yuzumde sislik var acaba bendede tukuruk bezi kanal tikanikligi var yumusak bi doku gibi cocukluktan belli olan birsey bu konu hakkinda yardimci olursaniz sevinirim

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 24, 2017

      Hakan Bey, yüzde şişmeye yol açabilecek çeşitli hastalıklar vardır. Muayenenizi yaptıktan sonra şişmenizin tükürük bezinizle ilişkili olup olmadığını anlarız ve tedaviniz için gerekli adımları atarız.

      cevap
  7. Murat  Nisan 2, 2017

    Hocam sialendoskopi ile tası çıkartamadigınızda ne oluyor? Hemen ameliyatlamı bezi aliyorsunuz?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Nisan 3, 2017

      Murat Bey, ben sialendoskopi konusunda 13 senedir ve bu yöntemle taş kırma konusunda 8-9 senedir çalışıyorum. Sialendoskopi ile kombine yaklaşımları da buna eklerseniz tükürük bezi taşlarını 85-90% oranlarında çıkartabiliyorum. Sorunuz çok güzel, bu nedenle ayrıca teşekkür ederim.
      Taşı çıkartamadığım vakalarda, yine de sialendoskopi ile yine mutlaka bazı uygulamalar yapıyorum. Sialendoskopi sırasında tükürük bezi kanalı ve girişini genişletiyorum, kanalın içerisini ve yoğunlaşmış salgıları da mutlaka temizliyorum. Bazı vakalarda kanalın boyunu da kısaltıyoum. Taşı görebiliyorsak bunu hareketlendirmeye ve kırmaya çalışıyoruz. Bu şekilde taşın bir kısmı kırıldığında veya hareketlendiğinde genişlemiş ve kısalmış kanaldan kendiliğinden düşme olasılığı ortaya çıkıyor. Bu şekilde sialendoskopi sırasında taşını çıkartamadığım vakaların en az yarısı 1 sene içinde taşlarını düşürebiliyorlar. Bazı taşlar düşmese de zamanla kanal içerisinde ilerleyip, sialendoskopi ile müdahale edilebilir konuma gelebiliyorlar. Bunları ikinci bir sialendoskopi seansı sırasında çoğu kez çıkartabiliyorum. Bu nedenle sialendoskopi sırasında taşı çıkmayan hastanın asla ameliyatla bezini almıyorum. Şikayetleri elverdiği süre boyunca mutlaka takip ediyorum.

      cevap
  8. Gonca  Mart 15, 2017

    Iyi günler hocam..Her iki bezde milimetrik hipoekoik alanlar inlenmektedir (juvenil parotit).Her iki servikal zincirde büyüklükleri submandibular alanda sağda 15×7mm solda 15×6mm boyutunda oval bazılarının korteksi hafif kalınlaşmış doppler bakida santral kanlanma gösteren reaktif öncelikli lenf nodlari izlenmektedir…2 yıldır sürekli ve uzun süreli tekrarlama göstermektedir..Beraberinde enfeksiyon seyretmektedir ve oğlum 4 yaşında bilgilendirirseniz sevinirim

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mart 15, 2017

      Gonca Hanım geçmiş olsun, juvenil rekürran parotit hastalığının nedenleri arasında da kanal tıkanıklığına yol açan durumlar var. Ultrasonografisinde görülmemesi, olmadıkları anlamına gelmez, zira 25% hata payı vardır. Bu nedenle bu hastalığın teşhis ve tedavisinde sialendoskopinin yeri çok önemlidir. Bir tıkanıklık nedeni bulunmadığı durumlarda da, kanalların içerisinin hidrostatik dilatasyonu, yıkanması ve çeşitli solüsyonların kanal içine uygulanması bu hastaları rahatlatabilir ve atak sıklığını azaltabilir. Atak sıklığı fazla ise oğlunuza sialendoskopi yapmamızda fayda vardır. Yaşı büyüdükçe atakları da azalacaktır.

      cevap
  9. Mustafa Cavgaş  Şubat 24, 2017

    Iyi günler hocam. 2 yil once çene altımda sislik oluştu .genelde ekşi yiyecekler yiyince oluyor. Kbb uzmanı tükürük bezi taşı oldugunu soyledi . Bu zamana kasar fazla rahatsızlik vermedi. 2 gun once tekrar şişti . Ağrı ve sislik var . Bu taşın alınması operasyonunun hangi hastanelerde yapildiğı hakkında yardımcı olurmusunuz . Bursa da yaşıyorum , burada yok çünkü . Saygılar . Teşekkürler

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Şubat 25, 2017

      Mustafa Bey, günümüzde tükürük bezi taşlarını sialendoskopi yöntemiyle çıkartıyoruz. Bu uygulama için gerekli araçları yanımda getiriyorum, fakat taşları sıklıkla kırmak gerektiği için taş kırma alt yapısını hazırladığım hastaneleri tercih ediyorum. Siz sialendoskopi için tercih ettiğim hastaneleri sekreterimden öğrenebilirsiniz. Yalnız bu uygulamanın zamanı ile ilgili tek koşul, iltihaplı dönemde olunmamasıdır. Ağrılı tükürük bezi şişmeniz bulunduğunuz yerdeki bir meslektaş tarafından tedavi edildikten sonra bizimle temas kurmanız daha iyi olur. Ya da Bursa uzak değil, bir denizotobüsü ile atlayıp gelebilirsiniz de.

      cevap
  10. Çukurova Mobilya  Şubat 20, 2017

    Kolay gelsin hocam. 13mm ve derinde beze yakın taş endoskobi ile çıkarılabilir mi ?çene altı azı dişlerin bittiği yerde ama derinde ..

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Şubat 20, 2017

      Geçmiş olsun, eğer kanal içerisinde sialendoskop ile taşa ulaştığımızda 13 milimetre çaplı hatta daha büyük taşları bile kırarak (pnömotik litotripsi) çıkartabiliyoruz. Tek koşul kanal çapının sialendoskopiye uygun olması ve taşı görebiliyor olmamız. Bu şekilde bazen 2 bazen 5 saatte titiz titiz ve sabırla çalışarak taşları %85-90 oranında çıkartabiliyoruz.

      cevap
  11. Perihan  Şubat 19, 2017

    Doktor Bey iyi günler sialendoskopi hakkındaki kitabınızı nereden alabilirim?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Şubat 19, 2017

      Perihan Hanım iyi günler, “Tanısal ve Girişimsel Sialendoskopi” kitabımızı 2008 yılında basmış idik. Tıp kitapları satan kitabevlerinde bulabilirsiniz. Bildiğim kadarı ile Nobel Tıp ve Güneş Tıp Kitabevlerinde sialendoskopi kitabım olmalı. Fakat bir bilgi olarak bilmeniz gereken bir husus var: eğer doktor ya da sağlıkla ilgili bir meslekten değilseniz bu kitap size faydalı olmayabilir, zira tıbbi dil ile yazmış idik. Bu şekilde ise sialendoskopi ya da tükürük bezi taşı tedavisi sayfalarımda ayrıntılı bilgi size yeterli olacaktır. Gerekirse aradığınızda veya geldiğinizde sekreterim de bizi görüştürür.

      cevap
  12. hanifi  Ocak 28, 2017

    Hocam sialendoskopi ameliyatının sehir disindan gelen bağ kurlu hastalara ne kadar masrafi oluyor. Bilgi verebilir misiniz.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ocak 29, 2017

      Sayın Hanifi, sialendoskopi fiyatlarımız tüm hastalarımız için aynıdır. Güncel fiyatı, 02123512401 numaralı telefonu aradığınızda sekreterim İnci Hanımdan öğrenebilirsiniz.

      cevap
  13. Ali ALBAYRAK  Ocak 26, 2017

    Tiroid bez boyutları doğaldır. Parenkim ekojenitesi homojendir.sağ submandibuler bez doğaldır.
    Sol submandibuler bez ekosu azalmış ve eko paterni heterojen olup genişlemiş kanala ait olabilecek hipoekoik tübüler görünüm içermektedir, submandibuler bez posteromedial keminde 1.5 cm uzunlukta, akustik gölgelenmeye yol açan ekojenik görünüm mevcuttur.(kalkül? )
    Sol submandibuler bez medialinde 11 çarpı 5 boyutta reaktif görünümlü lenf nodu mevcuttur.
    Bilateral servikalde 1 cm den küçük reaktif görünümlü lenf nodları mevcuttur.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ocak 29, 2017

      Ali Bey, submandibuler bez içinde kalkül?, çene altı tükürük bezinizde taş olabileceğini ifade ediyor. Eğer tekrarlayan tükürük bezi şişmesi gibi şikayetiniz de varsa, taşın sialendoskopi ile çıkartılması yoluyla tedavinizi yapabiliyoruz.

      cevap
    • Ali ALBAYRAK  Ocak 26, 2017

      USG raporuma göre: Sol submandibuler bez ekosu azalmış ve eko paterni heterojen olup genişlemiş kanala ait olabilecek hipoekoik tübüler görünüm içermektedir, submandibuler bez posteromedial keminde 1.5 cm uzunlukta, akustik gölgelenmeye yol açan ekojenik görünüm mevcuttur.(kalkül? ). Hocam tam olarak ne anlama geliyor bu, iki aydır antibiyotik tedavisi görüyorum, şişlik ilk zamankinden daha küçük ve azalmış bir ağrısı var sizce ameliyat olmam gerekiyor mu doktor bir antibiyotik daha yazdı, bir ay sonra geçmezse tükrük bezin alınacak dedi,çok endişeliyim rica etsem yardımcı olur musunuz.

      cevap
      • Dr. Atilla Şengör  Ocak 27, 2017

        Ali Bey, ultrasonografi raporuna göre “kalkül?”, tükürük bezinizde bir taş olabileceğini ifade ediyor. Günümüzde tükürük bezi taşları için tükürük bezini ameliyat etmiyoruz, bunun yerine taşı sialendoskopi yöntemiyle çıkartabiliyoruz.

        cevap
        • Ali  Şubat 4, 2017

          Peki ayrı bir muayene ücreti gerektiriyor mu Sayın hocam ve sadece özel hastanelerde mi yapılan bir işlemdir, ciddi komplikasyonları var mı

          cevap
          • Dr. Atilla Şengör  Şubat 5, 2017

            Ali Bey, tükürük bezi kanalı içerisinde çalıştığımız için komplikasyon riski çok düşüktür. Ancak uygulama sonrası bir süre bezde şişme olur. İnfeksiyon olasılığını düşürmek için uygulama sonrası antibiyotik öneriyorum. Bununla birlikte taşın çıkmaması, kanalın daralması, delinmesi ve kapanması olasılıkları ile tüm ameliyatlarda olduğu gibi anestezi riskleri de vardır. Diğer sorularınızın cevabını sekreterimden alabilirsiniz.

  14. İbrahim  Ocak 5, 2017

    Merhaba hocam ben İbrahim
    Hocam benim sağ parotis bezim sola göre büyümüş ama bende en ufak bir belirti (ağrı,yemekte ağrı vb.) olmadı. Yaklaşık 1 senedir böyle ve ben bunu çevremdekiler bana yanağın şişmiş dediklerinde farkettim. KBB ye gittim herhangi romotolojik hastalık vb varmı diye kan aldılar ama bir sorun çıkmadı ultrasonda ise sağ parotis bezi boyutları artmıştır yazıyordu.Doktor bana birşeyin gözükmüyor bizim yapacağımız bişey yok dedi ama sağ yanağımdaki şişlik beni rahatsız ediyor ağrısız olsada simetrik değil.Banada yardımcı olabilir misiniz?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ocak 6, 2017

      Olabilir İbrahim Bey, parotis bezlerini büyüten çeşitli hastalıklar var. Elinizdeki tetkiklerle bir gün gelin, hem onları hem de sizi değerlendirip sebebi bulmaya çalışalım.

      cevap
  15. sefer kılıç  Aralık 19, 2016

    Hocam kizima hastaneden verilen rapor.acaba sialenoskopi gerekirmi Sag parotis gland 33*35 mm olup hiperplazik izlendi icerisinde en buyukleri 12.5 mm capta olmak uzere lenf nodlari ve kanallarda genisleme 1.9 mm capta sialolitiaziz izlendi.ayrica komsulugunda en buyugu 13 mm capta laplar izlendi.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Aralık 20, 2016

      Sefer Bey, Ultrasonografiye göre kızınızın yanak tükürük bezinde (Parotis Bezi) yaklaşım 2 milimetre çaplı bir taş saptanmış. Buna bağlı kanallarda genişleme olmuş olabilir. Tekrarlayan yanak şişmeleri de varsa tükürük bezi kanallarını tıkayan taş olasılığı çok yükselir. Ülkemizde tükürük bezi taşlarını 2004 ten bu yana sialendoskopi yöntemi ile çıkartabiliyoruz.

      cevap

 Yorum Ekle