Büyük ve Küçük Tükürük Bezi Taşları

Büyük ve Küçük Tükürük Bezi Taşları

Sialendoskopi (Tükürük Bezi Endoskopisi)

Sialendoskopi (Tükürük Bezi Endoskopisi), tükürük bezi şişen hastalarda, sebebi belirlemek amacıyla tükürük kanallarının içerisine bakmak için kullandığımız bir tanı yöntemidir. Tükürük bezi endoskopisinde kullanılan endoskoplar diğer standart endoskoplardan çok daha incedir, üstelik içinde optik sistemin yanında, kanalın içini yıkamak ve çalışmak için ek yardımcı kanallar bulunur. Dr Atilla Şengör’ün tercih ettiği sialendoskopların çalışma kanalları 0,4 veya 0,8mm’dir; buna rağmen dış çapları ise 1,1mm ve 1,6mm’dir. Üstünkörü ifade etmek gerekirse, bir kürdan inceliğinde olan, fakat üretimi ileri teknoloji gerektiren bu hassas sistemler maalesef yalnız yurtdışından temin edilebildiği için yüksek maliyetlidir. Dr. Atilla Şengör, dünyada 1990’lı yıllarda uygulanmaya başlayan bu yöntemin, 2004 yılından bu yana ülkemizde de tanınması ve yaygınlaşması için büyük çaba sarf etmektedir. Yerli ve yabancı konferanslar ile makaleler hazırlamıştır ve 2008 yılında da bu konudaki ilk Türkçe kitabın yazarlarından birisidir. Çalışmalarından bazılarını “Yayınlardan Seçmeler” bölümünde görebilirsiniz. Sialendoskopi dönemiyle beraber, tükürük bezi kanal tıkanıklığına yol açan hastalıklar ve bunların başında gelen tükürük bezi taşları için yapılan açık ameliyatların sayısı dünya genelinde belirgin azalma göstermiştir.

Çene altı (submandibuler) ve yanak (parotis) tükürük bezlerini tıkayabilen diğer hastalıklara örnek olarak, kanal darlıkları (stenozlar), salgı tıkaçları (mukus tıkaçları), yabancı cisimler, kanal polipleri (et oluşumları) ve iltihabi durumlar verilebilir.

Bu tip hastalıkların temel belirtisi tekrarlayan tükürük bezi şişmeleridir. Uyguladığımız sialendoskopi yöntemi ile tıkayıcı hastalığın ne olduğunu doğrudan görerek belirlemeye çalışırız. Bu teknik kısa süreli, ancak sıklıkla ameliyathane gibi steril bir ortamda yapmayı tercih ettiğimiz bir işlemdir.

Sialendoskopi sırasında saptadığımız örneğin tükürük bezi taşı veya darlık gibi bir hastalığı belirlediğimizde ise, eşzamanlı olarak tedavi yapabiliyoruz. Girişimsel sialendoskopi dediğimiz bu yöntemlere örnek olarak sialendoskopik taş kırma ve çıkartılması, stenoz dilatasyonu (darlık genişletme) ve stentleme verilebilir. Günümüzde tükürük bezi kanal tıkanıklıklarında en önemli tanı ve tedavi yöntemi sialendoskopidir.

Sialendoskopi Bir Ameliyat mıdır?

Sialendoskopi, tükürük bezlerinin kanallarının içerisini görmek için kullandığımız bir muayene yöntemidir. Günümüzde vücuttaki pek çok bölgeyi aydınlatarak görmek ve kayıt almak için endoskop denilen fiberoptik araçlar kullanırız. Tükürük bezi kanallarında kullandığımız endoskoplara ise sialendoskop diyoruz. Yani sialendoskopi bir ameliyat değil, öncelikle bir muayene ve tanı yöntemidir. Buna rağmen, çok ince cihazlar, hassasiyet, donanım, asistan yardımı ve bazen de narkoz gerektirdiği için tanı amaçlı sialendoskopiyi ameliyathane koşullarında yapmayı tercih ediyorum. Tükürük bezi taşı tedavisi veya darlık genişletme gerekenlerde ise, girişimsel sialendoskopiyi bir ameliyat tekniği olarak kabul edebiliriz. Hareketsizlik, hassas ve bazen uzun süren bir çalışma gerektirebileceğinden, bunu hemen her zaman narkoz altında uygularım. Ancak sialendoskopik uygulamaların, tükürük bezinin açık ameliyatla alınması ile kıyaslanamayacak kadar hassas, koruyucu ve hasta için konforlu teknikler olduğunu burada vurgulamak gerekir. Açık ameliyatlarda karşılaşılabilen kalıcı yüz felci, kanama ve damar-sinir hasarı gibi riskler deneyimli ellerde yapılan sialendoskopide bulunmamaktadır.

Sialendoskopi Kitabı

Sialendoskopi Kitabı

Tükürük Bezi Nedir?

Tükürük bezleri, ağzımızın nemli olmasını ve lokmaların kayganlaştırılmasını sağlayan tükürük salgısını üreten organlardır. Yemeklerin yutulması ve sindirilmesinde tükürük salgısının rolü çok önemlidir. Ağız içerisinde dilinizi dudak içlerine değdirdiğinizde pütür pütür hissedilen yüzlerce küçük (minör) tükürük bezi vardır. Ancak bunlardan başka, büyük boyutlu tükürük bezleri de vardır. Büyük tükürük bezlerine majör tükürük bezleri denir ve bunların kanal sistemleri vardır. Büyük tükürük bezleri yanakta (parotis bezi), çene altında (submandibuler bez) ve dilaltında (sublingual bez) bulunur. Büyük tükürük bezlerinin ürettiği tükürük salgısı, kanallar vasıtasıyla, dil altında ya da yanağın iç tarafında bulunan ince deliklerden ağız içerisine boşalır. Bizler sialendoskopi yöntemiyle bu büyük bezlerin tükürük kanallarına girebiliyoruz. Bu sırada, tükürük bezinin şişmesine yol açan bir kanal tıkanıklığı varsa, bu tıkayan etkeni de görerek teşhis ve tedavi edebiliyoruz.

Tükürük Bezi Kanalları Nasıldır?

Tükürük bezini ve kanal sistemini bir ağaca benzetebiliriz. Yapraklı kısmı, bezin tükürük salgısını üreten bölümü (parankim) olarak düşünebiliriz. Parankimin salgı hücrelerinde üretilen tükürük salgısı, çok sayıda ince dalcıklardan, daha kalın dallara ve sonunda bunların birleştikleri gövdeye (ana kanala) doğru taşınır. Tükürük taşıma sistemindeki kanallarının çapları 0,5mm ile 3,2 mm arasında değişmektedir. Ağıza açıldıkları en dar yerine (orifis) huni biçiminde daralır ve burası 0,1mm kadardır. Bu iğne ucu kadar ince olan orifisler (kanalın ağzı) yanak içlerinde ve dil altında bulunur. Dolayısıyla bu çok incecik orifislerde takılan çok küçük çaplardaki taşlar bile tükürük salgısının ağıza boşalmasına engel olabilir. Bu şekilde ilgili bezde (yanak ya da çene altı tükürük bezi) şişme meydana gelir. Sialendoskopi sırasında bu örfisi genişletip kanala giriyoruz ve endoskop çapının izin verdiği kadar, kanal sisteminde uç dallara, yaklaşık 5 ila 9cm mesafeye kadar ilerleyebiliyoruz. Kanal sistemi aynı ağaç dalları gibi bezin içine doğru devam ettiği için, endoskopik olarak “bezin içinde” veya “kanalda diye” bir ayrım söz konusu değildir. Bu ifadeler genellikle sialendoskopide yeterli deneyimi bulunmayanlar tarafından hatalı olarak kullanılmaktadır. Sialendoskopi yönteminde tükürük bezi taşlarının kanal içi, bez içi ayrımı gözetmeksizin toplam 85-90%’ına ulaşabiliyoruz. Zaten şişmeye neden olan tıkanıklıklar da genellikle ana kanal veya kalın dallarda olur; ince ve uç dallardaki sorunlar bezin tamamının şişmesine ve belirgin şikayetlere neden olmazlar.

[embedyt] https://www.youtube.com/watch?v=9Y2WAWuyVbk[/embedyt]

Her Tükürük Bezi Şişmesi Taş mıdır?

Tükürük bezi taşları tükürük kanallarını tıkadığında çene altı (submandibuler bez) ya da yanak tükürük bezlerinde (parotis bezi) şişme yapar. Ancak tükürük bezlerini şişiren başka hastalıklar da vardır. Yukarıda kısaca değindiğim darlıklar dışında, salgı yoğunlaşmaları, kanal polipleri ve yabancı cisimlerle karşılaşıyoruz. Ancak tükürük bezi şişmeleri sadece kanallarının tıkanmasına bağlı olmayabiliyor. Tükürük bezinin salgı üreten hücrelerini (parankim) tutan hastalıklar da vardır. Bunlardan en bilineni çocuklarda görülen kabakulaktır. Kabakulakta yanak (parotis) tükürük bezinin salgı yapan hücrelerinin kabakulak virüsü ile iltihaplanır ve şişer. Jüvenil rekürran parotit (çocukluk çağının tekrarlayan parotis bezi iltihabı), Sjögren gibi romatizmal hastalıklar ve Radyasyon sialadeniti (Tiroid kanseri nedeniyle radyoiyot tedavisi almış hastalar) aslında farklı hastalıklar olsalar da, bu hastalarda görülen salgılama sorunları ve kanal darlıklarına rastlayabiliyoruz; ve bunlarda tükürük bezi kanallarını sialendoskopi ile genişleterek bu hastalara da faydalı olabiliyoruz. Ayrıca giderek büyüyen kitleler iyi huylu veya kötü huylu tümörlere işaret ediyor olabilir; tümörlerde sialendoskopik uygulamaların yeri yoktur. Bu durumların hepsi tükürük bezlerinde şişmelere yol açar. Dolayısıyla tükürük bezi şişmesine yol açan pek çok farklı hastalık vardır. Bunların belirtileri, süresi ve muayene bulgularına göre bazı testlerin de yardımıyla teşhis koyuyoruz. Ancak bir fikir vermek adına, tükürük bezi taşı ya da diğer nedenlerle kanal tıkanıklığı olan hastalardaki tipik bez şişmesi yemeklerle ilişkilidir. Yemek yerken, hatta ekşi tatlar veya sadece kokuyla dahi uyarılan tükürük salgısındaki artışla beraber, eğer tükürük kanalında bir tıkanıklık varsa, tükürük bezi aniden şişer. Eğer tükürük kanalı tam tıkalı değilse şişlik yavaş yavaş iner. Ancak kanal tıkanıklığı arttıkça bezin inmesi daha uzun sürelerde gerçekleşir, kanal tam tıkandığında da ilgili bez sürekli şiş kalabilir.

Sialendoskopi Yeni Bir Teknik midir? Her Hastanede var mı?

Sialendoskopi dünyada ilk olarak 1990 lı yıllarda uygulamaya başlanmıştır. Optik teknolojinin ilerlemesi sayesinde çok ince endoskoplar üretilebilmiş ve kanal içerisinde çalışabilmemizi kolaylaştıran çok hassas araçlar geliştirilmiştir. Ülkemizde 2004 yılında ilk olarak uygulamaya başladığımız bu tekniğe bizler açısından yeni bir teknik değildir. İleri endoskopik deneyim gerektirmesi, uzun ve yurtdışı temelli bir öğrenme süreci olması, sialendoskopların ve araçlarının hassas ve maliyetli oluşları bu tekniğin ülkemizde yaygınlaşmasını yıllarca engellemiştir. Cihaz ve araçların çoğu hastanede bulunmamasına karşın, bizim de katkımız olan tıbbi yayınlar ve konferanslarla, dünyada olduğu gibi ülkemizde de artık KBB Uzmanlarının çoğuna bu konuyu duyurabildiğimizi söyleyebilirim. Üstelik sayılı birkaç merkezde bu yöntemin uygulanmaya başladığını mutlulukla karşılıyorum. Ancak hala çoğu hastanede maalesef sialendoskopi araçları bulunmadığı gibi, sialendoskopların bulunması da bu cihazların her uzman tarafından kullanılabileceği anlamına gelmemektedir. Sialendoskopistin uygulamayı yaptığı hastanelerde teknolojik alt yapıyı, örneğin taş kırma cihazlarının adaptasyonunu oluşturmuş olması gerekmektedir. Zira bizim uygulamalarımızda taşlı vakalarda, kanal içi kırma yöntemi ve kombine yöntemleri kullanmamız, başarıyı 40%lardan 90%ların üzerine çıkarmamızı sağlamıştır. Pnömatik litotripsi (havalı taş kırma) üzerine çalışmalara ülkemizde 2008 yılında başladık; 2012 yılında 1. Uluslararası Sialendoskopi Kongresinde Cenevre’de dünyaya tanıttık. O günden bu güne bir hayli ilerledik; özellikle Almanlar da taş kırmada bu yöntemi benimsemeye başladı (2019).



Sialendoskopide Herhangi Bir Kesi Yapılır mı?

Sialendoskopi yönteminde tükürük bezi kanalının ağzı bazı dilatatör dediğimiz bazı çubuklarla aşamalı olarak genişletilir ve sialendoskop ile kanala girilir. Bunun için ağız içine bir kesi yapılmaz. Ancak eğer kanalın ağzı çok dar ise ve genişletilmeye direnç gösteriyorsa, bu durumda papillotomi dediğimiz 1-2 milimetrelik kontrollü bir çizik ile kanal ağzının açılması gerekebilir. Papillotomi benzer şekilde, kanalın ağıza yakın kısmında, büyüklüğü nedeniyle sıkışan tükürük bezi taşlarını çıkarabilmek için de gerekli olabilir. Bu şekilde, forseps ya da basketle tutulmuş bir taşı dışarı çekerken kanalı zedelememek için titizlikle yapılmış düzgün bir papillotomi kesisi, gelecekte kanalın yapışıklıklar nedeniyle tekrar tıkanmasını önler.

Bunlardan başka, kanaldan sialendoskopik olarak çıkartılması olanaksız olan, ağız tabanında ya da yanak içinde hissedilen büyük tükürük bezi taşlarında da ağız içinden kesi yapılabilir. Tükürük bezi taşı ameliyatı ya da sialodokotomi olarak adlandırılabilecek bu kesiyi sialendoskop ile kanal içerisinde taşın yerini tam olarak belirledikten sonra, tam tükürük bezi taşının üzerine gelecek şekilde yapıyoruz. Bu uygulamaya “sialendoskopi rehberliğinde ağız içerisinden yaklaşım” denir. Bu yöntemde de tükürük bezi taşını çıkarttıktan sonra, sialendoskop ile tekrar tükürük bezi kanalına girerek geride başka bir taş olup olmadığına bakmak gereklidir. Kalan taşlar veya yoğun tükürük tıkaçları yine sialendoskopi ile temizlenebilir. Müdahale bitiminde sialendoskopi ile kanal kontrol edilir ve gerekirse kanalplastisi (sialodokoplasti) ile onarılır, stentlenir. Bu uygulamaların tamamı sialendoskopi eşliğinde yapılmalıdır. Sialendoskopi bulunmayan koşullarda yapılan kanal kesileri yapışıklıklarla, başarısızlıkla ve kanalın tahribatıyla sonuçlanabilir. Bu durumda hasta sialendoskopi ile tedavi şansını da kaybedebilir.

Büyük tükürük bezi taşı

Büyük tükürük bezi taşı

Sialendoskopi İle Büyük Taşlar Çıkarılır mı?

Tükürük bezi kanalına sıkışmış, büyük çaplı tükürük bezi taşlarında taş kırma yöntemi gerekli olabilir. Bu tip tükürük bezi taşlarını pnömotik litotripsi (hava basınçlı) ya da Holmium lazer yöntemi ile kırabiliyoruz. Ancak incecik bir kanalda çevrede ısı nedeniyle termal hasar oluşturması nedeniyle, kendi uygulamalarımda 2008 yılından beri, lazer yerine pnömatik taş kırmayı tercih ediyorum. 1993 yılında Dr. Königsberger’in kullandığı ve yukarıda da bahsettiğim gibi, dünyaya 2012 yılında sialendoskopideki kullanımını hatırlattığımız pnömatik litotripsi, aslında ürologlar tarafından böbrek taşlarını kırmak için de yıllardan beri kullanılmaktadır. Tükürük bezi taşını sialendoskopi sırasında gördüğümüzde, taş kırma probunu taşa değdiriyoruz ve atışlar yaparak kırıyoruz. Dolayısıyla kıracağımız taşın tamamını görebilmemiz gerekiyor. Bu nedenle çoğu tükürük kanalı taşlarının tamamını kırıp çıkartabilirken, bazı büyük taşların gömülü bölümlerine ulaşılamayabilir; b durumda taşın sadece kanalda görülen bölümü kırılabilir. Diğer bir deyişle taşın bir bölümü geride kalabilir. Bu hastalarda kanaldan tükürük akışını sağlayabilmişsek, zamanla taşın kanalın ağzına doğru ilerlemesi ve hatta bazen kendiliğinden çıkması olanaklı olabiliyor. Bu olasılık bıyık taşlarda vardır, ancak 2,5-3 santimetre boyutuna ulaşan taşlarda bile başarı oranı 80%lerin üzerindedir. Dolayısıyla taşın büyüklüğü de, kırma yöntemleri sayesinde sialendoskopi için bir engel oluşturmamaktadır. Donanım, sabır ve deneyimle kanal içerisinden ulaşılabilen her taş çıkarılabilir diyebilirim.

Sialendoskopi Sonrası Hastanede Yatmak Gerekir mi?

Sialendoskopi hasta için ağır bir uygulama değildir. Sialendoskopi sırasında tükürük bezinin kanalı içerisinde çok titiz ve teknik çalışma yapılır. Bu nedenle sialendoskopi yöntemi sonrası hasta hemen ya da birkaç saat içerisinde taburcu edilebilir. Ancak tükürük bezi taşı tedavisi gerektiren hastalarda, kırma ve sialendoskopik çalışma uzun sürebileceği için narkoz altında çalışmayı tercih ediyoruz. Genel anestezi alan hastanın narkozun etkilerini vücuttan atabilmesi için, uygulamadan sonra 5 saat kadar hastane ortamında dinlenmesi veya çok nadiren geceyi hastanede geçirmesi gerekli olabilir. Şehir dışından ya da yurt dışından gelen hastalarımızı da, sadece konaklama amaçlı olarak o gece hastanede ağırlayıp ertesi gün taburcu ettiğimiz olabiliyor.

Sialendoskopi Sonrası Tedavi Süreci Nasıldır?

Sialendoskopi ile taşın çıkartıldığı durumlarda, kanaldan tükürük salgısı hemen akmaya başlar ve bezde hızla düzelme meydana gelir. Bazen sialendoskopi sırasında kanala verilen sıvılar nedeniyle tükürük bezinde geçici bir şişme olabilir. Hastanın bol sıvı alması ve masaj yapması çoğu kez bu şişliğin kısa sürede inmesine yardımcı olur. Çalışmanın uzun sürdüğü vakalarda şişliğin inmesi birkaç saat sürebilir. Genellikle ağrı olmaz, gerilmeye bağlı ağrı olursa parasetamol türü ağrı kesiciler yeterli olur. Sorunları yıllardır olan vakalarda, bezde genel bir sertleşme vardır ve sialendoskopi sonrası bu büyük ölçüde inse de, tamamen diğer taraf gibi olması aylar sürebilir.

Ağız içerisinden yapılan bir uygulama olduğu için, buradan bir iltihaplanma olmasını önlemek için, koruyucu olarak operasyon sırasında ve 2 ila 5 gün süreyle bir antibiyotik kullanımını tercih ederiz. Bazı hastalarda tükürük bezi kanalının ağzı belirli bir süre açık kalsın, tükürük akışına yardımcı olsun diye yerleştirdiğimiz ince plastik bir tüpü (kanül, stent) sialendoskopi sonrası yaklaşık 3 ila 7 gün sonra alırız. Bazı nadir durumlarda 2-3 hafta stentın kalması gerekebilir. Ağız içi mukozasına ince bir iplikle tutturulmuş olan tüpü, ipi kesmek suretiyle kolaylıkla çıkartırız. Ofiste yaptığımız bu işlem hastaya herhangi bir sıkıntı vermez.

Sialendoskopi Sonrası Kontroller Nasıl Olur?

Sialendoskopinin başarılı olduğu, yani taşın/taşların çıkartılmış veya darlıkların açıldığı olgularda yalnız kanalın açıklığını ve salgının kıvamını görmek için 2. haftada ve 1 ay kadar sonra hastamızı görmeyi arzularız. İstanbul dışından veya yurt dışından gelen hastalar için böyle bir zorunluluk yoktur.
Ancak sialendoskopi ile tedavisi olanaksız bir vaka ile karşı karşıyaysak, uzunca bir süre bezin şişme ataklarını takip etmek gereklidir. Bu tip durumlarda, sialendoskopi sırasında kanalın genişletilmesi nedeniyle, çıkmayan taşların da bir kısmı yaklaşık 1 sene içerisinde yavaş yavaş kanalda ilerleyerek kendiliğinden çıkabiliyor. Bazen de ağız içinden tükürük bezi taşı ameliyatına uygun mesafeye gelebiliyor. Bu hastalarda ikinci bir sialendoskopik girişim yapmak faydalı olabilir.  Fakat belirtiler sık tekrarlıyor, hastanın sıkıntılı infeksiyon atakları devam ediyorsa, ancak bu koşullarda bezin ameliyatla çıkartılması da gündeme gelebilir.

Sialendoskopi Sonrası Günlük Hayata Ne Kadar Sürede Dönülür?

Sialendoskopi hasta için yorucu bir uygulama değildir. Yalnız tanısal sialendoskopi yapmışsak ve lokal anestezi kullanmışsak, hasta aynı gün normal hayatına dönebilir. Ancak genel anestezi uygulanmışsa veya uzun süren bir tükürük bezi taşı kırma işlemi gerekli olduysa, hastanın 1-2 gün istirahat etmesi gerekebilir.

Özel Sigortalar Sialendoskopiyi Karşılar mı?

Özel sigortaların poliçe sözleşmeleri, hastalar/müşteriler ile kendi aralarındadır. Özel sağlık sigortalarının, tükürük bezi hastalığının başlangıç zamanı ve poliçe tarihleri ile ilişkili süreçler için belirli kuralları vardır. Uygun koşullarda özel sağlık sigortalarının çoğu sialendoskopik yaklaşımları karşılarlar. Sigortanın bu konuda onay verip vermeyeceği, hastanın sigorta firmasına poliçe formu doldurularak yapılan başvuru sonrasında öğrenilebilir. Türk Tabipler Birliği ve HUV puanlama sistemlerine göre sialendoskopi 300 birimdir; sialendoskopik taş çıkartılması ise 500 birimdir; Sialodokoplasti (tükürük bezi kanalının plastik onarımı) gerekliliği halinde 300/2 birim eklenir.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Tükürük bezi taşı tedavisi

Yayınlardan seçmeler

Boyunda kitleler

Bademcik taşları


Sosyal Medyada Paylaş
Yorumlar
  1. Emre Şener  Kasım 10, 2016

    Merhaba Hocam,
    Bana Sjögren sendromu tanısı konuldu.1 yıldır tedavi görüyorum. Tedaviye başlamadan önce neredeyse her hafta iki yüzümde şişerdi. Şişlikler ciddi anlamda büyük. Önce tükrük bezi taşından şüphelendik ultrasonda çıkmadı. KBB hekimine muayene oldum muayene esnasında doktor parotis bezi kanallarından iltihap aktığını söyledi. Sonra Romotoloji böülüme muayene olmamı önerdi. Sjögren tanısıda romotoloji tarafında yapılan biopsi sonucu kondu. 1 yıldır kortizon tedavisi alıyordum. Doktor kortizonu yeni bıraktırdı Beni sorum, tükrük bezi kanallarından zaman zaman kan geldiğini farkettim. Ayrıca yanaklarda kaşıntım oluyor. Bazen yanaklarım yine şişiyor. Ben ayrıca sialendoskopi yaptırıp muayene olmak istiyorum. Belki parotis beziş kanallarım tıkalı olabilir diye düşünüyorum. Bana bu konuda öneri sunar mısınız hocam?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Kasım 16, 2016

      Sjögren hastalığınız ile ilgili tanı be tedavi süreçleriniz gayet güzel. Sialendoskopinin Sjögren hastalığında daralmış olan kanallları genişletmesi şeklinde bir faydası olabilir. Bununla beraber romatoloji ile tedavi ve takip edildiğinde daha etkin bir tedavi yapmış oluruz.

      cevap
  2. sevil  Ekim 3, 2016

    merhaba hocam ,31 yaşındayım. 2 yıldır yemek yerken sağ kulak arkasında ve yanağımda dayanılmaz ağrılarım oluyor tomografide parotis bezimin diğerine göre daha büyük olduğu ve taşa raslanmadı ameliyat olmam gerektiği söylendi sialendoskopi iltihaplı parotis bezinin tedavisi içinde çözüm olabilir mi?yardımlarınızı bekliyorum.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ekim 4, 2016

      Sevil Hanım, Parotis bezinizin diğerine göre büyük olması ve yemeklerle beraber ağrı olması, o tükürük bezi kanalınızda bir tıkanıklık akla getirir. Fakat bu tip durumlarda şişme de genellikle olur. Tükürük bezi taşı olan hastalarda zaman zaman iltihaplanma da olabilir. Tükürük bezi taşlarının tedavisi günümüzde artık sialendoskopi yöntemi ile yapılır. Bu sayede taşları 80% gibi oranlarda çıkarabildiğimiz gibi, hastayı iki katmanı arasından yüz sinirinin geçtiği Parotis bezi ameliyatının risklerinden de korumuş oluyoruz. Diğer bir olasılık olarak çene ekleminin sorunları da yemek yerken ağrıya neden olabilir. Tükürük beziniz eğer şişmiyorsa önce bunu açığa kavuşturmak yerinde olabilir.

      cevap
      • sevil  Ekim 7, 2016

        Doktor bey yemek yerken sağ kulak arkasında ve yanağımda şişme oluyor bir süre sonra iniyor . Radyoloji sonucunda sağ parotis bezi boyutları 22*35*44 mm sol parotis bezi boyutları 34*51*52 ölçülmüştür. Sol parotis bezi boyutları sağa oranla daha büyüktür.

        cevap
        • Dr. Atilla Şengör  Ekim 8, 2016

          Sevil Hanım, yemek yerken tükürük bezinde şişme olması, tükürük salgısının akışını engelleyen durumlarda olur. 2 milimetrenin altındaki tükürük bezi taşları, darlıklar veya mukus tıkaçları malesef radyolojik tetkiklerde görülemeyebiliyorlar. Hatta bazen daha büyük boyutlu taşlar bile Ultrasonografiyi yapan uygulayıcının deneyimi ile ilgili olarak saptanamayabiliyorlar. Ancak günümüzde tükürük bezlerinin tekrarlayan şişmelerinde tanı aracı olarak sialendoskopiyi kullanıyoruz; bu şekilde tıkayıcı sorun belirlendiğinde de eş zamanlı tedavi etme olanağımız oluyor. Muayenenizi yapmak ve tedavinizi konuşmak üzere sizi yaptırtmış olduğunuz tetkiklerle beraber bir gün bekleriz.

          cevap
          • sevil  Ekim 8, 2016

            Doktor bey ilginiz ve alakanız için çok teşekkürler .Sekreterinizlede görüştüm.Ankara’dan geleceğim şimdiden teşekkürler.

  3. sadun ilgün  Eylül 12, 2016

    Dr bey benim tukuruk bezimin icinde,bir tane buyuk ayrica iki tane de kucuk taş var. yilda bir defa sol cene alti cok sisiyor, 3 sene oldu bazen iltihap akiyor doktorlarin verdigi ilaclarla sadece siskinlik diniyor, felc olma ihtimali yuzunden ameliyat olamiyorum ne yapmaliyim

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Eylül 19, 2016

      Geçmiş olsun, tükürük bezi taşlarını sialendoskopi yöntemi ile çıkartabiliyoruz. Ameliyat gerekmediği için felç olma riskiniz de yok. Sialendoskopi tükürük kanallarının içinden endoskopik yaklaşımla taşa müdahale etmemizi sağlayan bir yöntemdir. Tükürük bezinin açık ameliyatla alınması sırasında olabilecek felç veya diğer komplikasyonlar bu yöntemde yoktur. 2004 yılından beri ülkemizde tükürük bezi taşlarının teşhis ve tedavisi sialendoskopi ile yapıyorum.

      cevap
  4. Çiğdem Cerit  Haziran 28, 2016

    Hocam yaklaşık 2 aydir benim yemek esnasında sol ćene altinda şişlik olup 1-2 saat sonra iniyor ve bu durumda coddi eklem agrısı oluşuyor dr gittim ve ultrasonografi sonucunda sol gland ana kanalda dilatasyon ve dilate segment distal kesimi icersinde 1.9 mm çapında kalkül göruldugü söylendi..iğne ve antibiyotik tedavisi baslandi ilacım yarın son bitiyor ilk günler sislik olmadi ama iki gündur yine başladı bu durumda nasıl bir yol izlemeliyim

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 29, 2016

      Çiğdem Hanım, tükürük bezi kanalındaki taşları günümüzde sialendoskopi yöntemiyle çıkartabiliyoruz. Şişmeler genellikle kanalın taş nedeniyle tıkanıp, normal tükürük salgısının akamamasına bağlıdır. Bu tip durumlarda antibiyotik fayda etmez; taş kanalda olduğu sürece şişlikler tekrarlayacaktır. Taşlar zaman içerisinde büyüdüklerinden gelecekte endoskopik yolla tedavi zor ya da imkansız olabilir. Bu nedenle tükürük bezi taşları tespit edildiğinde tükürük bezi endoskopisiyle çıkartılmalıdır. Sekreterimle temas ettiğinizde muayene için randevumuzu ayarlar, uygulama ile ilgili tüm detayları geldiğinizde görüşürüz.

      cevap
  5. Hüseyin  Haziran 22, 2016

    Merhaba hocam
    Benimde sağ çene altında bir şişlik oluştu tükürük bezi iltihabı olarak antibiyotik tedavisi başlandı ancak gün geçtikçe daha kötü oldu dilim ve dilimin altı da şişti
    İnanılmaz acı çekiyorum ağrı kesiciler ile durabiliyorum çaresiz kaldım

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Haziran 24, 2016

      Hüseyin Bey, tükürük bezi iltihabı bazen bir kaç hafta sürebilir. Burada tükürük salgısına en fazla geçen, doğru antibiyotik tedavisi ve bazı ek ilaçlarla iyileşme süresi kısalabilir. Bazen iyileşmeyi geciktirebilen tükürük bezi taşları da olabilir; bunların tedavisini de iltihaplı dönemi atlattıktan sonra sialendoskopi yöntemiyle yapıyorum.

      cevap
  6. Burcu  Mayıs 27, 2016

    Dr bey merhaba benim sağ taraftaki tükrük bezğmde 1cm yakın büyüklükte taş var üç kez tekrarlayan şişliğin ilkinde taşı kendi kendime düşürdüm ikincisinde kendiliğinden geçti fakat üçüncü ve son şişlikte sancım oldu ve 10 günlük bir antibiyotik tedavisi gördüm şuan hala şiş Dr ameliyat olmam gerektiğini ve taşla birlikte tükrük beziminde alınacağını söyledi ameliyat olmak istemiyorum şuan dört aylık bebeğim var emzirmiyorum sizin bahsettiğiniz tedavi yöntemi (sialendoskopi)emzirmemi etkilermi zira bebeğime emmeyi bıraktırmak istemiyorum bilgilendirirseniz çok sevinirim buna bağlı olarak size muayene olmayı düşünüyorum iyi çalışmalar

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 31, 2016

      Burcu Hanım geçmiş olsun, tükürük bezi taşınızın tedavisi acil değil. Çok sık iltihaplanmaya yol açmazsa, bunu emzirme sürenizin sonunda da çıkartabiliriz. Ancak senede 1 milimetre büyüdüğünü bildiğimizden gelecekte sialendoskopik tedavi şansını kaybetmemek adına, ihmal de etmemelisiniz. Bir gün yine de zaman ayırıp geldiğinizde yüz yüze detaylı konuşalım. Saygılarımla

      cevap
  7. Asiye  Mayıs 24, 2016

    Hocam selamlar.ben de iki gün önce yemek esnasinda kulak altinda şişme olustu.sonrasinda inme oldu.aksam tekrar yemek ve cigneme sonrasi buyuk oranda sislik oldu.inip cikmakta ve agri ve acisi halen devam etmekte suan.arastirmalarimsonucu tukuruk bezleriyle alakali olabilecegini dusundum.sorun su ki 12 haftalik hamileyim ve herhangi bir cerrahi mudahele gerekirse anestezi vs bir durum olusr mu ya da nasil olabilir? Tani koyarken sadece ultrason yeterli olur mu,yoksa rontgen vs gerekir mi?kisaca bilgilendirirseniz cok seviniim.saygilar

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 24, 2016

      Asiye Hanım geçmiş olsun tükürük bezi şişmesi daha önce olmadıysa, yeni başlamış bir durumsa bazen sadece salgı yoğunlaşmaları veya iltihabi durumlara da bağlı olabilir. Bu nedenle öncelikle sizi bir muayene etmek lazım, çünkü durum bunlara bağlı ise çeşitli ilaç ve önerilerle tedavinizi yapabiliriz. Fakat muayene sonucuna göre eğer bir tükürük bezi taşı düşünürsek, hamilelik döneminde de güvenle yaptırılabilen ultrasonografi ile bir fikir edinebiliriz. Ancak bunu kendi kendinize yaptırmamalısınız, bez iltihaplı ise bunu tedavi ettikten sonra yapılmalı ve radyoloğun nelere dikkat edeceğini ayrıntılı bir yazıyla talep etmeliyim. Rastgele yapılan ultrasonografiler çoğu kez sonuç vermez. Ayrıca Rontgen çekilmemeli, anlamı olmadığı gibi hamilelik döneminde sakıncalı olur. Eğer sonuçta tükürük bezi taşı saptarsak bunun acelesi yok, çocuğunuzu dünyaya getirdikten sonra, iyi bir döneminizde sialendoskopi yapabiliriz. Tükürük bezi şişmeleriniz sizi çok rahatsız etmediği sürece aylarca bekleyebiliriz. Ancak tükürük bezi taşları senelerce bekletilmemelidir çünkü senede 1mm kadar büyürler ve ihmal edilen vakalarda gelecekte çıkartılamaz hale gelebilirler.

      cevap
  8. Tuğçe  Mayıs 17, 2016

    Merhaba ben tuğçe çenemin altında bir şişlik vardı ve sadece yemek yerken şişiyor ve acıyordu araştırdım ve buraya kadar geldim sizce doktora gitmelimiyim taş olduğu kesin mi yoksa iltihap mıdır kendi kendine geçer mi normalde hiçbir ağrım yok ama yemek yerken rahatsız ediyor sadece

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 17, 2016

      Tuğçe Hanım geçmiş olsun, yemeklerle tekrarlayan tükürük bezi şişmeleri tükürük kanallarını engelleyen bir duruma işaret eder. Tıkayıcı nedenlerin başında taşlar gelir, ancak kanal darlıkları, yoğun salgı tıkaçları ve başka nedenler de olabilir. İltihap olup olmadığını muayene sırasında belirleyebiliriz. Tükürük bezi taşları da, tükürük bezinin iltihaplanmasına yol açabilir, yani ikisi birlikte çok sık görülürler. Eğer taşınız varsa, nadiren kendiliğinden çıkabilir, ancak çoğu kez büyür. Tükürük bezi taşlarının senede 1 mm büyüdüğünü biliyoruz. Geldiğinizde sizi muayene ettikten sonra, bir ön tetkik olarak ultrasonografinizi görmek isterim. Bunun sonucunu aldıktan sonra gerekli olursa kanalın içini görmek ve tıkayıcı sorunu tedavi etmek için sialendoskopi yapabiliriz. Günüzmüzde tekrarlayan tükürük bezi şişmesine yaklaşımın özeti bu şekildedir.

      cevap
      • Tuğçe  Mayıs 17, 2016

        Ben 17 yaşındayım bu operasyon için geldiğimde yanımda velim olmak zorunda mı peki? Yeriniz çok uzak çünkü gelemezler

        cevap
        • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 18, 2016

          Tuğçe Hanım, kanunen reşit olmadığınız için acil durumlar dışında, hastane yatış ve işlemleri için 1. derece yakınlarınızdan biri yanınızda olması gerekiyor.

          cevap
  9. mehmet demir  Mart 20, 2016

    Hocam peki ücretler konusunda bilgi verebilir misiniz rica etsem?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mart 21, 2016

      Mehmet Bey, telefonla aradığınızda sialendoskopi fiyatları konusunda sekreterim sizi bilgilendirebilir.Geçmiş olsun.

      cevap
      • Caferzorl  Mayıs 8, 2016

        Hoc am Beninm de Tukuruk bezi tasi var kocaelinde tani konuldu aldirmak kac sat surer bu Konuda beni bilgiledirseniz memun Kalirim

        cevap
        • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 9, 2016

          Cafer Bey geçmiş olsun, tükürük bezi taşlarının boyutuna, kanal içindeki konumuna ve sertliğine göre çıkartılmaları 15 dakika ila 3,5 saat arasında değişiyor. Bazı tükürük taşları kolayca çıkartılırken, bazıları uğraştırabilir ve hatta bazen de çıkartılamayabilirler. Bu nedenle bir gün raporlarınızla beraber görüşmeye geldiğinizde, sizi değerlendirdikten sonra tükürük bezi taşınızın çıkartılma süresi konusunda daha net bilgi vereceğim.

          cevap
  10. dilek  Mart 15, 2016

    Hocam benim sağ çene altında şişmeyle doktora gittim ve 1 cm lik bir alanda sayıca çok fazla gözle görülen 10 dan fazla taş olduğunu söylediler. Antibiyotik kullandim sis indi ama ameliyat olmamı söylediler. Sialendeskopi bana uygun olur mu? Ameliyat hangi durumda gerekli ?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mart 16, 2016

      Sayın Dilek Hanım, günümüzde tükürük bezi taşlarının tedavisi için mutlaka önce sialendoskopik yaklaşım uygulanmalıdır. Tükürük bezinin ameliyatla alınmasını bu şekilde çoğu kez önleyebiliyoruz. Randevu alıp geldiğinizde tüm ayrıntıları konuşuruz. Saygılarımızla

      cevap
  11. fatmanur  Mart 6, 2016

    Benim taşım cap olarak kanalin 2 kati kadar ve tikali resmen su bile icemiyorum direk ameliyat diyorlar basket diye bir makine varmis ama arizaliymis ameliyatta buyuk izlet kaliyormus istemiyorum yaptirmak konyada yasiyorum öğrenciyim bi çözüm önerirmisiniz hocam 🙁

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mart 8, 2016

      Fatmanur Hanım geçmiş olsun, İstanbul’a 3-4 günlüğüne gelebilecek bir vakit ayarlarsanız, sialendoskopi yöntemiyle taşınız konusunda gerekeni yaparız. Günümüzde tükürük bezi taşlarına mutlaka sialendoskopi yöntemiyle yaklaşılır ve bu tekniğin tedavi başarısı çok yüksektir. Ben de bu yöntemin 2004 yılından bu yana Türkiye’deki öncülerindenim.

      cevap
  12. mehmet demir  Ocak 17, 2016

    Hocam merhabalar. Yaklaşık 9 gündür sağ parotis bezimde şişme mevcut ve yanagımda da bir kitle oluştu 2 cm çapında ve sert. Ayrıca dokununca biraz ağrı da yapıyor. İnternetten yaptıgım arastırmalar sonucu, kanser olabileceğimden şüphelenerek hastaneye de gitmedim ve eczaneden antibiyotik aldım kla.oks 1000 mg lık. 10 günlük antibiyotik süreci başlattım kendi kendime ve son 2 gün kaldı bitmesine antibiyotiğin. Yanagımdaki kitlenin yarısı gitti ama yarısı duruyor. Acaba kanser miyim? Çok korkuyorum ve daha çok gencim. Ölmekten korkuyorum.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ocak 21, 2016

      Mehmet Bey geçmiş olsun, yeni başlayan şişmeler genellikle kanser çıkmaz. Ancak elbette görüp gerekli tedavileri ve tetkikleri yapmak lazım. Endişe etmeyin, ama mutlaka doktora başvurun.

      cevap
      • mehmet demir  Ocak 22, 2016

        Çok teşekkür ederim hocam. Tükürük bezimde taş çıktı. Allahtan kanal ağzına kadar gelmiş ve çıkarıldı. Çıkarıldıktan sonra iltihap geldi ve şişlikler ve rahatsızlıklar sona ermeye başladı. Antibiyotik tedavisi verildi. Şükür iyiyim şu an. Yalnız merak ettiğim şu; acaba tekrar nüksetme olasılıgı var mı? Ve ileride herhangi bir tümöre dönme gibi bir şey olabilir mi? Teşekkür ederim.

        cevap
        • Dr. Atilla Şengör  Şubat 6, 2016

          Mehmet Bey geçmiş olsun, kanalın ağzındaki taşlar cerrahi olarak çoğu kez çıkartılabiliyor. Ancak sialendoskopinin farkı kanalların içerisini görebilmek ve geride kalan taşlar varsa bunları da çıkartabilmek. Nüks etme olasılığı, eğer kanal sisteminde kalmış taş veya taşlar varsa olabilir. Olursa artık sialendoskopi için gelirsiniz.

          cevap
  13. Nursen Uz  Kasım 20, 2015

    Bunu yazmayı unuttum kusura bakmayın taşlar kanalın ağzında ve ben bunu hissediyorum

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Kasım 24, 2015

      Nursen Hanım geçmiş olsun, taşları ağızda hissediyor olmanız çok iyi, zira bunlara sialendoskopla ulaşmak daha kolay olacak.Bir gün lütfen yanınıza tüm tetkiklerinizi alarak gelin, sizi değerlendireyim ve ayrıntıları konuşalım. Saygılarımla

      cevap
  14. Nursen  Kasım 20, 2015

    Dr. Bey merhaba ben 1998 yılından beri çekiyorum Ege üniversitesine gittim doktorlar bile şaşırtı hem sağ hem sol parotis de 50 den fazla taş var emar çektiler altı ay oldu cıyaz alınmadı ama artık çok rahatsız ediyor sürekli yanağımı ısırıyorum özellerde masraflı dediler maliyeti nedir eğer uygunsa yaptırmak istiyorum saygılar

    cevap
  15. MEHMET AKTÜRK  Kasım 17, 2015

    Benim tükürük bezi taşım 1 cm imiş. Sialendoskopi ile bu çıkar mı?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Kasım 17, 2015

      Sayın Mehmet Bey, sialendoskopi ile tükürük bezi taşını kanalda görebiliyorsak bunu kırarak parçalar halinde çıkartabiliyoruz. Eğer tükürük bezi taşı kanalın ağzına yakın bir yerlerde ise, bunu da sialendoskopi eşliğinde yapılan kombine yaklaşımla yine ağız içinden çıkartabiliyoruz. Zaten bu sayfanın yukarısında resimleri bulunan taşlar çıkartmış olduğum 1 santimetreden büyük taşlardır. Size de faydalı olacağımızı umuyorum.

      cevap

 Yorum Ekle