Bir tükürük bezi taşının kanalda veya bezin içinde olması, sialendoskopik anatomi için bir özellik/ayrım teşkil etmez. Bu videoda da görüldüğü gibi, çene altı tükürük bezi (submandibuler gland) kanalında, hilumdan sonra birincil dallanmanın içinde, kanal girişine yaklaşık 5 santimetre mesafede, diğer bir deyişle bezin içinde bulunan taşa ulaşıyoruz. Yapılan tıbbi çalışmalara göre, taşların 85-90%'ı sialendoskopik olarak ulaşılabilir bir konumdadır. Bu şekilde taşı gördüğümüze, eğer bu büyük bir taşsa, Pnömatik litotripsi (havalı taş kırma) ile bunu parçalarına ayırıp çıkartabiliyoruz. Sonrasında da geride parça kalmadığından emin olmak için, defalarca kontroller yapıyoruz. Bu çok ince ve hassas bir yöntemdir. Bu sayede tükürük bezini koruyor, sadece taşı çıkartabiliyor ve hastaları tükürük bezinin alındığı ameliyatların riskinden uzak tutabiliyoruz. Dr. Atilla Şengör sialendoskopi konusunda 2004 yılından beri çalışmaktadır.

Bu site E-Web Site Tasarım tarafından yapılmıştır.