Sialendoskopi Kitabı

Sialendoskopi Kitabı

Tükürük Bezi Taşı Tedavisi

Tükürük bezi taşı tedavisi yani tıbbi adıyla sialolitiazis tedavisini günümüzde tükürük bezi kanalları içerisinden çok ince endoskoplarla çalışarak yapıyoruz. Dünyada 1990 yılından, ülkemizde ise 2004 yılından beri uyguladığımız ve öncülüğünü yaptığımız sialendoskopi yöntemi, ilerleyen tıbbi ve optik teknoloji ile beraber, gün geçtikçe çıkartılması imkansız sanılan, genellikle ameliyatla bezinin alınması önerilen hastaların taşlarını çıkartabilmemize olanak sağlamıştır. Tükürük bezi taşlarını sialendoskopi ve yardımcı tekniklerle çıkarma başarımız 85% dolaylarındadır.

Tükürük kanallarının çapları 2-3 mm kadardır. Ağız içerisine açıldıkları noktalar ise iğne ucu kadardır (0,1 mm). Bu nedenle çok küçük taşlar dahi tükürük kanalını tıkayabilir; yanak veya çene altında şişmeye yol açabilir. Diğer bir deyişle 2 milimetreden küçük taşlar da, 3-4 santimetre çapına ulaşmış büyük bir taş da hastanın tükürük bezini şişiren neden olabilir. Çene altı veya yanak tükürük bezleri tekrar tekrar şişen hastalarda genellikle ilk başta tükürük kanalını engelleyen bir taş olduğunu düşünürüz. Taşların yaklaşık 40%’ı filmlerle görülemeyebilir. Günümüzde bu tip durumların en doğru teşhis yöntemi de sialendoskopidir. Tükürük bezi taşını doğrudan gözle görmemizi sağlayan sialendoskopinin yerini başka hiç bir tetkik tutamaz.

Tanısal amaçlı tükürük bezi endoskopisi ile tükürük kanalını tıkayan hastalığın ne olduğunu görüyoruz. Eğer bu bir taş vakası ise taşın konumu, boyutları, adedi ve çıkartılıp çıkartılamayacağını belirliyoruz. Diğer bir deyişle, herhangi bir tükürük bezi taşının çıkartılıp çıkartılamayacağı ancak sialendoskopi sırasında görülerek anlaşılabilir. Taşların büyük olması da çıkartılamayacağı anlamına gelmez. Zira tükürük bezi kanalı içinden taşa tümüyle ulaşılabiliyorsa, taşı kırıp parçalar halinde çıkartabiliyoruz. Bu şekilde 2,5-3 santimetre çaplı çok büyük taşları bile çıkartabiliyoruz. Taş kırma yöntemi vakaların yaklaşık 80%’inde gerekli olmaktadır. Taş kırma olmadan yalnız 3-4 milimetre kadar küçük taşlar tutularak çıkartılabilir. Buna rağmen bazen 2,5-3 milimetre çapındaki küçük tükürük bezi taşları bile, taş eğer dar bir kanalda sıkışmışsa, kırma işlemi yapılmadan çıkmayabilir. Küçük taşlar 5-10 dakikada alınabilirken, büyük taşlarda 4-5 saatlik çalışma yapmak gerekli olabilir. Tükürük bezi endoskopisi (sialendoskopi), sialolitiazis (tükürük bezi taşı) başta olmak üzere, tükürük kanallarındaki darlıkların ve diğer kanal hastalıklarının teşhis ve tedavisinin günümüzdeki en gelişmiş yoludur.

Girişimsel sialendoskopi ile boyutları uygun olan, kanal içerisinde serbest dolaşan taşları forseps ve sepet (basket) adı verilen çeşitli araçlarla tutup çıkartabiliyoruz. Bu araçlarla tutulamayacak büyüklükteki taşları da kanal içerisinde kırdıktan sonra parçalar halinde çıkartabiliyoruz. Bu yöntemlerin tek koşulu, kanal içinden taşa ulaşabilmektir. Tükürük bezi taşı kırma konusunda başarı oranı 80% dolaylarındadır. 20% başarısızlık olasılığı ise bazı kırılmayacak sertlikteki taşlara, kanala gömülü tükürük bezi taşlarına, ya da tükürük bezinin uç dallarında olan taşlara (yani bezin içindeki ulaşılamayan taşlar) bağlıdır. Yine de bu gibi durumlarda bile sialendoskopik yaklaşım sırasında tükürük kanalını genişletmek ve kısaltmak gibi uygulamalar yapabildiğimiz için, bu tip taşların zaman içerisinde kendiliğinden düşme olasılığını arttırabiliyoruz.

Sialendoskopi, ileri endoskopi becerisi ve sialendoskopi üzerine yoğun eğitim almış uzmanlarca yapılabilen ileri teknolojik bir tanı yöntemidir. Sialendoskopi sırasında müdahale yapabilmek için, örneğin tükürük bezi taşı kırma gibi bir tedavi yapabilmek için, hekimin lazer ya da havalı taş kırma (pnömatik litotripsi) yöntemlerini kullanabiliyor olması, bu cihazların ekipmanları arasında bulunması ve sialendoskopik kullanım için uyarlanmış olması gerekiyor. Sialendoskopi yönteminin ülkemizdeki öncülerinden olan Dr. Atilla Şengör’ün tükürük bezi taşı kırma yöntemi üzerine hazırlanmış olan videosunu aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.

Tükürük Bezi Taşı Nedir?

Tükürük bezi taşları, tükürük kanallarını tıkayabilen kalsiyum içerikli yapılardır. Tıptaki adı sialolithiasis, sialolitiazis veya kalküldür. Tükürük salgısının yoğun olması, tükürük akışındaki bazı sorunlar veya çeşitli hastalıklar nedeniyle oluşan kalsiyum birikintileri zamanla bir taşa dönüşebilir ve bu da büyüyebilir. Tükürük bezi taşları tek ya da birden fazla sayıda olabilir ve bunlar tükürük bezi kanalını tıkayabilir. Tükürük kanalı tıkanmasının en tipik belirtisi yanakta veya çene altında şişme olmasıdır. Bu şişmeler özellikle yemek yerken tekrarlamaktadır.

Tükürük bezi taşları 1 milimetre kadar küçük de olabilir, 7 santimetre çapına da ulaşabilir. Tükürük bezi taşlarının her sene ortalama 1mm kadar büyüdüğünü biliyoruz. Taşlar büyüdüğünde tükürük kanalının duvarına yapışabilir hatta kanal içine de gömülebilir. Dolayısıyla erken evrede sialendoskopi ile çıkartılabilecek bir taşın tedavisi eğer geciktirilirse, ameliyatsız çıkartılma olasılığı düşebilir. Geçmişte tükürük bezi taşı tedavisinde, bunlardan ağız içinde ele gelenler bir kesi yardımıyla çıkartılmaya çalışılırdı (tükürük bezi taşı ameliyatı, sialodokotomi). Bu işlemin olanaklı olmadığı hastalarda tükürük bezi taşının kendiliğinden düşmesi beklenirdi. Fakat iltihaplanmalar sıklaştığında ve hastanın tahammülü kalmadığında, ameliyatla bezin alınması gündeme gelirdi. Günümüzde artık tükürük bezi taşlarının teşhisi ve tedavisinin her aşamasında önce mutlaka sialendoskopi yöntemini kullanıyoruz.

Tükürük Bezi Taşlarının Yapısı Nedir?
 Büyük tükürük bezi taşı

Büyük tükürük bezi taşı

Çoğu tükürük bezi taşının bileşiminde kalsiyum fosfat ve daha az hidroksiapatit yapılı karbonatlar vardır. Bunlar magnezyum, çinko, amonyak, potasyum tuzları ve organik maddelerle birleşerek tükürük bezi taşlarını oluştururlar. Yanak (parotis) tükürük bezinde 50%, çene altı (submandibuler) tükürük bezinde 20% oranında bulunan organik maddelerin kaynağı ise glikoproteinler, mukopolisakkaritler ve hücre artıklarıdır. Organik bileşen ne kadar yüksekse tükürük bezi taşlarının filmlerde görülmesi olasılığı o kadar düşüktür. Buradan çıkartılabilecek bir sonuç olarak: Tomografi ve röntgen gibi X ışını kullanan görüntüleme yöntemleri veya ses dalgaları kullanan Ultrasonografi gibi yöntemlerde, taşların boyutları gerçekte olduğundan daha farklı görülebilir. Örneğin tetkiklerde 5mm olduğu belirtilen bir taş, sialendoskopide 1,5cm olarak karşımıza çıkabiliyor. Hatta görüntüleme yöntemleri ile sialolitiazisi (taşı) olmadığı söylenen vakalarda, sialendoskopi sırasında tükürük bezi taşı ile karşılaşabiliyoruz; bazen tam tersi de olabiliyor. Sialendoskopi taşları ve boyutlarını doğrudan görebilmemizi sağlıyor.

Tükürük Bezi Taşı Belirtileri Nelerdir?

Tükürük bezi taşı olan hastaların tipik belirtisi yemek yerken, ya da yemekten sonra, yanakta veya çene altında şişme olmasıdır. Tükürük salgısı üretildiğinde, tükürük akışını engelleyen bir durum varsa yanak veya çene altı tükürük bezi şişer. Eğer kanal tam tıkalı değilse, tükürük örneğin bir darlıktan ya da taşın kenarından sızabiliyorsa, şişen tükürük bezi bir süre sonra normal boyutlarına iner. Bazı hastalar bu durumu yıllardır yaşadıklarından, ancak tükürük bezleri inmediğinde, şiş kaldığında telaşlanırlar. Tükürük bezi şişmesini ilk defa yaşayan hastalarsa hemen o an telaşa kapılırlar. Hastalar, on binde bir (1/10000) oranında görülen tükürük bezi taşı hastalığını çevrelerindeki kimsede o ana kadar görmemiş oldukları için kime danışacaklarını da bilemezler.

Tükürük bezinde şişme bazen iltihaplı bir atak ile ortaya çıkar. Ancak her iltihaplanma tükürük taşına ya da kanal tıkanıklığına bağlı olmayabilir. Ancak tekrarlayan iltihaplanmaların temelinde tükürük bezi taşını mutlaka düşünmek gerekir. Ağız içi bir müdahale, bir üst solunum yolu infeksiyonu ya da herhangi bir neden olmaksızın tükürük bezinde şişme, ağrı ve kızarıklık meydana gelir. Tıpta akut sialadenit dediğimiz bu iltihaplı tabloda hasta genellikle bir KBB Uzmanı tarafından tedavi edilir. Yapılan tetkikler sonucunda hastaların bazılarında tükürük bezi taşı saptanabilir. Tükürük bezi taşının diğer belirtileri arasında yanakta ya da çene altında gerginlik hissi, tükürük kanalı ağızlarında şişme, yoğun jel gibi ya da iltihaplı salgı, dil altında ya da yanakta taşın hissedilmesi, batma sayılabilir.

Kırılmış tükürük bezi taşları

Kırılmış tükürük bezi taşları

Tükürük Bezi Taşı Neden Olur?

Tükürük bezi taşı oluşumunu açıklayabilecek fikirlerin birincisi, tükürük salgısını üreten bezin hücrelerinde mikro boyutlu bir taşın oluşarak kanala düşmesi, bunun bir çekirdek gibi davranarak çevresinde kalsiyum tabakaları oluşturması ve zamanla büyümesidir. İkinci fikir, yoğunlaşmış bir mukus salgısının (mukus tıkacı) çekirdek gibi davranması ve sialolitiazise yol açması üzerinedir. Bu iki olasılıkta da kanal veya bezin kendisinden kaynaklanan bir çekirdek varlığı söz konusudur. Üçüncü yani sonuncu olasılıkta ise ağızda bulunan organik maddeler, bakteriler, besin maddeleri veya yabancı maddeler tükürük bezi kanalından içeriye girerek taşlaşmaktadır. Elbette bu üç durumda da tükürük salgısı akışının yavaşlamış ve yoğunlaşmış olması tükürük bezi taşı oluşumunu hızlandırabilir. Tükürük bezi taşı tedavisinin bir parçası olarak bu hastalara bol su içmelerini önermemiz bu yüzdendir. Tükürük bezi taşlarının her yıl ortalama 1milimetre kadar büyüdüklerini biliyoruz. Tükürük bezi taşı olan hastalarda sıkça gördüğümüz ortak özellikler arasında az sıvı alınması, sigara içilmesi ve sebzeden fakir beslenme sayılabilir. Sigara tükürük salgısını azaltıp yoğunlaştırmaktadır. Tahıl ve hububatlarda bulunan fitatlar kristalleşmeyi önlerler. Bu gıdalardan fakir beslenen, yani et ağırlıklı beslenenlerde tükürük salgılarında fitatların az bulunduğu bilinmektedir. Bu durum tükürük bezi taşı oluşumunu kolaylaştırır. Tükürük bezi taşları, böbrek taşlarından farklı olarak, serumdaki kalsiyum ve fosfat düzeyleri ile ilişkili değildir. Yani böbrek taşı ya da safra kesesi taşı ile tükürük bezi taşının herhangi bir ilişkisi yoktur. Sialolitiazise yol açtığı bilinen tek sistemik hastalık “Gut hastalığı” dır.

Tükürük Bezi Taşı Tehlikeli mi?

Tükürük bezi taşı kanser gibi korkulacak bir durum değildir. Bunun gelecekte bir kansere dönüşme olasılığı da yok denecek kadar azdır. Tükürük bezi taşı, yanak veya çene altı tükürük bezlerinde mekanik tıkanıklığa bağlı şişme ve iltihaba yol açabilir.Tükürük bezindeki iltihap şiddetli olduğunda tehlikelidir, zira tükürük bezlerinin komşu oldukları boyun bölgesinde çeşitli sinir, damar veya hayati yapılara iltihap yayılabilir. Bunun dışında bezin ameliyatla çıkartılmasının da aynı riskleri vardır. Geçmişte tükürük bezi taşı tedavisinde sadece tükürük bezi taşı ameliyatı önerilirken, günümüzde sialendoskopi yöntemi ile bu hastaları çoğu kez tedavi edebiliyoruz.

Tükürük Bezi Taşı Nasıl Önlenir?

Tükürük bezi taşı olan hastalarda görülen ortak özellikler az sıvı almaları, sigara içmeleri ve sebzeden fakir beslenmeleridir. Böbrek taşlarına özellikle kalsiyum metabolizması ile ilgili hastalıkların yol açtığı bilinir. Ancak tükürük bezi taşları ile ilgili olarak bilinen “gut hastalığı” dışında başka sistemik bir hastalık bulunmamaktadır. Tekrarlayan tükürük bezi iltihaplanmaları ya da inflamatuvar hastalıkları,  tükürük bezinin işleyişini bozabilir ve salgı akışındaki aksamalar tükürük bezi taşı oluşumuna eğilim yaratabilir. Jüvenil rekürran parotit (çocukluk çağının tekrarlayan parotis bezi iltihabı), Sjögren gibi romatizmal hastalıklar ve Radyasyon sialadeniti (Tiroid kanseri nedeniyle radyoiyot tedavisi almış hastalar) aslında farklı hastalıklar olsalar da, bu hastalarda görülen salgılama sorunları nedeniyle eş zamanlı tükürük bezi taşlarına rastlayabiliyoruz. Hastaların bol sıvı almaları ve sigarayı bırakmaları tükürük salgısını olumlu etkiler. Hastaların dengeli beslenmeleri yani özellikle sebzelerde bulunan fitatlar sialolitiazis oluşumunu önleyen maddelerdir. Ancak tükürük bezi taşı oluşmuşsa, teşhis edilmişse veya buna eğilim yaratan durumlar söz konusu ise, mutlaka bir sialendoskopistin görüşünü almak gereklidir. Tükürük bezi taşı oluştuktan sonra, artık önlem almak değil, tedavi ettirmek gereklidir.

Tükürük Bezi Taşı Çıkartılmasında Sialendoskopi Dışında Bir Yöntem Var mıdır?

Ağız içerisinden, kanal ağzına yakın ve elle hissedilebilen taşlarda, kanala ya da taşın üzerindeki ağız mukozasına yapılan bir kesi ile taş çıkartılması geçmişte sıkça uygulanan bir yöntemdi. Bu şekilde körlemesine taş çıkartılsa bile, bunun arkasında, kanalın/bezin diğer bölümlerinde başka bir taş kalıp kalmadığı bilgisi edinilmemiş oluyor. Bu uygulama eğer mutlaka gerekiyorsa, bunu günümüzde yine mutlaka sialendoskopi rehberliğinde yapmayı tercih ediyoruz. Kanalın onarılması (sialodokoplasti) sırasında yine sialendoskopi rehberliği ve kontrolüne ihtiyaç duyuyoruz. Sialendoskop rehberliği olmadığında bu tip kesiler sonrası yapışıklıklar veya kanal darlıkları maalesef azımsanmayacak sayıdadır. Yapışıklıklar nedeniyle tükürük kanalı tamamen kapanmış hastalarda sialendoskopik tedavi şansı da ortadan kalkabilmektedir.

ESWL, yani dışarıdan şok dalga yöntemi ile taş kırma, böbrek taşları olanlarda sıkça kullanılan bir yöntemdir. Bu uygulama tükürük bezi taşlarında da yapılabilir, ancak ülkemizde bu konuda çalışan merkez maalesef çok az sayıdadır. Ayrıca tükürük kanalları çok ince ve ağız içerisine açılan ağzı (0,1mm) çok dar olduğu için, ESWL yöntemiyle parçalanan taşların böbrek taşlarındaki gibi kendiliğinden dökülmesi çok zordur. ESWL sonrasında yine sialendoskopi ile girilerek taş parçalarının tükürük bezi kanalından çıkartılması gerekli olabilmektedir. ESWL şok dalga ile kırma yöntemini, sialendoskopi ile taşı çıkmayan ancak kanalı genişlettiğimiz olgularda, yani sialendoskopiden sonra tercih ediyoruz.

Tükürük bezi taşı tedavisinde kesin çözüm olarak tükürük bezinin ameliyatla alınması olduğunu savunan ekoller de mevcut. Sialendoskopistler için bu tip yaklaşımları böbrek taşı için böbreği almakla eşdeğer görmek olanaklıdır. Günümüzde artık tüm cerrahi branşlarda organ koruyucu yöntemleri tercih ediyoruz. Yani bu konu için, eğer olanaklarımız mevcutsa, bezi almak yerine, taşı çıkartmayı tercih ediyoruz.

Sialendoskopi İle Tükürük Bezi Taşı Kesin Olarak Çıkarılır mı?

Sialendoskopi, yani tükürük bezi endoskopisi çok incelikli bir tekniktir. 1,1 veya 1,6mm çaplı sialendoskoplar içerisinden hem görüş, hem yıkama, hem de uygulama yapıyoruz. Bu şekilde taş kırma ya da taşı tutup çıkarma gibi müdahaleler yapıyoruz. Neredeyse bir kürdan inceliğinde bir araçla çalışarak ortalama 3mm çapındaki kanal içerisinden, büyüklükleri ve sertlikleri değişken olan tükürük taşlarıyla mücadele ediyoruz. Sialolitler kanalda serbest gezinir halde ve kanal çapından küçükse hemen tutup çıkartabiliyoruz. Ancak büyük boyutlu ve sert taşlarda saatlerle çalışmak gerekebiliyor. Ayrıca kanal duvarına yapışık veya gömülü tükürük bezi taşları da var. Bunları ve çok büyük ya da bezin içindeki tükürük bezi taşlarını bazen çıkartabilmek mümkün olmayabiliyor. Tükürük bezi kanalının çapı da önemli, ana kanal eğer endoskopun genişliğinden daha inceyse sialendoskop ile kanala giremek olanaksız oluyor. Neyse ki bu gibi olumsuz durumlar hastaların az bir bölümünde görülüyor. Kısacası sialendoskopi çok teknik ince bir uygulama ve tedavi başarısı pek çok faktöre bağlı. Tükürük bezi taşının endoskopik yolla çıkartılıp çıkartılamayacağını önceden söyleyebilmek maalesef herhangi bir görüntüleme yöntemi ile de mümkün değil. Bunu söyleyebilmenin tek yolu sialendoskop ile tükürük bezi kanallarına girip tükürük bezi taşına veya tıkayıcı hastalık ne ise ona bakıp görmektir. Bununla birlikte tükürük bezi endoskopisinin başarısı ortalama %80 civarındadır. Başarı oranı taş kırma donanımı, gelişmiş güncel sialendoskoplar ve deneyimle doğru orantılıdır.

Taş Çıktıktan Sonra Tükürük Bezi Çalışır mı?

Yapılan bilimsel araştırmaların sonucuna göre, tükürük bezi taşı nedeniyle ameliyat edilmiş hastalarda, tamamı çıkartılan tükürük bezlerinin, en az yarısının normal veya normale yakın olduğu belirlenmiştir. Tükürük bezi kanallarındaki tıkanma açıldığında, tükürük bezlerinin bir tamir sürecine girdikleri ve içlerinde bulunan kök hücrelerin, salgı üreten hücrelere dönüştükleri bildirilmiştir. Dolayısıyla tükürük bezi taşı çıkartıldıktan sonra, azımsanmayacak sayıda hastanın tükürük bezi işleyişinde düzelme olmaktadır.

Bu nedenlerle, tükürük bezi taşı olan hastalarda prensip tükürük bezini koruyarak taşı çıkartmak olmalıdır. Yani tükürük kanallarında tıkanıklığı olan hastalarda günümüzde öncelikli tedavi yöntemi sialendoskopidir. Tükürük bezinin açık ameliyatla alınması ancak son seçenek olarak düşünülmelidir.

Tükürük Bezi Taşı Tekrarlar mı?

Taş sialendoskopik yolla çıkartıldıktan sonra bu durum çok nadirdir. Zira tükürük bezi kanalını sialendoskopi sırasında genişletmiş oluyoruz. İçeride gelecekte taşlaşabilme olasılığı bulunan toz veya salgı yoğunlaşmalarını-birikmelerini de eş zamanlı olarak temizliyoruz. Sialendoskopi ile genişlettiğimiz tükürük bezi kanallarında tükürük akışının rahatlaması sayesinde, sonradan olabilecek birikmeleri de önlemiş oluyoruz. Ancak bu uygulama sonrasında hastanın da tükürük bezi taşına eğilim yaratan durumlara dikkat etmesi gerekli. Sialendoskopi ile tükürük bezi taşı çıkartılan hastaların bol sıvı almalarını, sigara içmemelerini ve dengeli beslenmelerini önermekteyiz.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Tükürük bezi taşı endoskopisi

Yayınlardan seçmeler

Boyunda kitleler

Bademcik taşları


Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. adem  Mayıs 6, 2018

    meraba hocam ben bir diş hekimi olarak sormak istediğim bir şey vardı taş alındığında 2 3mm çapında bi açıklık varsa olece bırakmak mı gerekiyor yoksa süture etmek lazım mı?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 8, 2018

      Adem Bey, kanalplasti ile neo-orifis, yeni kanal ağzı oluşturmak en iyisi. Açıklığı dikmek veya açık bırakmak stenoza (darlığa) neden olabiliyor.

      cevap
  2. Asuman  Nisan 30, 2018

    Hocam 15 yaşında oglum var oglumdada tükürük bezi tasi çıktı kbb polikinligine gittik bize sadece antibiyotik ve agri kesici ilaç verdi ne yapmamız gerekiyor ilacla tedavi yanit veriyor mu

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mayıs 3, 2018

      Asuman Hanım geçmiş olsun. Antibiyotik iltihaplı dönemi atlatmanız için verilmiştir. Nasıl böbrek taşları çıkartılıyorsa, Tükürük bezi taşlarını da sialendoskopi yöntemi ile çıkartıyorum. İltihap geçtiğinde sizi, oğlunuzu değerlendirmem ve bu yöntemle ilgili konuşmak için beklerim.

      cevap
  3. Gürkan  Nisan 6, 2018

    Hocam iyi günler kolay gelsin.benim hastalığım sol tükrük bezimde 2 adet taş bulunmakta bi çok hastaneye gittim ama bi türlü sonuç alamadım son zamnlarda şişme çok oluyor ve ağrı yapıyor.sizinde bu konu hakkında yardımınızı bekliyorun

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Nisan 7, 2018

      Gürkan Bey, tükürük bezi taşları 3-4 milimetreye kadar olan boyutlarında kanal içinden forsepsle tutup çıkartabiliyoruz. Bundan daha büyük taşları da pnömotik (havalı) veya lazerle kırma yöntemleriyle kırdıktan sonra yine forsepsle taş parçalarını tutarak tükürük bezi kanalından çıkartabiliyoruz. Bu yönteme sialendoskopi diyoruz. Ben bu konuda 14 senedir çalışıyorum, inşallah sizin tükürük bezi taşlarınızı da çıkartırız.

      cevap
  4. cafer ünal  Nisan 4, 2018

    slm hocam.31 yaşındaki kızımda tükürük bezinde taş var denilmişti. üzerinden biryıl geçti,tekrar çene altında bir bölgede şişme oldu. Bugün Ümraniye Eğitim Araştırma hastanesinde randevumuz olduğu için oraya gideceğiz. Randevu saatine kadar internette konuyu araştırırken sizin yazınızı okudum.İnşallah sizinle de irti
    bat kurmak ve muayene olmak isteriz.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Nisan 4, 2018

      Tabii ki Cafer Bey, tükürük bezi taşlarını yaklaşık 14 senedir sialendoskopi yöntemi ile çıkartıyorum. Umarım kızınıza da faydalı oluruz.

      cevap
  5. ÖMER ÖZTÜRK  Mart 28, 2018

    MERHABA,BEN HAZİRAN 2017DE PAPİLLER CA TANISIYLA TİROİDİMİ ALDIRDIM.EYLÜL 2017DE İYOT TEDAVİMİ ALDIM.HERHANGİ BİR SORUN YAŞAMADIM.MART 2018DE KONTROL AMAÇLI DÜŞÜK DOZLU 2.TEDAVİMİ ALDIM.ANCAK ALDIKTAN 5 GÜN SONRA SOL KULAK DİBİNDEKİ TÜKÜRÜK BEZİNDE YEMEK YERKEN ŞİŞME SORUNU BAŞLADI.YEMEKTEN 30 DAKİKA SONRA KENDİLİĞİNDEN İNİYOR.KBB YE MUAYENE OLDUM VE ULTRASONLA BAKILDI.SOL PAROTİD GLAND VOLÜMÜ SAĞA GÖRE ARTMIŞTIR,HER 2 GLANDIN GÖRÜNTÜLENEN KONTURLARI DÜZENLİDİR.SOLDA DİFFÜZ İNTRAGLANDÜLER DUKTAL EKTAZİLER İZLENMİŞTİR,KALKÜL İMAJI YADA LEZYON ALANI SAPTANMAMIŞTIR.PAROTİD MESAFEDE PATOLOJİK BOYUT YADA GÖRÜNÜMDE LENF NODU İZLENMEMİŞTİR.BİLATERAL LEVEL II DE SOLDA 20*7MM,SAĞDA 21*5 MM BOYUTLARINDA REAKTİF YAPIDA LENF NODLARI İZLENMİŞTİR YAZIYOR.DOKTORUM DA BANA ROVALGN VE MAJEZİK VERDİ.ALDIĞIM TEDAVİ KANALLARDA ENFEKSİYON YARATMIŞTIR DEDİ.ANCAK İLAÇLARIM BİTMESİNE RAĞMEN HER YEMEKTE OLMAMAKLA BİRLİKTE GÜNDE 1 KEZ ŞİŞİP İNİYOR.BU SORUNU YAKLAŞIK 8 GÜNDÜR YAŞIYORUM.BEN BU DURUMDA HEMEN KAMERAYLA YAPILAN İŞLEMİ YAPTIRMALIMIYIM?YOKSA İLAÇ TEDAVİSİNE BİR SÜRE DEVAM EDİP BEKLEMELİMİYİM?AYRICA BAŞKA BİR GÖRÜNTÜLEME TEKNİĞİ VARMI?SİALOGRAFİ GİBİ VEYA MR,TOMOGRAFİ GİBİ.ŞİMDİDEN ÇOK TEŞEKKÜRLER

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mart 28, 2018

      Ömer Bey, Radyo-iyot tedavisi bazen tükürük bezinde ve kanallarında daralmalara ya da yapışıklıklara yol açabiliyor. Radyoaktif iyot tedavisinin yol açtığı kanal daralmaları sıkça gördüğümüz bir durumdur. Başka bir görüntüleme yaptırmanıza gerek yok, zira bu durumda sialendoskopla kanal sisteminin doğrudan içerisini görebiliriz; darlık saptadığımızda da bunları genişletebiliriz. Verilmiş olan tedaviyi kullanmalısınız, ancak şişmeler devam ederse sialendoskopiyi konuşmak için birgün sizi bekleriz.

      cevap
  6. Fatih Ersoz  Mart 22, 2018

    Hocam merhaba dilimin altinda et parçasına benzer bir şey cıktı 2 gün önce farkettim kırmızı kan toplamış gibi ağrımıyor sadece dilim haf hissediyorum ne yapman gerekiyor

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Mart 25, 2018

      Fatih Bey bir meslektaşın bunu görmesinde fayda var.

      cevap
  7. mehmet  Şubat 26, 2018

    hocam bendede salgı bezi taşı var adres verebilirseniz size muayene olmak isterim adres ve telefon numarası mümkünse salgı bezini komple alıyorlarmış bu tür durumlarda bende yeterince ağız kuruluğu oluyor birde salgıbezini alırlarsa hiç duramam ben

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Şubat 27, 2018

      Mehmet Bey, günümüzde tükürük bezi taşlarının tedavisi sialendoskopi yöntemi ve ilişkili uygulamalar ile yapılıyor. Bu sayede bezin alınma gerekliliği %4 gibi düşük oranlara inmiş durumda. Umardım size de faydalı olabiliriz, http://atillasengor.net/iletisim/ linkinde iletişim ve adres bilgilerimizi bulabilirsiniz.

      cevap
  8. musa eryesil  Şubat 15, 2018

    merhaba hocam yasım 50 dilim damağım çok sidetli kuruyo genellikle uyku saatinde uyutmuyo sürekli su içiyorum azımı ıslatıyorum saatlerce sürüyo doktora gittim mide ilacı verdi röflü hastalığı dedi gece yemek yatmadan 4 saat önce dedi bol bol su dedi ama geçmedi lütfen yardımcı olursanız sevinirim tsk

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Şubat 16, 2018

      Musa Bey geçmiş olsun, lütfen önce doktorunuza kontrole gidip sizin tedavi sonrası bulgularınızı gözlemlemesini sağlayın ve önerilerini dinleyin. Buna rağmen sonuç alamazsanız bir gün randevu alıp geldiğinizde ben de sizi muayene ettikten sonra tedaviniz konusunda yardımcı olabilirim.

      cevap
  9. Sibel  Şubat 12, 2018

    Merhaba hocam benimde tükürük bezimde taş ve kist bulunmakta.her yıl mutlaka şişme olur ve şiderli agrılar yaşıyorum.doktorlara gittiğimde amelyatlık olmadıgını soyluyorlar.ekşi ve asitli yiyecek ve içeceklerden uzak durmamı söylediler ben uzak durdugum halde agrı hep devam ediyor.bazen o bölgeye masaj uyguluyorum biraz oyle rahatlama oluyor.sag kulagımında zarı delik onuda korumaya çalısıyorum ama hep kulaklarımdan sıkıntı yaşıyorm sizin yorumlarınızı okudum size görünmek isterim mutlaka ama öncesinde muayene ücretiniz hakkında bilgi almak isterim?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Şubat 14, 2018

      Sibel Hanım geçmiş olsun. Tükürük bezi taşları senede 1 milimetre büyüyorlar. Bu nedenle beklemek asla doğru değil. Normalde salendoskopi ile 10-15 dakika içinde çıkartabileceğimiz bir taş, beklendiğinde büyür ve sialendoskopik tedavisi zorlaşır. Kulak zarı ameliyatı ben yapmıyorum, ancak bu konuda gerekli olursa sizi yönlendirbilirim. Güncel muayene ücretlerimizi 02123512401 i aradığınızda öğrenebilirsiniz.

      cevap
  10. Ozlem  Ocak 17, 2018

    Hocam selamlar antalyada yasiyorum babam 61 yasinda ve cene altina yakin buyuk bir taş mevcut, 17mm boyutunda acaba nasil yardimci olabilirsiniz. Burdaki uzmanlarimiz kesi yapariz aliriz demisler ancak yuzde asagi dogru kayma olur demisler

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ocak 18, 2018

      Özlem Hanım, bu tip büyük tükürük bezi taşlarını sialendoskopi sırasında kırarak çıkartabiliyoruz. Babanızın narkoz almasına bir engel yoksa, sialendoskopiye uygun olup olmadığını ve olasılıkları görüşüp, planlamak üzere bir gün İstanbula bekleriz.

      cevap
  11. Mert  Ocak 15, 2018

    Merhaba hocam,

    Benim 4-5 yıldır yaşadığım bir problem var. Biraz saçma geldiği için bu zamana kadar pek kimseye danışamadım. Suratım nedense, durduk yere şişiyor. Kimi günler suratım şiş, kimi günler daha inik oluyor. Bir dönem üst üste hastalanmıştım, lenf bezlerimin bir kısmı normale göre daha şiş kaldı. 3 sene önce doktora gösterdiğimde, yanlış hatırlamıyorsam ultrasonla bakıp zararsız olduklarını söylemişti, genelde hasta olacak gibi olduğumda da suratımda kesin şişlik oluyor. Yemek yediğimde de, o anda suratım şişiyor. Her yemek yediğimde bu durum oluyor. Ben de sebebin, tükürük bezi taşı olabileceğini düşündüm; bu yüzden, bu başlıktan yazıyorum. Size görünmeden problemi anlayabilmeniz zor; fakat, şu sıralar İstanbul’da değilim. En azından bir fikrinizi almak isterim, yanıtlarsanız çok sevinirim.

    İyi günler

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ocak 18, 2018

      Mert Bey, yemek yerken yanak veya çene altında şişme oluyorsa, bu durum tükürük bezi kanalınızı tıkayan bir durum olabileceğini düşündürür. Bunlardan küçük tükürük bezi taşları veya darlıklar ultrasonografi ile görülemeyebilirler. Tekrarlayan şişmeler varsa sialendoskopi ile kanalın içine bakarız, hem teşhisi hem de tedaviyi yaparız.

      cevap
  12. Osman  Ocak 5, 2018

    Merhaba hocam
    12 yaşımda yıl 2007 de dilimin altında nar tanesi kadar büyüklükte tükürük bezi çıktı ameliyat oldum bi kaç ay sonra tekrar büyüdü ve büyüklüğü bayağı arttı sonra kbb Profesör Doktor Bedri Özer hocama ameliyat oldum ameliyat etmeden de ilk ameliyatı yapan doktor tekrar iyi olmasını yarı yarıya azaltmış dedi. Pansuman lar bittikten sonra tekrar şişti korktum geçmeyecek diye patladı o günden bu güne tekrar büyüme yapmadı fakat bugün dilimin altında şişme Yok ama bişeyler olduğunu hissediyorum kbb doktora gözüktüm tükürük bezlerin gayet iyi yinede bi kanına bakalım dedi tanı olarak da tekrarlayan oral aft çıktı ona göre ilaç verdi bi gelişme göremedim üç gündür dilimin altında eski ameliyat olduğum yerde hissettiğim şey nedir hocam yanıtlarsanız çok sevinirim.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ocak 10, 2018

      Osman Bey, bir gün randevu alıp geldiğinizde, dilinizin altındaki şeyi görerek ve muayene ederek ne olduğu hakkında bir yorum yapabilirim. Ancak şunu belirtmek yerinde olur, tükürük bezi taşları ağız içinden kesi yapılarak çıkartıldıktan sonra benim görüşüme göre kanalplasti yapılmalı ve stent konulmalıdır. Bu şekilde yapışıklık ve daralmalarla kanalın kapanması önlenmiş olur. Ayrıca sialendoskopi ile kanal sistemi değerlendirilerek geride başka taş kalıp kalmadığı kontrol edilmelidir. Zira vakaların yaklaşık üçte birinde birden fazla taş olabiliyor. Sizdeki olasılıklar bu durumda kanalın ağzının kapanmış olması veya geride bir taşın kanalı tekrar tıkamış olabileceğidir. Bir de rantla dediğimiz bir durum vardır, bunlardan hangisi olduğunu geldiğinizde teşhis edip, tedavisini planlayabiliriz. Yeterki kanal sisteminizde geri dönüşümsüz bir tahribat olmamış olsun.

      cevap

 Yorum Ekle