Sialendoskopi Kitabı

Sialendoskopi Kitabı

Tükürük Bezi Taşı Tedavisi

Tükürük bezi taşı tedavisi yani tıbbi adıyla sialolitiazis tedavisini günümüzde tükürük bezi kanalları içerisinden çok ince endoskoplarla çalışarak yapıyoruz. Dünyada 1990 yılından, ülkemizde ise 2004 yılından beri uyguladığımız ve öncülüğünü yaptığımız sialendoskopi yöntemi, ilerleyen tıbbi ve optik teknoloji ile beraber, gün geçtikçe çıkartılması imkansız sanılan, genellikle ameliyatla bezinin alınması önerilen hastaların taşlarını çıkartabilmemize olanak sağlamıştır. Tükürük bezi taşlarını sialendoskopi ve yardımcı tekniklerle çıkarma başarımız 85% dolaylarındadır.

Tükürük kanallarının çapları 2-3 mm kadardır. Ağız içerisine açıldıkları noktalar ise iğne ucu kadardır (0,1 mm). Bu nedenle çok küçük taşlar dahi tükürük kanalını tıkayabilir; yanak veya çene altında şişmeye yol açabilir. Diğer bir deyişle 2 milimetreden küçük taşlar da, 3-4 santimetre çapına ulaşmış büyük bir taş da hastanın tükürük bezini şişiren neden olabilir. Çene altı veya yanak tükürük bezleri tekrar tekrar şişen hastalarda genellikle ilk başta tükürük kanalını engelleyen bir taş olduğunu düşünürüz. Taşların yaklaşık 40%’ı filmlerle görülemeyebilir. Günümüzde bu tip durumların en doğru teşhis yöntemi de sialendoskopidir. Tükürük bezi taşını doğrudan gözle görmemizi sağlayan sialendoskopinin yerini başka hiç bir tetkik tutamaz.

Tanısal amaçlı tükürük bezi endoskopisi ile tükürük kanalını tıkayan hastalığın ne olduğunu görüyoruz. Eğer bu bir taş vakası ise taşın konumu, boyutları, adedi ve çıkartılıp çıkartılamayacağını belirliyoruz. Diğer bir deyişle, herhangi bir tükürük bezi taşının çıkartılıp çıkartılamayacağı ancak sialendoskopi sırasında görülerek anlaşılabilir. Taşların büyük olması da çıkartılamayacağı anlamına gelmez. Zira tükürük bezi kanalı içinden taşa tümüyle ulaşılabiliyorsa, taşı kırıp parçalar halinde çıkartabiliyoruz. Bu şekilde 2,5-3 santimetre çaplı çok büyük taşları bile çıkartabiliyoruz. Taş kırma yöntemi vakaların yaklaşık 80%’inde gerekli olmaktadır. Taş kırma olmadan yalnız 3-4 milimetre kadar küçük taşlar tutularak çıkartılabilir. Buna rağmen bazen 2,5-3 milimetre çapındaki küçük tükürük bezi taşları bile, taş eğer dar bir kanalda sıkışmışsa, kırma işlemi yapılmadan çıkmayabilir. Küçük taşlar 5-10 dakikada alınabilirken, büyük taşlarda 4-5 saatlik çalışma yapmak gerekli olabilir. Tükürük bezi endoskopisi (sialendoskopi), sialolitiazis (tükürük bezi taşı) başta olmak üzere, tükürük kanallarındaki darlıkların ve diğer kanal hastalıklarının teşhis ve tedavisinin günümüzdeki en gelişmiş yoludur.

Girişimsel sialendoskopi ile boyutları uygun olan, kanal içerisinde serbest dolaşan taşları forseps ve sepet (basket) adı verilen çeşitli araçlarla tutup çıkartabiliyoruz. Bu araçlarla tutulamayacak büyüklükteki taşları da kanal içerisinde kırdıktan sonra parçalar halinde çıkartabiliyoruz. Bu yöntemlerin tek koşulu, kanal içinden taşa ulaşabilmektir. Tükürük bezi taşı kırma konusunda başarı oranı 80% dolaylarındadır. 20% başarısızlık olasılığı ise bazı kırılmayacak sertlikteki taşlara, kanala gömülü tükürük bezi taşlarına, ya da tükürük bezinin uç dallarında olan taşlara (yani bezin içindeki ulaşılamayan taşlar) bağlıdır. Yine de bu gibi durumlarda bile sialendoskopik yaklaşım sırasında tükürük kanalını genişletmek ve kısaltmak gibi uygulamalar yapabildiğimiz için, bu tip taşların zaman içerisinde kendiliğinden düşme olasılığını arttırabiliyoruz.

Sialendoskopi, ileri endoskopi becerisi ve sialendoskopi üzerine yoğun eğitim almış uzmanlarca yapılabilen ileri teknolojik bir tanı yöntemidir. Sialendoskopi sırasında müdahale yapabilmek için, örneğin tükürük bezi taşı kırma gibi bir tedavi yapabilmek için, hekimin lazer ya da havalı taş kırma (pnömatik litotripsi) yöntemlerini kullanabiliyor olması, bu cihazların ekipmanları arasında bulunması ve sialendoskopik kullanım için uyarlanmış olması gerekiyor. Sialendoskopi yönteminin ülkemizdeki öncülerinden olan Dr. Atilla Şengör’ün tükürük bezi taşı kırma yöntemi üzerine hazırlanmış olan videosunu aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.

Tükürük Bezi Taşı Nedir?

Tükürük bezi taşları, tükürük kanallarını tıkayabilen kalsiyum içerikli yapılardır. Tıptaki adı sialolithiasis, sialolitiazis veya kalküldür. Tükürük salgısının yoğun olması, tükürük akışındaki bazı sorunlar veya çeşitli hastalıklar nedeniyle oluşan kalsiyum birikintileri zamanla bir taşa dönüşebilir ve bu da büyüyebilir. Tükürük bezi taşları tek ya da birden fazla sayıda olabilir ve bunlar tükürük bezi kanalını tıkayabilir. Tükürük kanalı tıkanmasının en tipik belirtisi yanakta veya çene altında şişme olmasıdır. Bu şişmeler özellikle yemek yerken tekrarlamaktadır.

Tükürük bezi taşları 1 milimetre kadar küçük de olabilir, 7 santimetre çapına da ulaşabilir. Tükürük bezi taşlarının her sene ortalama 1mm kadar büyüdüğünü biliyoruz. Taşlar büyüdüğünde tükürük kanalının duvarına yapışabilir hatta kanal içine de gömülebilir. Dolayısıyla erken evrede sialendoskopi ile çıkartılabilecek bir taşın tedavisi eğer geciktirilirse, ameliyatsız çıkartılma olasılığı düşebilir. Geçmişte tükürük bezi taşı tedavisinde, bunlardan ağız içinde ele gelenler bir kesi yardımıyla çıkartılmaya çalışılırdı (tükürük bezi taşı ameliyatı, sialodokotomi). Bu işlemin olanaklı olmadığı hastalarda tükürük bezi taşının kendiliğinden düşmesi beklenirdi. Fakat iltihaplanmalar sıklaştığında ve hastanın tahammülü kalmadığında, ameliyatla bezin alınması gündeme gelirdi. Günümüzde artık tükürük bezi taşlarının teşhisi ve tedavisinin her aşamasında önce mutlaka sialendoskopi yöntemini kullanıyoruz.

Tükürük Bezi Taşlarının Yapısı Nedir?
 Büyük tükürük bezi taşı

Büyük tükürük bezi taşı

Çoğu tükürük bezi taşının bileşiminde kalsiyum fosfat ve daha az hidroksiapatit yapılı karbonatlar vardır. Bunlar magnezyum, çinko, amonyak, potasyum tuzları ve organik maddelerle birleşerek tükürük bezi taşlarını oluştururlar. Yanak (parotis) tükürük bezinde 50%, çene altı (submandibuler) tükürük bezinde 20% oranında bulunan organik maddelerin kaynağı ise glikoproteinler, mukopolisakkaritler ve hücre artıklarıdır. Organik bileşen ne kadar yüksekse tükürük bezi taşlarının filmlerde görülmesi olasılığı o kadar düşüktür. Buradan çıkartılabilecek bir sonuç olarak: Tomografi ve röntgen gibi X ışını kullanan görüntüleme yöntemleri veya ses dalgaları kullanan Ultrasonografi gibi yöntemlerde, taşların boyutları gerçekte olduğundan daha farklı görülebilir. Örneğin tetkiklerde 5mm olduğu belirtilen bir taş, sialendoskopide 1,5cm olarak karşımıza çıkabiliyor. Hatta görüntüleme yöntemleri ile sialolitiazisi (taşı) olmadığı söylenen vakalarda, sialendoskopi sırasında tükürük bezi taşı ile karşılaşabiliyoruz; bazen tam tersi de olabiliyor. Sialendoskopi taşları ve boyutlarını doğrudan görebilmemizi sağlıyor.

Tükürük Bezi Taşı Belirtileri Nelerdir?

Tükürük bezi taşı olan hastaların tipik belirtisi yemek yerken, ya da yemekten sonra, yanakta veya çene altında şişme olmasıdır. Tükürük salgısı üretildiğinde, tükürük akışını engelleyen bir durum varsa yanak veya çene altı tükürük bezi şişer. Eğer kanal tam tıkalı değilse, tükürük örneğin bir darlıktan ya da taşın kenarından sızabiliyorsa, şişen tükürük bezi bir süre sonra normal boyutlarına iner. Bazı hastalar bu durumu yıllardır yaşadıklarından, ancak tükürük bezleri inmediğinde, şiş kaldığında telaşlanırlar. Tükürük bezi şişmesini ilk defa yaşayan hastalarsa hemen o an telaşa kapılırlar. Hastalar, on binde bir (1/10000) oranında görülen tükürük bezi taşı hastalığını çevrelerindeki kimsede o ana kadar görmemiş oldukları için kime danışacaklarını da bilemezler.

Tükürük bezinde şişme bazen iltihaplı bir atak ile ortaya çıkar. Ancak her iltihaplanma tükürük taşına ya da kanal tıkanıklığına bağlı olmayabilir. Ancak tekrarlayan iltihaplanmaların temelinde tükürük bezi taşını mutlaka düşünmek gerekir. Ağız içi bir müdahale, bir üst solunum yolu infeksiyonu ya da herhangi bir neden olmaksızın tükürük bezinde şişme, ağrı ve kızarıklık meydana gelir. Tıpta akut sialadenit dediğimiz bu iltihaplı tabloda hasta genellikle bir KBB Uzmanı tarafından tedavi edilir. Yapılan tetkikler sonucunda hastaların bazılarında tükürük bezi taşı saptanabilir. Tükürük bezi taşının diğer belirtileri arasında yanakta ya da çene altında gerginlik hissi, tükürük kanalı ağızlarında şişme, yoğun jel gibi ya da iltihaplı salgı, dil altında ya da yanakta taşın hissedilmesi, batma sayılabilir.

Kırılmış tükürük bezi taşları

Kırılmış tükürük bezi taşları

Tükürük Bezi Taşı Neden Olur?

Tükürük bezi taşı oluşumunu açıklayabilecek fikirlerin birincisi, tükürük salgısını üreten bezin hücrelerinde mikro boyutlu bir taşın oluşarak kanala düşmesi, bunun bir çekirdek gibi davranarak çevresinde kalsiyum tabakaları oluşturması ve zamanla büyümesidir. İkinci fikir, yoğunlaşmış bir mukus salgısının (mukus tıkacı) çekirdek gibi davranması ve sialolitiazise yol açması üzerinedir. Bu iki olasılıkta da kanal veya bezin kendisinden kaynaklanan bir çekirdek varlığı söz konusudur. Üçüncü yani sonuncu olasılıkta ise ağızda bulunan organik maddeler, bakteriler, besin maddeleri veya yabancı maddeler tükürük bezi kanalından içeriye girerek taşlaşmaktadır. Elbette bu üç durumda da tükürük salgısı akışının yavaşlamış ve yoğunlaşmış olması tükürük bezi taşı oluşumunu hızlandırabilir. Tükürük bezi taşı tedavisinin bir parçası olarak bu hastalara bol su içmelerini önermemiz bu yüzdendir. Tükürük bezi taşlarının her yıl ortalama 1milimetre kadar büyüdüklerini biliyoruz. Tükürük bezi taşı olan hastalarda sıkça gördüğümüz ortak özellikler arasında az sıvı alınması, sigara içilmesi ve sebzeden fakir beslenme sayılabilir. Sigara tükürük salgısını azaltıp yoğunlaştırmaktadır. Tahıl ve hububatlarda bulunan fitatlar kristalleşmeyi önlerler. Bu gıdalardan fakir beslenen, yani et ağırlıklı beslenenlerde tükürük salgılarında fitatların az bulunduğu bilinmektedir. Bu durum tükürük bezi taşı oluşumunu kolaylaştırır. Tükürük bezi taşları, böbrek taşlarından farklı olarak, serumdaki kalsiyum ve fosfat düzeyleri ile ilişkili değildir. Yani böbrek taşı ya da safra kesesi taşı ile tükürük bezi taşının herhangi bir ilişkisi yoktur. Sialolitiazise yol açtığı bilinen tek sistemik hastalık “Gut hastalığı” dır.

Tükürük Bezi Taşı Tehlikeli mi?

Tükürük bezi taşı kanser gibi korkulacak bir durum değildir. Bunun gelecekte bir kansere dönüşme olasılığı da yok denecek kadar azdır. Tükürük bezi taşı, yanak veya çene altı tükürük bezlerinde mekanik tıkanıklığa bağlı şişme ve iltihaba yol açabilir.Tükürük bezindeki iltihap şiddetli olduğunda tehlikelidir, zira tükürük bezlerinin komşu oldukları boyun bölgesinde çeşitli sinir, damar veya hayati yapılara iltihap yayılabilir. Bunun dışında bezin ameliyatla çıkartılmasının da aynı riskleri vardır. Geçmişte tükürük bezi taşı tedavisinde sadece tükürük bezi taşı ameliyatı önerilirken, günümüzde sialendoskopi yöntemi ile bu hastaları çoğu kez tedavi edebiliyoruz.

Tükürük Bezi Taşı Nasıl Önlenir?

Tükürük bezi taşı olan hastalarda görülen ortak özellikler az sıvı almaları, sigara içmeleri ve sebzeden fakir beslenmeleridir. Böbrek taşlarına özellikle kalsiyum metabolizması ile ilgili hastalıkların yol açtığı bilinir. Ancak tükürük bezi taşları ile ilgili olarak bilinen “gut hastalığı” dışında başka sistemik bir hastalık bulunmamaktadır. Tekrarlayan tükürük bezi iltihaplanmaları ya da inflamatuvar hastalıkları,  tükürük bezinin işleyişini bozabilir ve salgı akışındaki aksamalar tükürük bezi taşı oluşumuna eğilim yaratabilir. Jüvenil rekürran parotit (çocukluk çağının tekrarlayan parotis bezi iltihabı), Sjögren gibi romatizmal hastalıklar ve Radyasyon sialadeniti (Tiroid kanseri nedeniyle radyoiyot tedavisi almış hastalar) aslında farklı hastalıklar olsalar da, bu hastalarda görülen salgılama sorunları nedeniyle eş zamanlı tükürük bezi taşlarına rastlayabiliyoruz. Hastaların bol sıvı almaları ve sigarayı bırakmaları tükürük salgısını olumlu etkiler. Hastaların dengeli beslenmeleri yani özellikle sebzelerde bulunan fitatlar sialolitiazis oluşumunu önleyen maddelerdir. Ancak tükürük bezi taşı oluşmuşsa, teşhis edilmişse veya buna eğilim yaratan durumlar söz konusu ise, mutlaka bir sialendoskopistin görüşünü almak gereklidir. Tükürük bezi taşı oluştuktan sonra, artık önlem almak değil, tedavi ettirmek gereklidir.

Tükürük Bezi Taşı Çıkartılmasında Sialendoskopi Dışında Bir Yöntem Var mıdır?

Ağız içerisinden, kanal ağzına yakın ve elle hissedilebilen taşlarda, kanala ya da taşın üzerindeki ağız mukozasına yapılan bir kesi ile taş çıkartılması geçmişte sıkça uygulanan bir yöntemdi. Bu şekilde körlemesine taş çıkartılsa bile, bunun arkasında, kanalın/bezin diğer bölümlerinde başka bir taş kalıp kalmadığı bilgisi edinilmemiş oluyor. Bu uygulama eğer mutlaka gerekiyorsa, bunu günümüzde yine mutlaka sialendoskopi rehberliğinde yapmayı tercih ediyoruz. Kanalın onarılması (sialodokoplasti) sırasında yine sialendoskopi rehberliği ve kontrolüne ihtiyaç duyuyoruz. Sialendoskop rehberliği olmadığında bu tip kesiler sonrası yapışıklıklar veya kanal darlıkları maalesef azımsanmayacak sayıdadır. Yapışıklıklar nedeniyle tükürük kanalı tamamen kapanmış hastalarda sialendoskopik tedavi şansı da ortadan kalkabilmektedir.

ESWL, yani dışarıdan şok dalga yöntemi ile taş kırma, böbrek taşları olanlarda sıkça kullanılan bir yöntemdir. Bu uygulama tükürük bezi taşlarında da yapılabilir, ancak ülkemizde bu konuda çalışan merkez maalesef çok az sayıdadır. Ayrıca tükürük kanalları çok ince ve ağız içerisine açılan ağzı (0,1mm) çok dar olduğu için, ESWL yöntemiyle parçalanan taşların böbrek taşlarındaki gibi kendiliğinden dökülmesi çok zordur. ESWL sonrasında yine sialendoskopi ile girilerek taş parçalarının tükürük bezi kanalından çıkartılması gerekli olabilmektedir. ESWL şok dalga ile kırma yöntemini, sialendoskopi ile taşı çıkmayan ancak kanalı genişlettiğimiz olgularda, yani sialendoskopiden sonra tercih ediyoruz.

Tükürük bezi taşı tedavisinde kesin çözüm olarak tükürük bezinin ameliyatla alınması olduğunu savunan ekoller de mevcut. Sialendoskopistler için bu tip yaklaşımları böbrek taşı için böbreği almakla eşdeğer görmek olanaklıdır. Günümüzde artık tüm cerrahi branşlarda organ koruyucu yöntemleri tercih ediyoruz. Yani bu konu için, eğer olanaklarımız mevcutsa, bezi almak yerine, taşı çıkartmayı tercih ediyoruz.

Sialendoskopi İle Tükürük Bezi Taşı Kesin Olarak Çıkarılır mı?

Sialendoskopi, yani tükürük bezi endoskopisi çok incelikli bir tekniktir. 1,1 veya 1,6mm çaplı sialendoskoplar içerisinden hem görüş, hem yıkama, hem de uygulama yapıyoruz. Bu şekilde taş kırma ya da taşı tutup çıkarma gibi müdahaleler yapıyoruz. Neredeyse bir kürdan inceliğinde bir araçla çalışarak ortalama 3mm çapındaki kanal içerisinden, büyüklükleri ve sertlikleri değişken olan tükürük taşlarıyla mücadele ediyoruz. Sialolitler kanalda serbest gezinir halde ve kanal çapından küçükse hemen tutup çıkartabiliyoruz. Ancak büyük boyutlu ve sert taşlarda saatlerle çalışmak gerekebiliyor. Ayrıca kanal duvarına yapışık veya gömülü tükürük bezi taşları da var. Bunları ve çok büyük ya da bezin içindeki tükürük bezi taşlarını bazen çıkartabilmek mümkün olmayabiliyor. Tükürük bezi kanalının çapı da önemli, ana kanal eğer endoskopun genişliğinden daha inceyse sialendoskop ile kanala giremek olanaksız oluyor. Neyse ki bu gibi olumsuz durumlar hastaların az bir bölümünde görülüyor. Kısacası sialendoskopi çok teknik ince bir uygulama ve tedavi başarısı pek çok faktöre bağlı. Tükürük bezi taşının endoskopik yolla çıkartılıp çıkartılamayacağını önceden söyleyebilmek maalesef herhangi bir görüntüleme yöntemi ile de mümkün değil. Bunu söyleyebilmenin tek yolu sialendoskop ile tükürük bezi kanallarına girip tükürük bezi taşına veya tıkayıcı hastalık ne ise ona bakıp görmektir. Bununla birlikte tükürük bezi endoskopisinin başarısı ortalama %80 civarındadır. Başarı oranı taş kırma donanımı, gelişmiş güncel sialendoskoplar ve deneyimle doğru orantılıdır.

Taş Çıktıktan Sonra Tükürük Bezi Çalışır mı?

Yapılan bilimsel araştırmaların sonucuna göre, tükürük bezi taşı nedeniyle ameliyat edilmiş hastalarda, tamamı çıkartılan tükürük bezlerinin, en az yarısının normal veya normale yakın olduğu belirlenmiştir. Tükürük bezi kanallarındaki tıkanma açıldığında, tükürük bezlerinin bir tamir sürecine girdikleri ve içlerinde bulunan kök hücrelerin, salgı üreten hücrelere dönüştükleri bildirilmiştir. Dolayısıyla tükürük bezi taşı çıkartıldıktan sonra, azımsanmayacak sayıda hastanın tükürük bezi işleyişinde düzelme olmaktadır.

Bu nedenlerle, tükürük bezi taşı olan hastalarda prensip tükürük bezini koruyarak taşı çıkartmak olmalıdır. Yani tükürük kanallarında tıkanıklığı olan hastalarda günümüzde öncelikli tedavi yöntemi sialendoskopidir. Tükürük bezinin açık ameliyatla alınması ancak son seçenek olarak düşünülmelidir.

Tükürük Bezi Taşı Tekrarlar mı?

Taş sialendoskopik yolla çıkartıldıktan sonra bu durum çok nadirdir. Zira tükürük bezi kanalını sialendoskopi sırasında genişletmiş oluyoruz. İçeride gelecekte taşlaşabilme olasılığı bulunan toz veya salgı yoğunlaşmalarını-birikmelerini de eş zamanlı olarak temizliyoruz. Sialendoskopi ile genişlettiğimiz tükürük bezi kanallarında tükürük akışının rahatlaması sayesinde, sonradan olabilecek birikmeleri de önlemiş oluyoruz. Ancak bu uygulama sonrasında hastanın da tükürük bezi taşına eğilim yaratan durumlara dikkat etmesi gerekli. Sialendoskopi ile tükürük bezi taşı çıkartılan hastaların bol sıvı almalarını, sigara içmemelerini ve dengeli beslenmelerini önermekteyiz.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Tükürük bezi taşı endoskopisi

Yayınlardan seçmeler

Boyunda kitleler

Bademcik taşları


Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. hüseyin  Şubat 15, 2019

    merhaba Atilla hocam yakın zamanda askere gideceğim ve bu taştan bende çıkardım lakin ameliyat tarihini 4 ay sonraya verdikleri için ameliyat tarihine henüz 2 ay 20 gün varken bi sabah ağzımda taşla uyandım ara ara hala dil altımda kasılmalar oluyor ağzım çabuk kuruyor askerde acemilik yaparken de susuz kalacağım çok ağustos sıcağında bunu askerlik şubesine bildirmelimiyim öyleyse nasıl yapayım bu işi

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Şubat 15, 2019

      Bu konuda doktorunuzdan aldığınız raporu askerlik şubesine götürebilirsiniz. Veya koşullarınız uygunsa bize başvurabilirsiniz, bir iki hafta içinde operasyonu gerçekleştiririz. 02123512401 numaradan İnci Hanımla konuşabilirsiniz.

      cevap
  2. Buse  Şubat 5, 2019

    Hocam merhaba. Oncelikle ismim buse yasim 23. Ben kendimi bildim bileli tukuruk bezi taslarim var. Ve cocuklugumdan beridir doktora giderim butun tetkikleri oldum tasin neden olustuguna dair bir sonuc cikmadi malesef. Butun degerlerim normal cikti. En son ankara ibni sina hastanesine gittim orada tomografi vs cektiler biyopsimi de olfum. Sonuc olarak doktor cok sasirdi cunku ilk defa boyle bir vakayla karsilastigini soyledi. Cunku her iki tarafimda cene altimda bogazima dogru cokca taş rastlandi. Ne yapacagimi bilemiyorum. Doktor tukuruk bezini ilerde alabiliriz suan yasin genc almamiza gerek yok dedi. Yillardir bu rahatsizligimla uğraşıyorum yardim ederseniz çok çok sevinirim. Iyi aksamlar

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Şubat 6, 2019

      Buse Hanım geçmiş olsun, taşlarınız bezin kanalındaysa bunları sialendoskopi ile çıkartabiliyoruz. Bezin parankimindeyse nedene yönelik araştırmalar tekrarlandığında bir teşhise ulaşılabilir. Bir gün geldiğinizde elbette yardımcı olur çözüm yollarını ararız.

      cevap
  3. Murat  Şubat 4, 2019

    Merhaba doktor bey öncelikle verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim ben yaklasik iki yıldır gerçekten çok sıkıntı cekiyorum geçen yıl burun kemik ameliyatı oldum sonrasında çene altimda yemek yerken daha ilk lokmada anı şişmeler başladı yemekten sonra iniyordu doktora gittim iltihap için antibiyotik ve gargara verdi biraz rahatladım sonra dil altimda bir beyazlık farkettim orada kendiliğinden bi delik açıldı bir parça düştü sonra oradan bir hafta boyunca beyaz sıvı aktı ilacım bitince kontrole gittim doktor düşmüş taş dedi fakat bir kaç ay sonra tekrar nüksetti bu defa dil altindan yaklasik 2 ay once ameliyat oldum tükrük bezini aldırmadım sadece taşı temizlemesini istedim ameliyatım yaklaşık 2 saat sürdü fakat bu defa da ameliyatta problem çıkmış taş içerde kırılmış doktor parça bırakmamaya çalıştık dese de kaldi mi bilmiyorum iki aydır rahattım ama tekrar yemek esnasında şişmeler başladı bu defa sayenizde sialendoskopi yöntemini tanıdım denizlide ikamet ediyorum burada bu yontemi yapan hastane bulamadım oraya gelmek istiyorum refekatciye ihtiyaç oluyor mu yalniz gelsem olur mu bu işlem benim için uygun olurmu ve yaklaşık maliyeti nekadardır

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Şubat 5, 2019

      Murat Bey geçmiş olsun, Sialendoskopi günübirlik bir uygulama, ancak taşlı vakalarda narkoz tercih ettiğim için yanınızda bir refakatçi olsa iyi olur. Refakatçi bulamazsanız da bu uygulamayı yaptığım hastanelerde hemşire hizmeti iyidir, size iyi bakarlar. Ücret konularını ve diğer sorularınızı 02123512401 numarayı aradığınızda İnci Hanım’dan öğrenebilirsiniz.

      cevap
  4. Meltem inci  Ocak 24, 2019

    Tukuruk bezımde yıllardır tas var
    Şişer ve iner hep
    Bu yakınlarda cok rahatsız edıyor
    Sialendeskopi işlemi yaptıracagım
    Ne kadar suruyor
    Nasıl iyilesiyoruz
    Riski varsa nedir
    Yılda kac işlem yaptınız
    Ücreti nedir
    Saygılar

    cevap
    • erkan arca  Mart 9, 2019

      Merhaba hocam. 1977 yılından bu yana tükürük bezimde büyüyen bir taşla yaşamaya devam ediyorum. Artık çok rahaysız etmeye başladı.Sizin internet sitenizde sialendoskobik yöntemle taşları çıkartabildiğinizi öğrendikten sonra yaklaşık bir yıl önce tomografi çektirerek ,”Solda ramus mandibula medial komşuluğunda wharton kanalı vokalizasyonuna uyan kesimde 13×6 mm boyutlu nodüler kalsifikasyon” tespiti yapıldı.Bu taşın kırılarakta olsa çıkartabilme imkanı varsa nisan ayında size muayene ve olursa tedavi olmak istiyorum.yanıtınızı bekleyeceğim.Saygılarımla. Erkan Arca

      cevap
      • Dr. Atilla Şengör  Mart 10, 2019

        Erkan Bey, sialendoskopla kanal içerisinde taş ulaşabiliyorsak 25-30mm çaplı taşları kırarak çıkartabiliyoruz. Tükürük bezi taşlarının 80%i kanalda Sialendoskopi ile ulaşılabilecek bölgelerdedir. 16 senedir bu konuda çalışıyorum ve başarı 90% dolaylarında. Ancak sizin taşınızın akıbetinin ne olacağını da ancak sialendoskopi sırasında anlayabileceğiz; bunun başka yolu yoktur. Olumlu olasılıklar bu kadar yüksek olduğu için, taşlarının boyutu ve sayısı ne olursa olsun, tükürük bezi taşı olanlara önce sialendoskopik yaklaşımla tedavi yolunu öneriyoruz.

        cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ocak 25, 2019

      Meltem Hanım, sialendoskopik tükürük bezi taşı çıkartılmasının süresi taşın büyüklüğüne göre değişebiliyor. Küçük bir 2-3 milimetre taşı saniyeler içerisinde çıkartabilirken, 2,5-3 santimetrelik bir taş 4-5 saat sürebiliyor. Taşı çıkartabilirsek, o qn iyileşiyorsunuz, fakat İstanbul dışından geliyorsanız en 3 ila 7 gün kalmanızı öneriyoruz. Şişme ve ağız içinden çalıştığımız için uygulama sonrası enfeksiyon riski var fakat bunlar için önlemler alacağız. Ben yılda 60’ın üzerinde sialendoskopi yapıyorum. Sialendoskopi için hastane paket ücretlerimiz için 02123512401 numarayı aramalısınız. Saygılarımla

      cevap
  5. Merve  Ocak 21, 2019

    6 yaşında kızım var iki senedir tükürük bezinde taş olduğunu öğrendim 3 doktora götürdüm kabakulak bile diyen oldu ama sürekli şişiyor ve çok ağlıyor yanıyor kulağım diyor bı doktorda yüz felci riski var ameliyat olmaz ömür boyu böyle cekicek dedi mercimek tanesi kadarmış napicagimi şaşırdım lütfen cevap yazın

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Ocak 23, 2019

      Merve Hanım, tükürük bezi taşlarını yaklaşık 15 senedir ameliyatsız çıkartıyoruz. Sialendoskopi yöntemini çocuklarda da uygulayabiliyoruz. Yalnız çocuklarda diğer tükürük bezi şişme nedenleri olan Jüvenil Rekürran Parotitis ve Sjögren Sendromu’nu da kızınızda göz önüne almamız gerekir, geldiğinizde konuşuruz bunları.

      cevap
  6. Veli  Aralık 28, 2018

    22 yaşında dil altında dil bağının hemen solunda tükürük bezinde şişme oldu ve ameliyat oldum Küçük bir kesikle temizleyip kapattılar 1 ay geçti kızarıklık ve şişme tekrar meydana geldi ve psikolojik olarak beni rahatsız ediyor. Önerilerinizi bekliyorum

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Aralık 30, 2018

      Veli Bey, bu uygulama ancak sialendoskopi ile beraber yapıldığında taşların tümünü çıkartabiliyor ve geride başka taş kalmadığından emin olabiliyoruz. Bununla beraber kesinin kanal sistemine zarar vermemesi ve kanal akışının marsupyalizasyon ile tekrar sağlanması gerekiyor. Yoksa taşın/taşların bazen alınamaması, hatta kanal ağzının daralması, kapanması ve Ranula gibi kistik oluşumların gelişmesi ile karşılaşabiliyoruz. Muayenelerinizi yapıp tetkiklerinizi gördükten sonra sizin durumunuzu anlayacak ve birşey yapılıp yapılamayacağını anlayabileceğim.

      cevap
  7. özge  Aralık 24, 2018

    Merhaba hocam , benim sol çene altımda bilye kadar dışarıdan görülmeyen bir şişlik mevcut 3 Kbb dr gittim 2 kere ultrasona,1 emara,1tomografiye girdim fakat doktorların ilki orada birşey var ama bunun ne olduğunu ameliyat ile anlarız anca dedi ikinci hekim taş olma olasılığı yüksek sen üniversiteye git dedi,üçüncüsü yani üniversite doktoru ilk doktorda yaptırdığım ultrason ve emar sonucuna bakarak ve kendilerinin yaptığı tomografiye bakarak bizim tetkiklerimizde bir şey görünmüyor ama diğer 2 hastanede taş ve kitle yazıyor buna bir tanı koymam için ameliyat yapmam lazım dedi bende ameliyat olmak istemiyorum en azından bir parça alınması veya çok ileri tetkik yolları var onların yapılması taraftarıtım sizce ne yapmam gerekir hocam ? ENDOKRİNOLOJİ diye bir bölüm buldum hocam bu bölüm bana bakarmı? cevabınız ve ilginiz için şimdiden teşekkür ederim.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Aralık 25, 2018

      Özge Hanım, çene altı tükürük bezinizin taşı veya kitlesi olabilir. Filmlerinizi kemdim incelediğimde ve muayenenizi yaptığımda teşhisiniz konusunda bir yol alabiliriz

      cevap
  8. Emrah  Aralık 23, 2018

    Hocam saygılar 2 hafta önce sol çene altında ve sağ çene altında hafif gözle görünür ağrısız dokunduğunuzda bademi andırır ama yumuşak bir doku olduğunu farkettim. Kbb uzmanına baş vurdum.El ile tedavi neticesinde taş oluşabileceğini söyledi Antibiyotik ve Alveles ağrı kesici verdi kullandım bitti. Ama şişlik gözle görünmüyor ama el ile konrolde belli oluyor. Ağrı yok ama yinede tedirgin oldum konuyla ilgili biginize baş vurmak istedim. Şimdiden teşekkürler hocam.

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Aralık 23, 2018

      Emrah Bey, tükürük bezi kanallarının taş gibi nedenlerle tıkanıklığında genellikle yemek yerken tekrarlayan şişmeler olur. Boyun bölgesinde tükürük bezi dışında ele gelebilecek lenf bezi ve benzeri yapılar da vardır. Bunların ayrımını doktorunuz yapacaktır; sonuçta taş veya diğer tükürük bezi kanal sorunları saptanırsa, sialendoskopik tedavisi için sizi elbette bekleriz.

      cevap
  9. İsmail  Aralık 17, 2018

    Merhaba Hocam
    kahvaltı yaparken birden sol çene altı şişmeye başladı. doktora gittim ve ultrason ile taş olma ihtimali var dediler. antibiyotik ve ağrı kesici verdiler. 1 haftadır kullandım ve şiş azaldı, ama yemek yersem direk aynı ağrı ve şişme meydana geliyor. bugün tekrar gittim ve tomografiye haftaya gün verdiler. cerahi operasyon diyorlar. Ağrı olmaması ve şişmenin azalması için yapılacak birşey var mıdır? Ankara ya da Kırıkkale de bu tür müdahaleleri / uygulamayı yapıyor musunuz?

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Aralık 18, 2018

      İsmail Bey, günümüzde tükürük bezi kanallarının taş veya benzeri nedenlere bağlı tıkanıklıklarını sialendoskopi yöntemiyle tedavi edebiliyoruz. Kanal içerisini ve tıkayıcı nedeni doğrudan görerek, ince araçlarla müdahale ediyoruz. Bu uygulamayı ben 15 senedir yapıyorum. İstanbul/Etiler’deyim, taş kırma altyapısını oluşturduğum hastanelerde kendi araçlarımla çalışıyorum. Bunun için sizin de diğer hastalarım gibi buraya gelmeniz halinde, size yardımcı olabileceğim. Saygılarımla

      cevap
  10. NURDAN  Aralık 16, 2018

    7 yaşinda kızımın sağ yanağında bir şişlik oluştu doktor gidip ultrason çekildi 6mm olduğu lenf şişmesi dendi antibiyotik tedavisinden sonra küçülme oldu ama tekrar şişme oldu çene cerrahisine yönlendirildi KBB uzmanına Gitmemiz daha iyi mi olur yorumunuz nedir şimdiden Teşekkür ederim doktor bey şişlik elle dokunulduğunda kayıyor

    cevap
    • Dr. Atilla Şengör  Aralık 18, 2018

      Nurdan Hanım, baş-boyun bölgesindeki lenf bezi şişmeleri genellikle KBB Uzmanlığının konusudur. Ancak lenf bezini şişiren cene kemiği/diş kaynaklı bir infeksiyon saptanmışsa bununla Diş Hekimleri ve Çene Cerrahisi ilgilenir.

      cevap

 Yorum Ekle